Victoria İngiltere'sinden kendi Irak'ına: Gertrude Bell
15:00, 09/09/2025, Salı

Gertrude Bell.
Ortadoğu'yu tabir-i caizse ilmek ilmek işleyen, Arap diyarında “Çölün kızı" ve de “Hatun" olarak nam salan, devlet yıkıp devlet kuran, sınırlar belirleyen, hedeflerine bir bir ulaşan Gertrude Bell, 58 yıllık yaşamına dünyanın gelecek birkaç yüzyılını da etkileyecek onlarca macera sığdırdı. Kader haline getirip ardında bıraktığı coğrafya ise milyarlarca insanın gözleri önünde can çekişmeye devam ediyor...
Victoria Dönemi’ni yaşayan İngiltere
sanayide gelişimini hızla sürdürüyor, ülkede William Gladstone
önderliğinde birbirinden önemli reformlara
imza atılıyordu. Fransız İhtilali’nden
bu yana harareti yükselen dünya iyiden iyiye kaynamaya başlıyor
, savaşa doğru gidildiği neredeyse herkesçe hissediliyordu
. Olası bir savaşın ardından oluşacak “yeni dünya düzenine”
şekil vermek isteyen her ülke gibi İngiltere de insana yatırım yapıyor
; diplomatlar, ajanlar yetiştirip kritik bölgelerd
e
görevlendiriyordu.- Lakin hiç kimse devletlerin yıkılıp-kurulacağı, haritaların yeniden çizileceği bu döneme arkeoloji eğitimi almış bir kadının damga vuracağını tahmin edemezdi.

Gertrude Bell
, 1868 Temmuzunda “Victoria Devri”ni yaşayan İngiltere’nin Dunham Kontluğu’nda
dünyaya geldi. Henüz üç yaşında
annesini kaybeden Gertrude, hayatının geri kalanına da büyük etkisi olacak üvey annesi Florance
ile büyüdü.Birleşik Krallık topraklarında
Kraliçe Victoria’nın
hüküm sürdüğü dönemin baskıcı atmosferinde
genç kızların üniversiteye gitmesi hoş karşılanmıyordu. Liseyi bitiren Gertrude ise eğitimin
e devam etmek ve meslek sahibi olmak
istiyordu. Babası Sir Hugh Bell
karşı çıkmasına rağmen, üvey annesi Florance’ın da desteğini alarak Oxford’un yolunu tuttu
.
Tarih, dil bilimi ve arkeoloji
üzerine eğitim aldığı Oxford’u “şeref derecesi”
ile bitiren ilk kadın
oldu ve okulun tarihine geçti. Henüz 24 yaşında ilk kez Ortadoğu’nun yolunu tutan Bell
, İngiltere elçisi olarak Tahran’da görev yapan dayısı Sir Frank Lascelles’in
yanına gitti. Bu seyahat, hayatının geri kalanında enerjisinin büyük bölümünü
uğruna harcayacağı bölgeye olan ilgisini artırdı.
Fransızca, Almanca, Arapça, Farsça, Türkçe, Çince ve Japonca
öğrenen Bell, iki kez dünya turuna çıktıktan sonra rotasını tekrar İslâm coğrafyasına
çevirdi. 1899 yılında Kudüs’e giderek burada Arap arkeolojik mekanlarının
haritasını yayınladı. Tarihte bir ilk olan çalışması Bell’i önemli bir arkeolog
yaparken istihbaratçı olarak da
değerini artırdı. Zaten dünyayı gezdiği sıradaki gözlemlerini İngiliz yetkililerle
paylaşmaktan geri durmadığı için bu konuda da oldukça deneyimliydi
.
Birinci Dünya Savaşı sırasında
Kahire’deki Arap Bürosu’na
katılarak önemli bir görev edindi: Osmanlı’ya karşı başlayan isyanları daha geniş coğrafyalara yaymak
. Burada ünlü İngiliz ajanı Lawrence
ile de çalışan Bell, adeta Lawrence’ın akıl hocalığını
ve patronluğunu yaptı.1917’de İngiliz güçlerinin
Irak’a girmesiyle beraber
ona da Bağdat yol
u
göründü. Aynı dönemlerde geldiği Irak’ta İngiliz Yüksek Komisyonu’nun
Ortadoğu sekreterliği görevini yürüttü. Bölgede kurduğu güçlü bağlantılar
sayesinde Kahire’de bir “Ortadoğu Konferansı”
toplamayı başardı ve bugünkü Irak’ın sınırlarını
konferans sırasında bizzat kendisi çizdi. Bu durumu babasına yazdığı bir mektupta
şöyle anlatacaktı:
Şüphesiz ki yeni kurulan bu devleti
idare edecek kişiyi belirlemek
de yine onun göreviydi. Arap İsyanı’nı başlatan isim olarak bilinen Mekke Şerifi Hüseyin’in
oğlu ve Gertrude’nin “piknik arkadaşı” Faysal
, 1921’de Irak’ın ilk kralı
olarak tahta çıkarken kendisi de siyasî vazifesini tamamladığını
düşünerek sevdiği işe, arkeolojiye
yönelmeyi tercih etti.
Irak’ın
Eski Eserler Genel Müdürü
olarak geceli gündüzlü yıllarca çalıştı ve Mezopotamya’nın
en önemli eski eserler müzesini, Bağdat Müzesi’ni
kurdu.Ortadoğu’yu tabir-i caizse
ilmek ilmek işleyen
, Arap diyarında “Çölün kızı” ve de “Hatun”
olarak nam salan, devlet yıkıp devlet kuran
, sınırlar belirleyen, hedeflerine bir bir ulaşan Gertrude Bell; yalnızlık ve ruhî bunalımına
bir türlü çare bulamadı ve 1926’nın 12 Hazfiranı
nda aşırı dozda sakinleştirici ilaç
içerek intihar etti.
Sayesinde
bir devlete kavuştuklarını düşünen
Iraklılar Gertrude’ye gösterişli bir cenaze
töreni düzenlediler. 58 yıllık yaşamına d
ünyanın gelecek birkaç yüzyılını da etkileyecek
onlarca macera sığdıran Gertrude Bell, on binlerce Iraklının
katıldığı cenaze töreniyle Bağdat’taki İngiliz Mezarlığı’na
defnedildi. Kader haline getirip ardında bıraktığı coğrafya
ise milyarlarca insanın gözleri önünde can çekişmeye
devam ediyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.