Mısır’da bir ilim hazinesi: Muhammed Zâhid Kevserî

Selim Teke
15:00, 29/07/2025, Salı
CategoryMecra
Mecra
Mısır’da bir ilim hazinesi: Muhammed Zâhid Kevserî
İmam Muhammed Zâhid Kevserî

Son dönem Osmanlı alimlerindendir Muhammed Zâhid Kevserî, Kafkasya işgalinden dolayı Düzce’ye göçmüş bir aileye mensuptur. Babası Hasan Hilmi Efendi'nin kurduğu medresede eğitimini bitirdikten sonra birçok medreselerde müderrislik yaptıktan sonra 1919 tarihinde Şeyhülislam ders vekili olarak görevlendirilmiştir. Fakat onun doğruluk ve haktan ayrılmayan yapısı bu görevi uzun süre sürdürmesine engel olmuştur. Bir medreseyi garaj yapmak için yıktırmak isteyen İttihat ve Terakki üyelerine şiddetle karşı çıktığı için görevinden azledilmiştir.

Hakkında tutuklama emri çıktığını öğrenmesiyle ailesine bile haber veremeden İstanbul’dan Mısır’a göç etmek zorunda kalan Muhammed Zâhid Kevserî, yolculuğa çıktığında ülkesine bir daha dönemeyeceğinden habersizdi. Mısır’a intikalinden sonra birçok ilim talebesi gibi pek çok kez onu ziyaret etmiş olan
Muhammed Ebu Zehra’nın da dediği gibi o “araştırmalarının ve yazdıklarının çok üzerinde, Mısır’da bir ilim hazinesiydi.”
Zâhid Kevserî, İslâmî ilimlere vukûfiyeti dönemindeki alimlerce; hem onun görüşlerine yakın olanlar tarafından, hem de bizzat tenkit ettiği kişiler tarafından kabul edilmiş,
s
on yüzyılda yaşamış en büyük âlimlerden biriydi.
Mısır’da yaşadığı zamanda onunla sürekli irtibatta olan Şeyhülislam Mustafa Sabri’nin söylediği gibi
Zâhid Kevserî sahili olmayan iki deryada, yani fıkıh ve hadis ilminde emsalsizdi.
Babası
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevi’ye bağlı Nakşi şeyhi bir âlim olan Zâhid Kevserî, 1879 yılında Düzce’de babasının adıyla anılan Hacıhasan köyünde doğmuştur. Kafkasya’da doğan babası
Hasan Hilmi Efendi
Rus işgalinden dolayı talebeleriyle birlikte
Düzce’ye göçmüş ve burada yaptırılan medresede birçok talebe yetiştirmiştir.
Kevserî temel eğitimini bu medresede babasından almıştır. Daha ileri eğitim için Düzce’deki rüştiye mektebine gitmiş, bunun yanında
bölgedeki tanınmış âlimlerden sarf ve nahiv dersleri okumuştur.
Mezun olduktan sonra 1893’de İstanbul’a gitmiş, Kazasker Hasan Efendi Dârülhadis Medresesi’nde öğrenim görmeye başlamıştır. Büyük bir ilim merkezi olan İstanbul’a vardığı andan itibaren ilim peşinde koşan
İmam Kevserî, Fatih Camii ders halkalarına katılmış ve birçok önemli âlimden muhtelif konularda eğitim almıştır.
Babasının sıkı arkadaşı ve
Ahmet Ziyâeddin Gümüşhânevi’ye
bağlı olan Kastamonulu Hasan Hilmi Efendi’den dersler alırken bir yandan da beş yılda bir yapılan Ruûs sınavlarına hazırlanmıştır.
Şahsiyetinin oluşmasında oldukça etkisi olan Hasan Hilmi Efendi’ye tabi olarak tasavvuf yoluna girmiştir.
Hasan Hilmi Efendi’den okuduğu derslerin dışında
“delilim ve rehberim”
olarak tanımladığı
Eginli İbrahim Hakkı Efendi’den
sarf, nahiv, fıkıh, tefsir okumuştur. İbrahim Hakkı Efendi 1895’te vefat edince İbrahim Hakkı Efendi’nin yönlendirmesiyle kendisinden oldukça etkilendiği, hakkında
ilimde
öncüm ve en büyük yardımcımdır
dediği
Ali Zeynelabidin el Alasoni
ile derslerine devam etmiştir.
