Yalnızlığın etkisi: Sosyal izolasyon vücudu nasıl hasta ediyor?

Yalnızlık, stres ve düzensiz yaşam beden sağlığını doğrudan etkiliyor. Sosyal bağların zayıflaması, bağışıklık sisteminden kronik hastalıklara kadar birçok riski artırabiliyor. Hastalık ise çoğu zaman bedenin “dur ve kendine bak” uyarısı olarak görülüyor
Son yıllarda artış gösteren kronik hastalıklar ve kanser vakaları, tıbbi tedavilerin ötesinde insan psikolojisini de etkiliyor. GZT Alfa'ın özel röportajında konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emin, hastalığın bedenin insanlara yönelik bir uyarısı olduğunu vurguladı. Hastalıkların bir ceza ya da zayıflık belirtisi olmadığını ifade eden Emin, tahliller temiz çıksa bile insanın ruhsal olarak tam iyileşmeden sağlıklı sayılamayacağını belirtti. Modern tıbbın genellikle hastalığın nedenleriyle değil belirtileriyle savaştığına dikkat çekilirken, insanın yalnızca biyolojik değil psikososyal bir bütün olduğunun altı çizildi.
Yalnızlık ve stresin vücuttaki yıkıcı etkisi
Çağımızın en büyük sorunlarından biri olarak öne çıkan stres ve sosyal izolasyon, insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor. 300 bin kişiyi kapsayan güncel araştırmalara göre, yalnız kalan ve stresini yönetemeyen bireylerin yaşam süresi yüzde 26 oranında kısalıyor. Yalnızlığın günde 15 adet sigara içmek kadar risk taşıdığını belirten Prof. Dr. Emin, stresin vücuttaki kortizol hormonunu yükselterek diyabet, kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarına zemin hazırladığını açıkladı. Buna karşın, sosyal bağları güçlü olan bireylerde salgılanan oksitosin ve serotonin hormonlarının bağışıklığı güçlendirerek kanser hücreleriyle savaşan savunma mekanizmalarını desteklediği ifade edildi.

Takviye çılgınlığına karşı ev yoğurdu ve uyku
Günümüzde giderek artan vitamin ve gıda takviyesi kullanımı; doğal beslenmenin ve uykunun tutamıyor. Vücuttaki serotoninin yüzde 90'ının bağırsaklarda üretiliyor ve ev yoğurdu, sirke ,lifli gıdaların önemi dikkat çekiyor. Uyku ise insanın ulaşabileceği en iyi ve ücretsiz ilaç olarak tanımlanıyor. Gece salgılanan melatonin hormonunun hem bağışıklığı güçlendirdiği hem de kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurduğu da biliniyor. D vitamini eksikliğinin ise güneş ışığı ile giderilmesi gerektiği, bunun dışında kalan ticari takviyelerin çoğunun gereksiz bir tüketim kültürü oluşturduğu ifade edililiyor.
Reklam

Psikolojik ağrılar ve hayatı anlamlandırma ihtiyacı
Polikliniklerde sıkça karşılaşılan "her yerim ağrıyor" şikayetlerinin tıbbi bir karşılığının bulunmadığını belirten Prof. Dr. Emin, bu durumun genellikle psikolojik temellere dayandığını aktardı. İnsan vücudunun kusursuz bir denge üzerine var edildiğini söyleyen Emin, bu dengenin bozulmasıyla hastalıkların ortaya çıktığını kaydetti. İleri yaşlardaki bireylerin yalnızlık hissinden kurtulmak ve ilgi görmek amacıyla bilinçaltında hasta olmayı kabullenebildiği belirtildi. Hastalık korkusunu takıntı haline getirmenin de başlı başına bir sağlık sorunu yarattığını ifade ederek yaşadığımız çağın en büyük sağlık krizinin hayatı anlamlandırmamak ve anı ıskalamak olduğunu sözlerine ekledi
Mutlu ve sağlıklı olmanın formülü
Günde 15-20 dakika öğle güneşinde güneşlenerek D vitamini almak, bol su tüketmek ve beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek sağlıklı bir beden için en önemli noktalar arasında değerlendiriliyor. Her gece en az 5-6 saat özellikle 23.00-04.00 saatleri arasında uyumanın bağışıklık sistemini güçlendirme noktasında çok etkili. Düzenli egzersiz yapmak hatta sadece yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getirmek gerekiyor. Sosyal bağları güçlendirmek, dostlukları ihmal etmemek ve gerektiğinde sarılmanın iyileştirici gücüne inanmak da sağlıklı bir beden için büyük bir öneme sahip. Bu basit ama etkili adımlar fiziksel ve ruhsal sağlığı korumaya ve yaşam kalitesini artırmaya yardımcı oluyor
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.