Avrupa'da 27 ülkede geçerli tek tren bileti yolda

Birkaç yıl önce Paris'ten Roma'ya trenle gitmeye karar verdiğimde, yolculuğun en zor kısmının trenin kendisi değil, biletini almak olduğunu öğrendim. Fransız SNCF'in sitesinden Lyon'a kadar olan kısmı aldım. Sonra İtalyan Trenitalia'nın sitesinden Torino-Roma bağlantısını. İkisinin arasında bir İsviçre treni vardı; onun için bir başka siteye daha girmem gerekti. Üç farklı arayüz, üç farklı koltuk numarası, üç farklı iptal politikası, üç farklı "müşteri hizmetleri" e-postası. Aktarmalardan birini kaçırdığımda hangi şirketin sorumlu olduğu konusunda kimse net bir cevap veremedi.

Avrupa Komisyonu geçen ay, bu küçük bürokrasi cehenneminin sonunu getirebilecek bir öneri sundu. 13 Mayıs'ta açıklanan "One Journey, One Ticket" (Tek Yolculuk, Tek Bilet) paketi, tam olarak şunu vaat ediyor: 27 üye ülkede, birden fazla operatörle yapılan bir tren yolculuğunu tek bir biletle, tek bir platformdan satın alabileceksiniz. Aktarmalardan birini kaçırırsanız (başka bir şirketin treni dahi olsa) ek ücret ödemeden yeniden yönlendirileceksiniz. Geceyi yolda geçirmeniz gerekirse yemek ve konaklama hakkınız olacak. Biletler beş ay önceden satışa çıkacak ve aynı arayüzde rakip firmaların daha ucuz teklifleri dahil tüm seçenekler gösterilecek.
Komisyonun Sürdürülebilir Ulaşım ve Turizm Sorumlusu Apostolos Tzitzikostas'ın cümleleri, aslında havayoluna bir gönderme yapıyor: "Vizyonumuz çok net: tek yolculuk, tek bilet. Yolcular birbirinden kopuk sistemleri karşılaştırmak için farklı sitelerde gezinmek zorunda kalmamalı." Düşünün; bir uçak biletini büyük olasılıkla Skyscanner'da, tek tıkla buluyorsunuz. Trende aynı şeyi yapmak hâlâ bir araştırma projesi gibi. Komisyonun yapmak istediği şey aslında dramatik değil, sadece trene de uçağa tanınmış kolaylığı bahşetmek.
Reklam


Ama bu öneri bana, kendi pratik faydasının ötesinde bir şey ifade ediyor. Avrupa'nın son on yılı, en azından siyasi anlamda, parçalanma yılları oldu. Brexit; popülizm; Macaristan ve Polonya'yla yaşanan kurumsal gerilimler; sınır kontrollerinin yeniden tartışmaya açılması; Schengen'in ne ölçüde "Schengen" kaldığına dair şüpheler… Birlik kavramının çatırdadığı bir dönemde, Komisyon küçük ama sembolik bir hamleyle yeniden hatırlatıyor: "Biz hâlâ tek bir kıtayız."
Öneri henüz yasalaşmadı; Avrupa Parlamentosu ve Konsey'in onayından geçmesi gerek. Ama eğer geçerse (kanunların yaklaşık yüzde 85'i ilk okumada onaylanıyormuş) değişen sadece teknik bir uygulama olmayacak. Trenin uçaktan daha yavaş, daha temkinli, daha topraklı doğası, Avrupa'nın yeni bir ortak hikâyesi olabilir.

Türk vatandaşları olarak bu yenilikten doğrudan faydalanamayacağız; ama Avrupa'da bir gün trenle Berlin'den Barselona'ya, oradan Roma'ya, oradan Atina'ya inebilmek "tek bilet" mucizesiyle gerçeğe biraz daha yaklaşıyor. Komisyon, AB üyesi olmayan İsviçre ve Norveç'in de mevcut taşımacılık anlaşmaları sayesinde sisteme dahil olacağını duyurdu.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.