Orhan Gazi'nin Bizanslı esiri

Ege Denizi'nde Türklere esir düşen Gregory Palamas'ın anıları...
1354 yılında Bozcaada'dan bir gemi İstanbul'a gitmek üzere yola çıktı. Bizans'ın başpiskoposu Gregory Palamas ve keşişlerinin yolculuğuydu bu.Birkaç gün önce Ege Denizi'nde büyük bir deprem olmuştu. Su dalgalı, fırtına kuvvetliydi. Gelibolu'ya demir atmak zorunda kaldılar.
Gelibolu limanı henüz yeni Osmanlı hakimiyetine geçmiş durumdaydı. Palamas ve yanındakiler Orhan Gazi'ye bağlı Türkmenler tarafından esir alındı.
Lapseki-Biga-Bursa üzerinden İznik'e götürüp Orhan Gazi'nin huzuruna çıkarıldılar.
Dönemin ünlü doktoru Taronites, esir alınan Palamas'ın Hristiyanların en meşhur din adamlarından biri olduğunu Orhan Gazi'ye anlattı.
Gerçekten de Palamas, Ortodokslar'ın en önemli din adamıydı ve çok fazla takipçisi vardı. Fikirlerini benimseyenlere 'Palamist' deniyordu.
Mistik bir Ortodoks geleneği olan 'İsihazm' akımının en büyük savunucusuydu. İsihazm, sükuneti koruma anlamına geliyordu. Bu anlayışı savunanlar dünyevi endişelerden arınıp tanrıya yakınlaştıklarını söylüyorlardı.
Palamas hakkında tüm bu bilgileri edinen Orhan Gazi: "Benim onunla tartışacak seviyede ilim irfan sahibi adamlarım var" diyerek 'Hionesleri' yani fıkıh alimlerini huzuruna çağırdı.
Böylece Palamas'ın tarihe geçecek mektuplarında anlattığı dini tartışmalar başlamış oldu.
Konuşmaları kaleme döken yalnızca Palamas değildi. Orhan Gazi'nin güvendiği doktoru Taronites de her şeyi kayıt altına alıyordu.
Önce sakin başlayan konuşmalar ilerledikçe alevlenmeye başladı ve oldukça sert bir tartışmaya dönüştü.
Gregory Palamas'ın Hz. Muhammed'in mucizeler getirmediğini ve bu yüzden bir peygamber olmadığını söylemesiyle ortam iyice gerildi ve Müslüman ulema buna şiddetle karşı çıktı.
Aynı şekilde Müslümanların teslis inancına karşı çıkması da Palamas ve adamlarını sinirlendirmişti. Tartışma gitgide şiddetlendi ve büyük bir kavgaya dönüştü.
Hatta taraflar birbirlerine saldırmaya bile kalkıştı ancak Orhan Gazi'nin huzurunda fazla ileri gitmişlerdi.
Tartışmayı sonlandıran Orhan Gazi, Palamas'ı ve yanındakileri İznik'e bir köye gönderdi. Burada birkaç yıl esir kalan Palamas, Selanik'e gönderdiği mektuplarda Osmanlı halkının kendisine nasıl davrandığını da kaydetti.
Reklam
'Bizi evlerine kabul ettiler, aç iken yedirdiler. Aylarca bize baktılar. Kiliselerde vaaz vermemize ve hristiyan halkla sohbet etmemize izin verdiler.'
'Μας δέχτηκαν στο σπίτι τους, με έκαναν να φάει όταν πεινάει. Κοίταξαν μας για μήνες. Να μην κηρύττουν στις εκκλησίες, και επέτρεψαν στους χριστιανούς για να συνομιλήσετε με.'
Aslında Palamas, mektupları yazmaya başladığı ilk yıllarda Osmanlı'ya karşı son derece önyargılı ve düşmanca ifadeler kullanıyordu. Ancak esir olduğu yıllarda fikirleri değişmiş olmalı ki sonunda bu ifadelere yer vermişti.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.