Memlükler'den Osmanlı’ya katmanlı bir Gazze mirası: Kâtibü’l-Vilâye Camii

İbrahim Halid Aldemir
12:30, 12/06/2026, CumaG: Güncelleme: 14:21, 12/06/2026, Cuma
CategoryMecra
Mecra
Memlükler'den Osmanlı’ya katmanlı bir Gazze mirası: Kâtibü’l-Vilâye Camii
377 metrekarelik bir alana kurulu anıt caminin inşa tarihi 1431–1432 yıllarına tarihleniyor.

Gazze'nin kalbi Zeytun Mahallesi'nde yükselen, Memlük ve Osmanlı mirasını tek çatıda buluşturan yaklaşık 6 asırlık Kâtibü'l-Vilâye Camii, bitişiğindeki Porphyrius Kilisesi ile paylaştığı ortak duvarla hoşgörünün simgesiydi. Bu sembol İslâm mabedi, Gazze'deki canlı-cansız her şeye saldıran işgalci İsrail'in saldırılarıyla artık enkaza çevrildi...

Ramallah’a…

Bugün, tüm meşakkatine rağmen yeniden Gazze diyebilmenin buruk neşesiyle yazıyorum.

Gazze'de çatlayan her duvar, yıkılan her cami aslında kalplerimizde onarılmayı bekleyen bir boşluğu temsil ediyor. Bu yazıları kaleme alırken amacım, yalnızca mimarî bir yapıyı her yönüyle ele almak değil. Kâtibü'l-Vilâye’nin asırlara meydan okumuş ahvalinde ve tarihinde bugün çaresizlik derdinden muzdarip ümmetimizin eski vakur duruşunu arıyorum. Okuduğunuz satırlarda Kâtibü'l-Vilâye Camii'nin hikâyesini anlatmaya çalışacağım. Hak Teâlâ hayra vesile kılsın.

Kâtibü’l-Vilâye Camii, Gazze şehir merkezinde "Eski Gazze" olarak adlandırılan bölgede, Zeytun Mahallesi'nde ve Ömer Muhtar Caddesi'nde yer alıyor. Büyük Ömer Camii’ne yaklaşık 200 metre mesafede.


Hz. Ömer’in Gazze’deki hatırası: Büyük Ömer Camii
Mecra
Hz. Ömer’in Gazze’deki hatırası: Büyük Ömer Camii
Kâtibü'l-Vilâye Camii, Gazze'nin en önemli tarihî yapılarından biri olarak kabul ediliyordu.
Kâtibü'l-Vilâye Camii, Gazze'nin en önemli tarihî yapılarından biri olarak kabul ediliyordu.

Memlük mirası

Cami, Memlük Sultanı Nâsır Muhammed bin Kalâvûn'un aralıklı uzun saltanatının (1293-94, 1299-1309, 1310–1341) üçüncü döneminde inşa edildi.
Bazı araştırmacılar yapının inşa tarihinin 1344'e uzandığını öne sürse de minare kaidesindeki kitabe, 1431–1432'yi gösteriyor.
Minarenin -ve büyük ihtimalle caminin ilk halinin- inşasını dönemin
Gazze Valisi Emir Seyfüddîn İnâl
üstlendi; bu zat, aradan yirmi yıl geçmeden Memlük tahtına oturdu (1453–1461).
Caminin girişi.
Caminin girişi.

