İran'ın olası çöküşü Türkiye için neden en kötü senaryo? Sınırlarımıza dayanacak 100 milyonluk göç dalgası ve 'İkinci İsrail' tehlikesi...

İran lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından Orta Doğu'da dengeler sarsıldı. ABD ve İsrail’in hedefinde olan İran’ın çökme ihtimali, Türkiye ve Orta Doğu için felaket senaryoları barındırıyor. GZT Alfa’ya konuk olan Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Şen, olası bir devlet krizinin sınırlarımıza 100 milyonluk devasa bir göç dalgası getirebileceği ve doğumuzda "İkinci bir İsrail" yapılanması oluşturacağı konusuna dikkat çekti.
Türkiye'nin halihazırda birkaç milyon Suriyeli sığınmacı nedeniyle ciddi sosyolojik ve ekonomik dalgalanmalar yaşadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Şen, İran krizinin boyutlarının çok daha yıkıcı olacağını vurguladı. Suriye nüfusunun aksine yaklaşık 100 milyonluk devasa bir demografiye sahip olan İran'da devlet mekanizmasının dağılması, sınır ülkelerine eşi görülmemiş bir göç dalgasını tetikleyecek. Şen'e göre bu çapta bir kitlesel demografik hareketi Türkiye'nin ve diğer İslam ülkelerinin kaldırması fiziksel olarak mümkün görünmüyor.
Sınırımızda 'İkinci İsrail' kurulma tehlikesi
Rejim değişikliği senaryosunun Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik bir diğer kritik etkisi ise Tahran'da Batı eksenli bir iktidarın kurulması ihtimali. Abdulkadir Şen, İran diasporasının ve ülkede etkinlik kurma çabasındaki muhalefetin büyük ölçüde İsrail taraftarı ve Batı güdümlü olduğunu belirtti. Böyle bir yapının iktidara gelmesi, Türkiye'nin doğu sınırından adeta "ikinci bir İsrail" ile çevrelenmesi anlamına geliyor. Ayrıca, İran direncini kıran Tel Aviv yönetiminin bir sonraki rotasının doğrudan Suriye olacağı ve buradaki kazanımları tersine çevirerek Ankara'yı güneyden de kıskaca alacağı uyarısı yapıldı.
Türkiye'nin kritik rolü ne?
Savaşın askeri ve teknolojik boyutunu da değerlendiren Abdulkadir Şen, iki milyarlık İslam aleminin büyük bir kısmının modern savunma sanayisinden yoksun olduğu gerçeğinin altını çizdi. Bu karanlık tabloda sadece Türkiye'nin yerli silah sanayisi ve insansız hava araçlarıyla öne çıktığını belirten Şen, yapay zekanın ve ileri teknolojinin kullanıldığı yeni nesil savaşlarda geleneksel yöntemlerin çöktüğünü hatırlattı. Türkiye'nin liderliğinde, bölgeyi İsrail ve ABD'nin yayılmacı politikalarına karşı koruyacak acil ve yeni bir bölgesel güvenlik konseptinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.