25 yaşında medrese eğitimini tamamlayan ve icazet alan İmam Kevserî, ders verecek hocaların yetkinliğini ölçmek için yapılan Ruûs sınavına girmiştir.
Sınavı başarıyla verip şer’i, edebi ve akli ilimlerin tamamında ders okutabileceğine dair icazetini aldıktan
sonra Fatih Camii'nde müderris olmuştur. 1907’de “Dersiam” sıfatıyla derslere başlayan İmam Kevserî 1. Dünya Savaşı’nın başlarına kadar cuma günleri hariç her gün ders vermiştir.
Vaktinin çoğunu ders vermekle harcayan Kevserî, 1913 yılında medreselerin ıslahı için kurulan ve eğitimde ne gibi değişikliklerin yapılabileceğini ele alan bir komisyona üye seçilmiştir.
İmam Kevserî komisyonda,
müfredata pozitif ilimleri sokmayı ve eğitim sürecini 8 yıla indirmeyi teklif eden
İttihat ve Terakki partisi üyelerine karşı çıkmıştır.
Ders sayısının arttırılmasına rağmen eğitim süresinin düşürülmesinin uygun olmadığını, bilhassa dinî ilimleri okuyan öğrencilerin Arapça için hususi bir süreye ihtiyaç duyduğunu savunmuştur.
Savaş yılları yaklaşırken İmam Kevserî’ye İttihatçı bir arkadaşı tarafından İstanbul’da kalmasının sakıncalı olacağı konusunda uyarı gelmiş ve Kastamonu’da yeni yapılacak bir medresenin başına geçmesi teklifi yapılmıştır.
Hükümet tarafından görevlendirilmiş olmasına rağmen Kevserî İstanbul’dan ayrılmadan önce Daru’l Fünûn öğretmenlik sınavlarına girmiş ve sınavı başarıyla geçmiştir.
Fakat
İttihat ve Terakkicilerin müdahil olup onun yerine başka birini göreve getirmelerinden dolayı
İmam Kevserî 3 yıl kalacağı Kastamonu’ya doğru yola çıkmıştır.
Kastamonu’daki medresenin tamamlanmasının ardından tekrar ders verebilme ümidiyle İstanbul’a doğru yola çıkmıştır. Mevsim kış olduğu için seyahat için deniz yolunu tercih etmek zorunda kalmış ve İğnebolu’ndan küçük bir tekneye binmiştir. Hava şartları bozulmaya başlayınca kışı geçirmek adına Düzce’ye geçmeye karar vermiştir. Fakat
tekne
, Ereğli limanına yaklaşırken,
yükselen dalgalar yüzünden alabora olunca Kevserî boğulma tehlikesi yaşamıştır.
İmam Kevserî limandaki insanlar tarafından kurtarılmış olmasına rağmen kendisi için çok önemli olan;
neşirleri yedinci, sekizinci asra dayanan el yazması kitapları denize karışmıştır.
  • “Şeyhülislamlığım zamanında Zahid efendiyi ders vekili olarak tercih ettim. Onu ders vekaletine getirdim derken, hak etmediği halde bu görevi verdiğimi söylemek istemiyorum. Bilakis asrın İslâm alimlerine karşı onunla övünmek için bunu yaptım”

    Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi
Memleketi Düzce’ye vardığında İstanbul’dan görev için çağırıldığını duyan Kevserî vakit kaybetmeden İstanbul’a hareket etmiştir. Bir ay kadar Daru’l Safakati’il İslâmiyye’de müderrislik yaptıktan sonra
1919 tarihinde Şeyhülislam ders vekili olarak görevlendirilmiştir.
Fakat onun doğruluk ve haktan ayrılmayan yapısı bu görevi uzun süre sürdürmesine engel olmuştur. Bir medreseyi garaj yapmak için yıktırmak isteyen
İttihat ve Terakki üyelerine şiddetle karşı çıktığı için görevinden azledilmiştir.
  • “Üstadımız el-Kevseri, İslâm'a hizmet ve ilmi misyonunu en üst seviyede yerine getirmiş dünya çapında bir alimdi. Mısır'da ilmi bir çığır açmış, eserleriyle ölümsüz bir servet bırakmıştı.”