Emir Seyfüddîn İnâl

İnâl,
Çerkez
asıllıdır; tüccar Alâeddin tarafından satın alındığı için el-Alâî nisbesiyle anıldı. 1453'te sultan olduğunda tam unvanı şöyle sıralandı:
el-Melikü'l-Eşref Seyfüddîn Ebü'n-Nasr el-Alâî ez-Zâhirî en-Nâsırî
. Zâhir Berkuk'un memlûkü olduğundan ez-Zâhirî nisbesi buradandır. En-Nâsır Ferec'in hâssâkiyyesine (Memlûk sultanlarının yakın muhafız birliği) alınarak kendisine câmdârlık (Sultanın kıyafetlerinden sorumlu saray görevlisi) görevi verilince en-Nâsırî nisbesini de kazandı. Ayrıca seyrek sakalı sebebiyle el-Acrûd lakabıyla da anıldı.
İnâl, askerî komutanlık ve üstlendiği tüm görevlerde başarısını kanıtladı. 830'da Emîr-i Kırka, 831'de ise kitabedeki nâibü's-saltana unvanıyla Gazze valiliğine atandı.
Kâtibü'l-Vilâye Camii'nin vakıf kitabesi: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu mübarek minarenin inşasını (onarımını) efendimiz, yüce makam sahibi Seyfüddîn İnâl el-Alâî -Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmak amacıyla- korunan Gazze'de şerefli sultanlığın naibi emretmiştir; 835 yılının kutsal Zilhicce ayının birinde (30 Temmuz 1432)."
Kâtibü'l-Vilâye Camii'nin vakıf kitabesi: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu mübarek minarenin inşasını (onarımını) efendimiz, yüce makam sahibi Seyfüddîn İnâl el-Alâî -Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmak amacıyla- korunan Gazze'de şerefli sultanlığın naibi emretmiştir; 835 yılının kutsal Zilhicce ayının birinde (30 Temmuz 1432)."
1437'de Safed valisi olarak atanan İnâl, 1439'da ise Sultan Çakmak'a hizmet etmek üzere Kahire'ye çağrıldı. 1442’de yüksek bir makam olan
Büyük Dâvâdârlık
(Başlangıçta sultanın yazışma malzemelerinden sorumlu saray görevlisinin unvanıyken Memlûk döneminde en yüksek idarî ve siyasî makamlardan birine dönüştü) görevine getirildi. El-Müeyyed Şeyh döneminde Dâvâdâriyye'ye katıldığından armasına dâvâdâr amblemi işlendi.
Çakmak'ın 1453'teki ölümünün ardından sultanlığa yükselen İnâl, tahta 73 yaşında oturdu ve 8 yıl hüküm sürdü; 26 Şubat 1461'de 80-81 yaşlarında dünyadan göçtü.
Mezarı bugün kendi adına inşa edilmiş büyük bir külliye içerisinde, Kahire’dedir.
Minare kitabesinin ortasındaki arma, İnâl'in hayatının üç ayrı mertebesini tek bir yüzde toplar: Dâvâdar olduğunu söyleyen mürekkep hokkası, sakîlik makamını simgeleyen oyma kâse ve ilk askerî görevine atıfla yerleştirildiği düşünülen zambak çiçeği.

Minare kitabesindeki armanın çizimi.
Minare kitabesindeki armanın çizimi.

Gazze'nin en değerli Memlük mimarisi örneklerinden

Esasen dikdörtgen planlı olan Kâtibü’l-Vilâye Camii'nin minaresi doğu duvarının üzerinde yükseliyor. Minare, dikdörtgen bir tabanda sekizgen bir gövde ve üstte konsollarla desteklenen bir müezzin mahfilinden ibaret. Kâtibü'l-Vilâye Camii, bu haliyle Gazze'nin en değerli Memlük mimarisi örnekleri arasında yer alıyor.

Caminin kıble duvarının ortasında yarım daire biçiminde bir mihrap ve hemen yanında mermer bir minber var ve ayrıca minber dahil bazı taş, mermer ve süsleme öğeleri başka Memlük yapılarından getirildi. Cami ayrıca cevşak taşlarıyla desteklenen, üstü örtülü balkonuyla da ünlüdür.

O günün Gazze’sinde taşları nakış gibi işleyen büyüklerimiz, buraları inşa ederken kılıç kadar estetiğin de gerekli olduğunun elbette farkındaydı. Bugün o zarif minberlerin, incecik minarelerin altını üstüne getiren barbarlık; aslında sadece Gazze'nin değil, tüm insanlığın estetik ve ahlakî çöküşünün bir temsili. İnsanlık tüm zarafetini yitirmiş görünüyor.

Ayrıca yapının geçmişine dair cami olmadan evvel
"Deyrü Selm el-Fedâil"
adlı bir manastır olduğuna dair bir rivayet de anlatılır. Bu anlatının halk söylencesinden öteye geçmediğini belirtelim.
Caminin inşa kitabesi: “Bismillahirrahmanirrahim. Kur'ân 9:18 (ilk bölüm, illâ Allâh'a kadar). Bu mübarek camiyi, Allah'ın rahmetine muhtaç kul Ahmed Bek Kâtib el-Vilâye (hükümet kâtibi), 965 Zilkade'sinin başında (15 Ağustos 1558'de başlamıştır) inşa ettirmeyi emretmiştir. [Ya da: 995 Zilkade'sinin başı / Ekim 1587'nin başı.]”
Caminin inşa kitabesi: “Bismillahirrahmanirrahim. Kur'ân 9:18 (ilk bölüm, illâ Allâh'a kadar). Bu mübarek camiyi, Allah'ın rahmetine muhtaç kul Ahmed Bek Kâtib el-Vilâye (hükümet kâtibi), 965 Zilkade'sinin başında (15 Ağustos 1558'de başlamıştır) inşa ettirmeyi emretmiştir. [Ya da: 995 Zilkade'sinin başı / Ekim 1587'nin başı.]”

