Cenap Şahabettin’in çöpçatan şair oğlu

Genç yaşta kültür sanat dünyasına giren Cenap Şahabettin (1871-1934) sanat ürünlerinin salt sanat maksatlı üretilmesi gereğini savunmuş bundan dolayı yakınlık duyduğu Servet-i Fünun dönemi edebiyat anlayışının savunucusu ve uygulayıcısı olmuştur. Eserleri kadar hayatı ve kadınlarla ilişkisinden de söz edilen Cenap Şahabettin Atiye Hanım’la, sonra baldızı Naciye Hanım’la daha sonra da onu boşayarak Azize isminde bir hanımla evlilik yapmıştır. Prof. Dr. Hasan Akay, Yeni Türk Şiirinin Kurucularından Cenab Şahabeddin kitabında Sadettin Nüzhet’ten naklen onun “son zamanlarda gene evlenmek istediğini” yazmıştır: “Yayımlanmış en son şiiri olan ‘Senin İçin’ bunun açık göstergesi olarak kabul edilebilir: Şiirde, 28 yaşlarında sarışın bir genç kızdan söz edilmektedir. Son dönemlerde böyle bir maceraya girdiği fikrinde olan başkaları da vardır.” Prof. Dr. İnci Enginün, Cenap Şahabettin kitabına göre Cenap altı çocuk (Destine, Şâdıman, Reşika, Müeyyed Adnan, Şivezat, İsmet Rasin) babasıdır.

Darülaceze’deki şair
Kıbrıs’ta neşredilen Akın gazetesinin 28 Eylül 1967 tarihli nüshasında yer alan “Cenap Şahabettin’in Oğlu Darülaceze’de Opera Yazıyor” başlıklı haberde Müeyyed Adnan İnanışıltı (İstanbul 1904?-1970?) edebiyat fakültesinden mezun olduktan sonra Osmanlı Bankası’nın açtığı imtihanına girdiği yazar. 300 kişi arasında birinci seçilip Paris’e gönderilmiş, Sorbonne Üniversitesinde banka hukuku tahsili görmüş bu vesile ile 10 yıl Paris’te yaşamıştır. Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Almanca bilen Müeyyed Adnan bu dilleri çok iyi bildiğinden geçimini yıllarca tercümanlıktan sağlamıştır.
Başta 1955 ile 1977 yılları arasında neşredilen Yelken dergisi olmak üzere farklı süreli yayınlarda birçok metni yayınlanmıştır. Darülacezede Fransız Müspet İlimler Akademisine 6 ciltlik Kıtalar Tarihi isimli eseri Fransızca olarak yazmaya çalışmıştır. Babası gibi müziğe ve güzellere meftun olan Müeyyed Adnan boş zamanlarında “Kazanova” adını verdiği bir opera yazmış ve en büyük arzusunun bu eserinin Cemal Reşit Rey tarafından bestelenmesi olduğunu ifade etmiştir. Ömür boyu bekar yaşayan ancak taleplileri evlendirmek gayesi güden Cenap Şahabettin’in oğlu Müeyyed Adnan İnanışıltı Prof. Dr. Nuran Yıldırım’ın İstanbul Darülaceze Müessesesi Tarihi kitabına göre 1967 yılında geçirdiği felç sonrasında sığındığı Darülacezede 1970(?)’de vefat etmiştir.
Reklam

Saadet odası
Evliliklerin tesisinde farklı kanallar bulan insan oğlu için toplumlar kalabalıklaşınca eş seçimini kolaylaştırmak adına farklı arayışlar ve aracılar ortaya çıkmıştır. Bu talep bazen görücülerle, bazen süreli yayınlardaki ilanlarla bazen kurulan cemiyetler vasıtasıyla olmuştur. Tarih boyunca birçok cemiyet ve dernek kurulmuş müstakbel eş adaylarını yan yana getirerek sağlıklı toplumun inşasına katkı sunmak gayesini gütmüştür. Bu sahada faaliyet göstermek amacıyla kurulan her cemiyet, dernek bu ulvi gayeye hizmet etti mi bilinmez ama sosyal hayat içinde yer alan bu teşekküller bir şekilde adından söz ettirmiştir. Bu cemiyetlerden biri de Haber gazetesinin 30 Temmuz 1936 tarihli nüshasına Murat Sertoğlu’nun imzasıyla evlenmek isteyip de eş bulamayanlara müjde verir gibi “Saadet Odası” başlığıyla yansımıştır.
Sultanahmet’teki Tramvay Tevakkuf Mahallesi’nde yer alan Şeftali Sokağı’nın 26. numarasında Salih Karahan tarafından faaliyete geçirilen bu müessese, İstanbullu genç kız ve delikanlıları baş göz edeceğini açıklayıp “evlenmek isteyenleri yakında birer rozetle işaretleyerek tanınmalarını kolaylaştıracağını” açıklamıştır.

