Her daim rejimin yanında: Saîd Ramazan el-Bûtî
13:00, 21/03/2024, Perşembe

Saîd Ramazan el-Bûtî, Esed ailesini yakınlığıyla ön plana çıkan bir din adamıydı.
Uzun yıllar İslâm hukuk tarihi, İslâm mezhepleri tarihleri, siyer, İslâmî akaid ve karşılaştırmalı fıkıh alanlarında eğitim veren Suriyeli akademisyen Saîd Ramazan el-Bûtî, eğitim faaliyetlerinin yanında pek çok eser kaleme almış olsa da “Tedbirli ve diplomatik” olarak görülen üslubu sebebiyle hemen her dönemde tartışılan bir isim oldu. 1979 yılından itibaren Hafız Esed ile kurduğu ilişki Müslümanlar üzerinde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Ülkede yaşanan hemen her kritik olaydan sonra Suriye Devlet Televizyonu’na çıktı ve halkı ikna etmesi için yapılan teklifleri hiçbir zaman geri çevirmedi. 2009 yılının sonlarına gelindiğinde, bu kez bölgede patlak veren “Arap Baharı” karşısında yaptığı çıkışlarla tepki çekmeye başlayan el-Bûtî, 21 Mart 2013’te Şam’daki İman Mescidi’nde hutbe verdiği sırada uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Saîd Ramazan el-Bûtî
, 1929 yılında Cizre’nin Cilika köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşta ailesiyle birlikte
Şam’a göçtü ve Rükneddin bölgesindeki
Kürt mahallesine yerleşti. Babası tarafından Kur’ân-ı Kerîm öğrenmesi için bir kadının yanına verildi
ve burada altı ay gibi kısa bir sürede Kur’ân’ı hatmetti. Özel bir okulda din, fen ve dil
alanlarında altı yıl boyunca eğitim aldı ve üniversiteye kadarki
eğitim hayatını Şam’da tamamladı.
El-Bûtî, 1953 yılında
e
l-Ezher Üniversitesi’nin
Şeriat Fakültesine kaydoldu. Üç yıl sonunda lisans eğitimini
tamamladıktan sonra Suriye’ye dönerek Humus’ta d
in kültürü öğretmenliğ
i yapmaya başladı. Birkaç yıllık öğretmenlik vazifesinin ardından 1960 yılında Ş
am Üniversitesi Şeriat Fakültesi'nde
asistanlığa başladı ve doktora tezini hazırlamak üzere yeniden Mısır’a gitti. El Ezher’de “İslâm Hukukunda Maslahat”
üzerine yazdığı doktora tezini tamamladı ve Şam’a dönerek İslâm hukuku ve İslâm mezhepleri tarihi
dersler vermeye başladı.
Uzun yıllar İslâm hukuk tarihi, İslâm mezhepleri tarihleri, s
iyer, İslâmî akaid ve karşılaştırmalı fıkıh
alanlarında eğitim veren el-Bûtî, 1975 yılında
profesör oldu ve kısa bir süre sonra da Şeriat Fakültesi Dekanlığı'na
atanarak emekliliğine değin bu görevini sürdürdü.- Eğitim faaliyetlerinin yanında pek çok eser kaleme almış olsa da “Tedbirli ve diplomatik” olarak görülen üslubu sebebiyle hemen her dönemde tartışılan bir isim oldu.

Mısır’daki yaşantısında
Müslüman Kardeşler’le
yolu kesişen el-Bûtî, toplumsal bir figür
haline geldikçe yapılanmadan uzaklaştı.Ülkede yaşanan hemen her kritik olaydan sonra
Suriye Devlet Televizyonu’na
çıkması ve halkı ikna etmesi için yapılan teklifleri hiçbir zaman geri çevirmedi
ve hakkında yapılan eleştirilere kulak tıkadı
.2009 yılının sonlarına gelindiğinde, bu kez bölgede patlak veren
“Arap Baharı
” karşısında yaptığı çıkışlarla tepki çekmeye başlayan Bûtî
, olayların Suriye’ye sıçramasıyla birlikte eleştirilerindeki
dozajı da artırdı. İsrail’in bir oyunu
olduğu gerekçesiyle “ayaklanmaların” durdurulmasını istedi ve aksini sürdürenleri İslâm’a muhalif hareket etmekle
suçladı.- Yaşanan olaylar karşısında takındığı tavır nedeniyle Esed Rejimi’nin destekçisi olarak görülmeye başlanan ve iyiden iyiye tartışılır, sorgulanır hale gelen Bûtî; 21 Mart 2013’te Şam’daki İman Mescidi’nde hutbe verdiği sırada uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Tıpkı
yaşamı boyunca
takındığı tavır nedeniyle olduğu gibi ölümüyle de
tartışılmaya devam ediyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.