Maduro'nun film gibi hayat hikayesi: Otobüs şoförlüğünden devlet başkanlığına

Vatmanlık ve otobüs şoförlüğünden Venezuela Devlet Başkanlığına gelen Nicolas Maduro, görevi başındayken ABD'nin askeri saldırıda bulunarak kaçırmasıyla dünya gündeminin ilk sırasına yerleşti.
Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 23 Kasım 1962'de dünyaya gelen Nicolas Maduro, lise yıllarında sosyalist siyasi oluşum olan Sosyalist Lig'e üye oldu.
Genç yaşında otobüs şoförlüğü de yapan, Caracas Metrosu'nda vatman olarak çalışmaya başlayan Maduro, şirketin yönetim kurulu üyeliğine yükseldi ve sendika başkanı seçildi.

Siyasi hayatı 1999'da başladı
Eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in kurduğu Bolivarcı Devrimci Hareket 200'ün (MBR-200) mensubu olan Maduro, Chavez'in 1992'de darbe sonucu hapse atılmasının ardından özgür kalması için önde gelen aktivistlerden biriydi.
Siyasi hayatına Ağustos 1999'da Venezuela Kurucu Ulusal Meclis üyesi olarak atılan Maduro, çeşitli komisyonlarda görev aldı.

Venezuela Ulusal Meclis Başkanlığı'nı Ocak 2006'da üstlenen Maduro, aynı yılın ağustos ayında ise Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi. 10 Ekim 2012'de Devlet Başkan Yardımcılığı görevine gelen Maduro, 8 Mart 2013'te Chavez'in ölümünden birkaç gün sonra anayasayla Venezuela Devlet Başkanlığını üstlendi.

Maduro, 14 Nisan 2013'te düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerini kazandı ve Chavezci yönetimin işçi sınıfından gelen ilk devlet başkanı oldu.
Görevi boyunca ABD ile gergin ilişkilere sahip olan Maduro, yaptırımların hedefi oldu ve hatta ABD, Maduro'nun tutuklanmasına yardım edene "50 milyon dolar" ödül vereceğini duyurdu.

Ekonomik ve siyasi krizler
Venezuela'da 2017'deki öğrenci protestoları ve 2018'de Maduro hükümetinin kazandığı seçimlerin muhalefet tarafından kabul görmemesi, hükümet ile muhalefet arasındaki tansiyonu yükseltti.
Maduro hükümeti, başta ABD tarafından olmak üzere çeşitli yaptırımlar ve "dünyada en yüksek enflasyon oranına sahip ülkeler" arasında yer almasıyla artan ekonomik sıkıntılar arasında siyasi krizlerle de karşı karşıya kaldı.

Bir etkinlikte yaptığı konuşma sırasında 2018'de suikast girişimine de maruz kalan Maduro, ülkesinde 2019'da ABD destekli muhalefetin kalkışmasını bastırmayı başardı.
Uzun süre uluslararası alanda tanınırlığını kaybeden Maduro, zaman zaman muhalifleriyle yaptığı müzakereler ve ılımlı açıklamalarıyla uluslararası alandaki yerini yeniden kazandı.

Avrupa ülkeleri ile ılımlı irtibatını son zamanda kaybeden hatta daha önce kendisine yakın duran Latin Amerika’daki sol iktidarların bulunduğu bölge ülkelerinin de eski desteğini kaybeden Maduro, Washington yönetiminin ciddi tehditleri ve önlemleriyle karşılaştı.
ABD'nin, Maduro ve Venezuelalı üst düzey askeri yetkililerin yönettiğini iddia ettiği "Cartel de los Soles"i terör örgütleri listesine alması, Washington'un Venezuela'ya müdahalesinin bahanesi olarak yorumlandı.

Şarkı söyleyip dans eden renkli kişiliği ve Filistin davasına yönelik tam desteğiyle sık sık gündem olan Maduro, Türkiye'yi en son 8 Haziran 2022'de ziyaret etti.
Maduro, Temmuz 2018'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine, Haziran 2023'te de Erdoğan'ın yeniden seçilmesinin ardından düzenlenen göreve başlama törenine katılmak için Türkiye'ye geldi.

Trump-Maduro telefon görüşmesi
Aralık 2025'te ABD basınına yansıyan haberlerde Başkan Trump ile Maduro'nun telefonda görüştüğü, Trump'ın Maduro'dan ülkeyi terk etmesini istediği ifade edildi.
Maduro'nun kendisi ve yakın çevresi için de "işledikleri iddia edilen suçlara" karşı "küresel af" talep ettiği, Trump’ın ise bunları reddederek, Maduro’ya "kendisi, eşi Cilia Flores ve oğluna (ülkeden) güvenli çıkış imkanı sağlanabileceği" mesajını ilettiği aktarıldı.
Maduro da 1 Aralık'ta Trump ile telefon görüşmesi yaptığını doğrulayarak, "görüşmenin saygı çerçevesinde geçtiğini" söyledi.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.