  • Öğrencisi Kahire vaizi Muhammed İsmail

1922’de bir arkadaşından aldığı haber ile apar topar ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.
Hakkında tutuklama kararı çıkartıldığı haberi Kevserî’nin yolunu, bir başına, ailesini arkasında bırakarak Mısır’a çevirmesine yol açmıştır.
Mısır üzerinden Şam’a varan Kevserî burada
Daru’l Kütübi’z Zâhiriyye’de yazma eserler üzerinde incelemeler yapmıştır.
Kahire’ye geri döndüğünde Türkçe metinlerin Arapça’ya çevrilmesi için
Dârü’l-mahfûzâti’l-Mısriyye tarafından açılan işe başvurmuş, sınavı birincilikle kazandıktan
sonra
burada çalışmaya başlamıştır. Geçinebilecek kadar maaş sahibi olan İmam Kevserî bir arkadaşının ona ev açmasının da ardından İstanbul’daki ailesini yanına getirtmiştir. Ne yazık ki, evinden uzak olduğu zamanda bir kızı ve bir oğlu vefat eden
Kevserî sadece karısı ve iki kızına kavuşabilmiştir.
  • “Hadis ve fıkıh ilimlerinde kaynak sayılacak derecede alim idi. Ne zaman ziyaretlerine gitsek, çeşitli milletlerden talebeleri yanında bulurduk. Onlardan her biri ilmî meselelerde hocadan cevap almak ve onu tezi veya hazırladığı mevzuda kaynak gösterebilmek için sabırla izahını beklerlerdi. Zira hocanın malumatının esasa dayanması hususunda hiç şüpheleri yoktu.”

  • Ali Ulvi Kurucu

Evini bir medreseye çevirerek öğrenciler yetiştirmeye başlayan Kevserî verdiği derslerin ve yaptığı işin yanı sıra Mısır’da bulunduğu zamanlarda çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmıştır. Yazılarında daha çok
modernistleri tenkit etmiş
ve son yüzyılda ortaya çıkmış mezhep karşıtlığını eleştirmiştir.
Akidenin, sağlam olduğu takdirde her iyiliğin kaynağı olacağını; bozuk olduğunda ise her türlü kötülüğe temel teşkil edeceğini düşünen Kevserî
özellikle itikat konularına eğilmiştir.
Hz. İsa’nın nüzulünü inkâr
eden kişilere karşı reddiyeler yazmış,
Allah’ın “yukarı cihette”
olduğunu söylemenin tehlikelerini konu alan makaleler kaleme almıştır. Modernist düşünceleri konu alan reddiyelerinin yanı sıra zamanın kadısı Ahmed Şakir’in talak (boşama) konusundaki eserine reddiye yazması ile dikkatleri üzerine çekmiştir.
Bazı devlet görevlileri, düşünürler ve Ezher hocaları Zâhid Kevserî’nin sınır dışı edilmesi için çabalamış
fakat Kevserî’nin hatırı sayılır arkadaşlarının engellemeleri dolayısıyla istekleri geri çevrilmiştir.
  • “Son yıllarda vefat edip de yeri boş kalan Kevserî gibi bir alim bilmiyorum. Çünkü o, ilmi kazanç vesilesi ve kötü emeller için bir amaç kılmayan Selef-i Salihin'in son halkasıydı. Çünkü o, Selef-i Salihin'in amaçladığına ulaşan ve onların boş bıraktığı yerleri dolduran kişiydi.”

  • Muhammed Ebu Zehra

Son dönemin en büyük âlimlerinden olan Kevserî 1952’de,
arkasında Abdulfettah Ebu Gudde, Muhammet Emin Saraç gibi birçok tanınmış öğrenci bırakarak
Türkiye’ye dönebilme umudu taşırken vefat etmiştir.
Vefatından hemen sonra dergilerde yazdığı yazılar öğrencisi Ahmed Hayri tarafından “Makalat” adı altında kitaplaştırılmıştır. Vefatını Düzce’deki kardeşi Necati Efendi’ye duyurmak adına mektup yazan bir öğrencisinin dediği gibi
Zâhid Kevserî vefatıyla “yalnız sizleri değil, bütün âlem-i İslâm'ı mahzun etmiştir."
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026