Osmanlı dönemi

Osmanlı ordularının 1517'deki fethiyle birlikte Gazze, Şam Vilayeti'ne bağlı bir sancak merkezi haline geldi. Bu yeni yapı, Kâtibü’l-Vilâye Camii’nde de birtakım değişikliklere yol açtı,
Şam Vilayeti Kâtibi Ahmed Bey, 1584–1587 yılları arasında camiyi batıya doğru genişletti.
Bu tarihte Osmanlı tahtında ise III. Murad oturuyordu.
Caminin bugün taşıdığı isim Ahmed Bey'den geliyor: "Kâtibü'l-Vilâye" onun resmî unvanıdır. Yani yapıya adını veren, camiyi ilk inşa eden değil; asırlar sonra onu genişleten vilayet kâtibidir.
Bu ayrıntı küçük görünüyor ama mühimdir. Cami böylece iki ayrı İslâm hanedanının -Memlükler ve Osmanlılar- mühürlediği katmanlı bir yapıya dönüştü; her biri kendi izini bıraktı, her biri geçmişin üzerine yeni bir kat ekledi.

Memlük'ün bıraktığı mirası yıkmak bir kenara, tüm inceliğiyle ela alan ve kendi mührünü esirgemeden estetiğini zirveye çekmeye çalışan bir Osmanlı… Farklı hanedanlar, farklı asırlar ama aynı ruh. Bugün yapay sınırlarla birbirine yabancılaştırılmış, kendi kardeşine karşı öteki konumuna düşmüş ve ne yazık ki Gazze'nin çığlığına sağır kalmış gönül coğrafyamızı düşündükçe, o birlikteliğin dilinden ne kadar uzaklaştığımızı çok daha iyi anlıyorum.

Caminin halk arasında
"kâtib el-evliyâ" (Evliyâ Kâtibi)
olarak da adlandırıldığı rivayeti mevcut. Bu adlandırmanın ismin tekraren sürekli söylenmesinden dolayı değiştiği söylenebilir. Fakat esas isim her hâlükârda muhafaza edilmiş görünüyor.

1857-1861 yıllarına ait bir hukuk belgesinde ilgi çekici bir kayıt var: Bir kişi, bu camiye yılda bin su tulumu (kırba) sağlamakla yükümlü tutuldu. Bu suyun, bugün hâlâ caminin avlusunda duran depoda biriktirildiği tahmin ediliyor.

Zeytun Mahallesi'nin kuzey girişinde yer alan birbirine bir duvarla bağlı olduğu için "hoşgörü içinde birlikte yaşamı temsil eden" Aziz Porphyrius Kilisesi ile Kâtibü'l-Vilâye Camii.
Zeytun Mahallesi'nin kuzey girişinde yer alan birbirine bir duvarla bağlı olduğu için "hoşgörü içinde birlikte yaşamı temsil eden" Aziz Porphyrius Kilisesi ile Kâtibü'l-Vilâye Camii.

Cami sırtında bir kilise: Porphyrius

Kâtibü'l-Vilâye Camii'ni diğer Gazze camilerinden ayrı kılan, bitişiğindeki Porphyrius Kilisesi ile paylaştığı ortak duvardır.

Dünyanın en eski kiliselerinden biri olan ve kökü 5. yüzyıla dayanan bu Rum Ortodoks kilisesi, 5. yüzyılda Gazze’de yaşayan Piskopos Aziz Porphyrius'un adını taşıyor ve onun mezarını da bünyesinde barındırıyor. Aziz Porphyrius (347–420), Selanik doğumlu bir keşiş olup 395 yılında Kudüs Patriği tarafından Gazze piskoposluğuna atandı.

O yıllarda Gazze hâlâ büyük ölçüde pagandı; Hristiyan nüfus son derece azdı. Bölgede gerçek bir dönüşüm şarttı. Porphyrius İmparatoriçe Eudoxia'yı ikna etti ve pagan tapınaklarını yıkacak fermanı çıkarttı; 402'de baş pagan tapınağı Marneion yıkıldı, yerine 407'de Eudoxiana Kilisesi inşa edildi. Porphyrius 420'de Gazze'de vefat etti; mezarı bugün kilisesinin kuzeydoğu köşesinde.

Kâtibü'l-Vilâye Camii, bitişiğindeki Porphyrius Kilisesi ile ortak duvar paylaşmaktadır.
Kâtibü'l-Vilâye Camii, bitişiğindeki Porphyrius Kilisesi ile ortak duvar paylaşmaktadır.

Onun adını taşıyan kilise MS 425 civarında, yine Eudoxiana’ya oldukça yakın bir mevkide inşa edildi. Günümüze ulaşan bina ise büyük ölçüde Haçlıların 1150'lerde yürüttüğü inşaatın ürünüdür; kilise ayrıca 1856'da kapsamlı bir restorasyondan geçti.

