Psikolog Cihan Çelik uyardı: "Çocukların suça sürüklenmesindeki faktörlere dikkat edin!"

Çocukların suça yönelmesindeki en büyük risk faktörleri arasında baba figürünün eksikliği ve kontrolsüz internet kullanımı yer alıyor. Bu faktörler gençleri radikal grupların hedefi haline getiriyor. Aile, okul ve toplumun sorumluluk zincirini kırması, kimlik arayışındaki çocukları karanlık bir yola itiyor. Peki, bu sosyal erozyonun temelinde ne yatıyor? İşte çocuk suçlarındaki görünmeyen riskler...
GZT Alfa'nın özel röportajında Türkiye'deki çocuk suçları ve gençlerin şiddet sarmalına giriş nedenlerini değerlendiren Psikolog Cihan Çelik, suça sürüklenen çocukların arkasındaki temel dinamikleri ele aldı. Toplumun, ailenin ve devlet kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmediği noktada çocukların risk altına girdiğini belirten uzman; yoksulluk, akademik başarısızlık ve kontrolsüz internet kullanımının süreci hızlandırdığına dikkat çekti.
Baba figürünün çocuk gelişimindeki kritik rolü
Özellikle baba figürünün aile içindeki eksikliğine vurgu yapılan değerlendirmede, babanın sadece bir otorite değil, aynı zamanda sağlıklı bir rehber olması gerektiği ifade edildi. Çelik, babanın çocuğun derdiyle dertlendiği, gerektiğinde müdahale ettiği ve sevgisini dengelediği bir yapının kurulmamasının ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Sağlıklı bir baba figürü olmayan çocukların, dış dünyadaki yanlış rol modellerine ve sosyal medyadaki şiddet içerikli alt kültürlere daha açık hale geldiği vurgulandı.
Dijital mecralar ve radikalleşme riski
İnternetin kontrolsüz kullanımıyla birlikte çocukların radikal gruplarla temas kurma ihtimalinin arttığı belirtildi. Kimlik arayışındaki 13-17 yaş grubu gençlerin; sosyal medyadaki "özlü sözler", şiddet övgüsü ve sahte kahramanlık hikayeleriyle manipüle edildiği ifade edildi. Bu gruplara dahil olabilmek için suç işleyen çocukların, okul ve aile denetiminden kaçarak nasıl birer suç makinesine dönüştürüldüğü çarpıcı örneklerle anlatıldı.
Reklam

Toplumsal denetim ve yapılandırma ihtiyacı
Haberde, yaşanan trajik olayların birer sonuç olduğu ve sistemde acil bir yapılandırmaya ihtiyaç duyulduğu kaydedildi. Okul rehberlik servislerinin ve mahalle kültürünün denetleyici rolünün zayıflamasının, suça eğilimli çocukların erkenden fark edilmesini engellediği belirtildi. Türkiye genelinde çocuk suçlarını önlemek adına; devletin, okulun ve ailenin koordineli bir şekilde hareket etmesi gerektiğinin altı çizilerek toplumsal denetimin hayati önemi hatırlatıldı.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.