İran'ın Ortadoğu stratejisinde asıl amaç ne? Perde arkasındaki ABD ortaklığı ve Kudüs'e bakış

İran'ın bölge politikasının perde arkasında yatan dinamiklerden ABD ile yürütülen ortaklıklardan "Mossad'mı sızdı söylemlerine" kadar birçok kritik detayı GZT Alfa özel röportajında konuştuk. İran'ın Kudüs söyleminin ardındaki asıl hedefleri ve Ortadoğu'yu bekleyen yeni riskleri konuştuk. İşte detaylar...
Kudüs meselesi ve Ortadoğu'daki güç mücadeleleri yeniden şekilleniyor. Gazeteci ve Yazar Taha Kılınç, İran'ın bölgedeki stratejilerini ve İsrail ile olan gerilimin perde arkasını çarpıcı detaylarla anlattı. Kılınç'a göre, sahadaki çatışmaların ötesinde, coğrafyanın demografik ve mezhepsel yapısını kalıcı olarak değiştirmeyi hedefleyen büyük bir satranç oynanıyor. Bu süreçte Türkiye, ateşi söndürmeye çalışarak bölgesel istikrarı korumanın mücadelesini veriyor.
Asıl hedef Sünni miras mı?
İran'ın Kudüs davasının sadece İsrail karşıtlığına dayanmadığını belirten Taha Kılınç, Şii inancının İslam tarihindeki kritik figürlere duyduğu husumete dikkat çekti. Hz. Ömer'in İran'ı fethetmesi, Selahaddin Eyyubi'nin Fatımileri yıkması ve Yavuz Sultan Selim'in Safevi mücadelesi nedeniyle bu liderlerin düşmanlaştırıldığını vurgulayan Kılınç, "Bir Şiinin gözünde Kudüs, sadece Yahudi işgalinden değil, aynı zamanda Ehl-i Sünnet hatıralarından da kurtarılmak istenen bir bölgedir" ifadelerini kullandı.
Mescid-i Aksa için kritik tehlike
Savaşın gölgesinde Mescid-i Aksa'nın geleceği de büyük bir tehdit altında. İsrail'in 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda Kubbetü's-Sahra'yı dinamitlerle havaya uçurmayı planladığını anlatan Kılınç, bu yıkımın İslam dünyasının gücünden ziyade Yahudiler arasındaki içtihat farklılıkları sayesinde engellendiğini belirtti. Radikal Yahudilerin inancına göre üçüncü mabet kurulmadan avluya girmenin haram olduğunu hatırlatarak, İslam dünyasındaki otorite boşluğu ve sessizlik sürdükçe bu ertelemenin kalıcı bir kurtuluş olmayacağının altını çizdi.
Reklam

İstihbaratta Mossad sızıntısı
Bölgedeki suikastlar ve güvenlik zafiyetleri savaşın seyrini etkileyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Taha Kılınç, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile Hizbullah lider kadrosunun yok edilmesinin tesadüf olmadığını ileri sürdü. İran'ın karar alma organlarına ve istihbarat kademelerine Mossad'ın derinlemesine sızdığını iddia eden Kılınç, ateşlenen bazı balistik füzelerin dahi bu sızmaların yönlendirmesiyle fırlatılmış olabileceğini kaydetti.
ABD ile perde arkası ortaklık
Medyadaki "Büyük Şeytan" söylemlerinin aksine Washington ve Tahran arasında tarihsel bir işbirliği olduğunu belirten Taha Kılınç, Amerika'nın Afganistan, Irak ve Suriye işgallerinde İran ile ortak hareket ettiğini hatırlattı. Kılınç, "Irak'ta ve Suriye'de DEAŞ bahanesiyle demografiyi birlikte değiştirdiler. Amerika on yıllar boyunca İran'a alan açtı. Trump'ın gelip bu alanı aniden kapatmaya çalışması, bugün izlediğimiz kavganın özetidir" diyerek Ortadoğu'daki dengelerin nasıl sarsıldığını anlattı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.