  • Rum Ortodoks Kudüs Patrikhanesi'ne bağlı olan kilise, dünyanın kesintisiz hizmet veren en eski kiliselerinden biri olarak kabul görüyor.
Yapı mimarî açıdan sade fakat oldukça özgün: Dikdörtgen planlı, tek nefli, çapraz tonozlu bir iç mekâna ve doğu ucunda yarım kubbeyle örtülü bir apse sahip. Batı cephesindeki ana girişte bulunan, Haçlı dönemine ait olan mermer sütun kaideler ise hâlâ ayakta.
7 Ekim 2023 öncesinde kilise, Gazze'nin 2,3 milyon kişilik nüfusu içindeki yalnızca 1.000 kişilik Hristiyan nüfusa hizmet verdi.
1432'de Memlükler bu kilisenin tam yanı başına Kâtibü'l-Vilâye Camii'ni inşa etti. Minarenin çan kulesine değdiği, iki yapının ortak bir duvarı paylaştığı bu tablo elbette tesadüf değildi. O dönemin Gazze'sinde Müslüman ve Hristiyan cemaat yan yana yaşadı; bu yapı, o birlikteliğin taşa işlenmiş hali oldu. Hatta halk arasında, Hz. Ömer'in fetih sırasında kumandanı Amr b. Âs'a "Fethettikleri her kilisesinin yanına bir cami inşa etmesini" emrettiği anlatılırdı.

Ümmetimiz fethettiği topraklarda ibadethaneleri yıkıp yağmalamadı, aksine yanı başına kendi camisini inşa ederek omuza omuza yaşamanın da mümkün olduğunu gösterdi. Fakat on yıllardır Filistin’de, Gazze’de şahit olduklarımız; karşımızdaki düşmanın cami, kilise, hastane yahut okul ayırt etmediğini gözler önüne seriyor. Kutsal diye belledikleri tek şey kendi kanlı hayalleri. Bizim asırlarca korumaya çalıştığımız ortak duvarları, güya medeni dünyanın gözleri önünde yerle bir ettiler.

7 Ekim sonrası: Ortak yıkım

19 Ekim 2023'te İsrail, kilise ve caminin olduğu alana bir hava saldırısı düzenledi.
Saldırıda kilisenin avlusundaki ek bina, içinde sığınacak yer arayan 18 Filistinli siville birlikte yerle bir oldu. Onlarca kişi de yaralandı. Kilise bünyesinde hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar barınıyordu.
Yunan Ortodoks Patrikhanesi saldırının "savaş suçu teşkil ettiğini" ilân etti. Komşu Katib el-Vilayet Camii de aynı saldırıdan hasar almıştı.

Caminin doğrudan hedef alınıp alınmadığı konusunda kaynaklar ayrışıyor. “Centre for Cultural Heritage Preservation”un Ocak 2025 raporuna göre cami herhangi bir hasar almamış görünüyor.

İsrail’in 20 Ekim 2023’teki saldırısının ardından cami, enkaz alanına döndü.
İsrail’in 20 Ekim 2023’teki saldırısının ardından cami, enkaz alanına döndü.
“Genocide in Gaza Platformu” Ekim 2023 sonrasında hazırladığı raporunda; İsrail uçaklarının 20 Ekim 2023'te Katib el-Vilayet Camii'ni doğrudan hedef aldığını, herhangi bir önceden uyarı yapılmadan gerçekleştirilen bu saldırıda yapının tamamen tahrip edildiğini belgeledi. Bu yıkımın fotoğraflandığını da belirtmek gerekiyor.
Ocak 2025'te yayımlanan ve Filistin Kültürel Mirası'nı Koruma Merkezi'nin savaşın etkilerini belgelediği kapsamlı raporda
caminin mevcut durumu "büyük olasılıkla kapalı"
olarak nitelendirdi. Asırlık ortak duvarın bugün ne hâlde olduğunu ise tam olarak bilemiyoruz.
İsrail, Büyük Ömer Camii saldırısında ileri sürdüğü iddiayı burada da tekrarladı: Hamas bu yapıları komuta merkezi olarak kullandı. Kilise ve caminin o günlerde yalnızca sığınak işlevi gördüğü ise belgelenmiş bir gerçektir.

Bugün, asırlık Kâtibü'l-Vilâye Camii'miz enkaz halinde. O meşhur ortak duvardan geriye sadece moloz yığınları kaldı. Ancak unutmayalım, Gazze'nin yiğit evlatları bu molozları sapanlarına mermi, yüreklerine kuvvet kıldılar. Bir enkaz varsa o da bizim sessizliğimizde, konforlu hayatlarımızda. Kâtibü'l-Vilâye’nin yıkık minaresi, göğe doğru yükselerek tevhidin şahitliğini yapmaya devam ediyor. Biz de bu şahitliğe sesimizle, boykotumuzla ve duamızla ortak olmak zorundayız. Yıkılanlar yeniden inşa edilir. Allah elbette büyüktür, biz ümidimizi diri tutalım yeter ki. Vesselam.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026