Hürmüz Boğazı'ndan sonra sıra Babülmendep Boğazı'na mı geldi?

Hürmüz Boğazı’nın ardından Babülmendep’in de kapanma ihtimali, küresel ekonomiyi doğrudan tehdit ediyor. Husilerin geçiş ücreti talebiyle derinleşen kriz, petrol varil fiyatlarını yükseltebilir. Süveyş Kanalı’nın işlevsizleşmesi ve navlun maliyetlerinin katlanması, dünya ticaretinde yeni bir kaosun kapısını aralarken askeri bir müdahale olasılığını da ön plana çıkarıyor.
Yemen’deki Husilerin Babülmendep Boğazı üzerindeki baskısı, 29 Nisan 2026 itibarıyla küresel ticaretin ve enerji güvenliğinin merkezine yerleşti. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından gündeme gelen bu yeni tehdit, bölgeden geçen gemilere ağır mali yükler dayatıyor. Husiler, güvenli geçiş için gemi başına 5 milyon dolar talep ederken, bu rotayı terk edip Afrika’yı dolaşmayı tercih eden gemiler için ek maliyet 30 milyon doları buluyor. Bu durum, enerji ithalatçısı ülkeler için akaryakıt fiyatlarından gıda enflasyonuna kadar geniş bir etki potansiyeli barındırıyor.
Küresel petrol fiyatları ve enerji güzergahlarında büyük risk
Boğazın tamamen kapanması durumunda, petrol fiyatlarının varil başına 150-200 dolar seviyelerine tırmanması bekleniyor. Suudi Arabistan’ın Hürmüz’deki tıkanıklığı aşmak için kullandığı Doğu-Batı boru hattı da bu krizden doğrudan etkileniyor. Boru hattı ile Kızıldeniz’e ulaşan petrolün açık denize çıkmak için Babülmendep Boğazı'nı geçme zorunluluğu, bu stratejik hattı tek seçenek olmaktan çıkarıp büyük bir düğüme dönüştürüyor.

Süveyş Kanalı ve dünya ticareti çıkmaza giriyor
Kızıldeniz’in Akdeniz’e açılan kapısı Süveyş Kanalı, Babülmendep’teki abluka nedeniyle fiilen bir çıkmaz sokak olma tehlikesiyle karşı karşıya. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sinin geçtiği bu su yolu devre dışı kaldığında, gemiler Afrika kıtasını (Ümit Burnu) dolaşmak zorunda kalıyor. Afrika kıtasını dolaşma zorunluluğu, teslimat sürelerini 20 gün daha uzatabilir. Bu durum, lojistik maliyetlerini kontrol edilemez bir noktaya taşıyor.

Cibuti’deki askeri üsler ve uluslararası koalisyon hazırlığı
Boğazın hemen karşısında yer alan Cibuti’de; ABD, Fransa, Çin, Japonya ve İtalya gibi ülkelerin askeri deniz üsleri bulunuyor. Ticari akışın durma noktasına gelmesi, bu ülkelerin Husilere karşı yeni bir askeri operasyon başlatma ihtimalini güçlendiriyor. Eski ABD Başkanı Biden dönemindeki koalisyonlara benzer şekilde geniş kapsamlı bir deniz gücü operasyonu, bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırabilir.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.