Algoritmaların gölgesinde yeni mezun olmak: Yapay zeka sizi neden sevmedi?

Son yıllarda şirketlerin işe alım süreçlerini hızlandırmak için sarıldığı Yapay Zeka tabanlı Aday Takip Sistemleri (ATS) ve otomatik filtreleme yazılımları, iş arayan yeni mezunların önünde adeta görünmez bir baraj oluşturmaya başladı. Peki, nasıl oldu da geleceğin yetenekleri, geleceğin teknolojisi tarafından daha kapıda elenir hale geldi?
Büyük şirketlerin yeni mottosu: Küçülerek hızlanmak
Kelimelerin savaşı: Özgeçmişiniz algoritma testini geçti mi?
Bugün büyük bir şirkete başvurduğunuzda, özgeçmişinizi (CV) inceleyen ilk "göz" genelde bir insana ait olmuyor. Yapay zeka, binlerce başvuruyu saniyeler içinde tararken belirli anahtar kelimelere, geçmiş iş deneyimlerindeki unvanlara ve doğrusal kariyer patikalarına bakıyor.
Reklam
İşte tam bu noktada yeni mezunlar maça 1-0 geride başlıyor:
Trajikomik Çelişki: Teknolojinin çocukları yazılıma takılıyor
Ezber bozan bir örnek: Sağ üst köşedeki düğmeye basmadım
Geçtiğimiz günlerde kendi ekibimiz için açtığımız kıdemli grafik tasarımcı ilanında bu mekanik çelişkiyi bizzat yaşadım. İlanımıza kısa sürede 500'den fazla başvuru geldi. Önümdeki ekranda, yapay zekanın saniyeler içinde tüm CV'leri tarayıp sağ üst köşede özetini çıkaran o "sihirli" buton hazır bekliyordu. Tek bir tıklamayla yüzlerce insanı eleyebilir, kendime ve ekibime devasa bir zaman yaratabilirdim.
Ama biz kolay yolu seçmedik. O sağ üst köşedeki düğmeye basmadık. Ekip olarak bir araya geldik; 500'den fazla CV'nin ve portfolyonun her birini tek tek, satır satır, göz nuru dökerek inceledik. Ardından uzun online ve yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik. Sonunda ekibimize katmak istediğimiz o doğru arkadaşımızı yapay zekanın soğuk filtreleriyle değil, insanın insanı anlama becerisiyle seçip insan kaynaklarına ilettik. Tüm bu aşamalarda yapay zekayı tamamen devre dışı bıraktık.
Eğer ben o gün o sağ üst köşedeki bota güvenip filtreyi çalıştırsaydım, belki de sadece "anahtar kelimeleri" algoritmaya göre doğru dizmiş ama ruhtan yoksun bir adayı seçecektik. Gerçek yeteneği, harcanan emeği, özgünlüğü ve ekibe katacağı o taze enerjiyi daha en baştan ıskalamış olacaktık. İşte sektörün, özellikle de yaratıcı alanların tam olarak ihtiyacı olan vizyon budur.
Peki yeni mezunlar ne yapmalı?
Sektörde hala bizim yaptığımız gibi insani süreçleri işleten, emeğe saygı duyan kaleler olsa da, dijital barajları aşmak için yeni mezunların da strateji değiştirmesi gerekiyor:
Son Söz: İnsan kaynaklarında insanı unutmamak
Eğer işe alım robotlarınızın filtrelerini çok sıkı tutar, o sağ üst köşedeki özet butonlarına fazla güvenirseniz, şirketinizin geleceğini inşa edecek o sıra dışı, yaratıcı ve kalıplara sığmayan yetenekleri daha kapıdayken kaybetmiş olursunuz. Unutmayalım ki en parlak fikirler, algoritmaların en az tahmin ettiği o "standart dışı" hikayelerden çıkar.
Reklam

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.