Saadet Odası isimli müessesenin müdürü Salih Karahan’a göre evlenmek isteyen kadınlar önce para, sonra şöhret, daha sonra yüz güzelliği; erkeklerse önce para sonra güzellik aramaktadır. Saadetin maddi olmadığı manevi olduğuna vurgu yapılan cemiyet bu gayesinden hareketle talipleri Sultanahmet’te geniş kütüphanesi olan yerlerinde beklediğini açıklamıştır.
Çöpçatan şairin evlendirmeyi kolaylaştırma cemiyeti
Evlilik tecrübesi fazla olan Cenap Şahabettin Süs mecmuasının 5 Nisan 1340/1924 tarihli 43. sayısında yayınlanan “İzdivaç Mektebi” başlıklı yazısında Amerika’da açılan evlilik okullarının faydasından bahsedilip, bu tarz okulların ülkemizde de açılmasını istemiştir. Celal Sahir de aynı derginin 4 Ağustos 1339/1923 tarihli 8. sayısında yayınlanan “Bazı Düşünceler” başlıklı yazısında “Görücülük mü Görüşücülük mü?” arasındaki evlilikler için izdivaç şirketlerinin olması gereğini ifade etmiştir.
Reklam


Babasının evlilik sayısına ulaşamayan babasının tavsiye ettiği evlilik okuluna gitmeyen Müeyyed Adnan, bir bekâr olarak evlenemeyen talipleri buluşturmak için bir çabaya girişmiştir. 12 Aralık 1964 tarihli Tercüman gazetesinin ilk sayfasında yer alan “Şair Cenap Şahabettin’in Oğlu Çöpçatan Oldu” başlıklı Refik Sönmezsoy’un haberinde başkanlığını M. Şevki Uğurad, Cenap Şahabettin’in oğlu Müeyyed Adnan İnanışıltı ve bir başka arkadaşlarıyla üç bekâr olarak önce kendilerini sonra da talep edenleri evlendirmek üzere “Evlendirmeyi Kolaylaştırma Cemiyeti” kurmuştur. Ticaret Odası’na bir meslek olarak başvurup tescil almak isteyen çöpçatanlar; evde kalmış, koca bulamamış sokakta, sinemada, düğünde, dernekte erkeğe görünmeyen, yaşı geçkin kızları; cesaretsiz, utangaç kısmet arayan erkekleri baş göz etmek için kurdukları cemiyete hemen üye kaydına başlamıştır. Cemiyet başkanı M. Şevki Uğurad’a göre ilerleyen yıllarda her adım başı bakkal misali bu tarz cemiyetlerin açılacağını, çöpçatanlığa rağbetin artacağını söylemiştir. Cemiyete dâhil olmak isteyen üyeler cemiyete girişte kendinin ve eş adayının aradığı vasıflarını belirten bir belge doldurup “rötuşlu fotoğrafla” birlikte cemiyetten talibini talep edecektir. Kurdukları cemiyetle vatana ve millete olan borçlarını ödediklerini düşünen cemiyet yönetimi ilk etapta müracaat eden çoğunluğu kadın üç yüz kişiyi baş göz etmek için seferberlik ilan etmiştir. Cenap Şahabettin’in oğlu Müeyyed Adnan İnanışıltı ise toplumdaki çöküşü hızlandıran boşanmalara karşı evliliklerin teşvik edilmesi gereğini ifade etmiştir. Ona göre durum şu cümlelerle açıklanabilir: “Fakirlik, çirkinlik ve dengesizlik evlenmeler mani olmaktadır. Günümüzde bir genç evlenmek istiyor… Ancak vasıta bulamıyor. Bilhassa genç kızlar bu imkâna sahip olamıyor. İşte bu eksikliği gidermek için cemiyet kurduk. Yaptığımız işin millî ve vatani bir gaye olduğuna inanıyoruz.” Millî ve vatani bir gayeye hizmet etmek için kampanyalar yapmayı planlayan cemiyetin kaç kişiyi evlendirdiği, ne zamana kadar ve nerede faaliyet gösterdiği şimdilik meçhulümüzdür.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.