BAE’nin OPEC’ten ayrılması enerji dengelerini değiştirdi

Kadriye N. Tunçsiper
09:00, 15/06/2026, Pazartesi
CategoryZ Raporu
Z Raporu
BAE’nin OPEC’ten ayrılması enerji dengelerini değiştirdi
Enerji jeopolitiğinde yeni dönem

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) OPEC’ten ayrılma kararı, küresel enerji jeopolitiğinde yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Yükselen üretim kapasitesine rağmen OPEC kotalarıyla karşı karşıya kalan Abu Dabi yönetiminin hamlesi, yalnızca petrol arzı tartışmalarını değil, örgütün küresel enerji piyasalarındaki etkisinin giderek zayıfladığı yönündeki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. ABD kaya petrolü üretimi, OPEC dışı yeni üreticilerin yükselişi ve değişen enerji dengeleriyle birlikte, bir dönem dünya petrol piyasalarının belirleyicilerinden olan OPEC’in küresel fiyatlar üzerindeki hâkimiyeti artık daha sınırlı olacak.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından tarihin en büyük enerji krizi olarak nitelendirilen bir enerji şokuna yol açan İran-İsrail-ABD savaşı ortamında BAE, uzun süredir tartışıldığı üzere OPEC ve OPEC+’tan ayrıldığını açıkladı.

BAE’nin OPEC’ten ayrılma kararı, son yıllarda üretim kapasitesini artırmasına rağmen uygulanan üretim kotaları nedeniyle bu kapasiteyi tam olarak kullanamamasıyla ilişkilendiriliyor. BAE, 2022’den bu yana milyarlarca dolarlık yatırımla günlük petrol üretim kapasitesini artırırken, OPEC üretim hedefleri nedeniyle fiili üretimini daha düşük seviyelerde tutmak zorunda kalıyordu. Abu Dabi yönetimi, özellikle İran, Venezuela ve Libya gibi bazı üyelerin yaptırımlar ve siyasi nedenlerle kota uygulamalarından muaf tutulmasına karşılık, yüksek yatırım yapan ülkelerin üretim sınırlarıyla karşı karşıya kalmasını uzun süredir eleştiriyordu. BAE, ayrıca OAPEC’ten (Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü) çekildiğini de duyurdu.

BAE, 2022’den bu yana milyarlarca dolarlık yatırımla günlük petrol üretim kapasitesini artırırken, OPEC üretim hedefleri nedeniyle fiili üretimini daha düşük seviyelerde tutmak zorunda kalıyordu.
BAE, 2022’den bu yana milyarlarca dolarlık yatırımla günlük petrol üretim kapasitesini artırırken, OPEC üretim hedefleri nedeniyle fiili üretimini daha düşük seviyelerde tutmak zorunda kalıyordu.

BAE kararının arkasında ne var?

BAE, 2025 verilerine göre örgüt içerisinde Suudi Arabistan ve Irak’tan sonra en büyük ihracatçı konumundayken, üretimde ise günlük 3,1 milyon varil ile 4’üncü sırada bulunuyordu. Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Dr. Sohbet Karbuz, BAE’nin 2022 yılından bu yana milyarlarca dolar yatırım yaparak üretim kapasitesini 4,3 milyon varil/günden 4,85 milyon varil/gün seviyesine çıkardığını ve 2027’de 5 milyon varile çıkarmak için çalışmalar yürüttüğünü, ancak OPEC kotaları nedeniyle büyük kısmını kullanamadığını belirtiyor. Suudi Arabistan ile birlikte OPEC atıl kapasitesinin aslan payını elinde tutarken, bazı üyelerin kotadan muaf olmasının BAE tarafından adaletsizlik olarak değerlendirildiğini ifade eden Karbuz, OPEC’ten ayrılma kararının en az petrol kadar önemli olan Körfez’de güç dengelerinin ve jeopolitik eksen kaymasının bir sonucu olduğunu belirtiyor.

Petrol piyasası için bu ayrılışın kısa vadede etkisinin, Hürmüz Boğazı trafiği normale dönmediği sürece sınırlı kalacağını söyleyen Karbuz, geçişlerin normale dönmesinin ardından BAE’nin yedek üretim kapasitesini hızla devreye almasının beklenebileceğini vurguluyor. Bu durumun, özellikle Asya’ya yönelen Orta Doğu petrolü için temel referans kabul edilen Dubai petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini ifade eden Karbuz’a göre, bu nedenle Brent ile Dubai petrolü arasındaki fiyat farklarında da belirgin hareketlilik görülebilir.

BAE’nin kararı OPEC tarihinde bir ilk değil. Daha önce farklı nedenlerle Katar, Angola, Endonezya ve Gabon üyelikten ayrılmıştı. Ancak BAE’nin ayrılması, yıllar içinde güç kaybeden OPEC için daha keskin bir ayrılık anlamına geliyor.

OPEC çok uzun yıllar üye ülkelerin ne miktarda petrol satacağını belirleyerek küresel fiyatlar üzerinde belirleyici oldu. Ancak örgütün küresel petrol piyasaları üzerindeki etkisi, 1970’li yıllara kıyasla belirgin biçimde azalmış durumda.
OPEC çok uzun yıllar üye ülkelerin ne miktarda petrol satacağını belirleyerek küresel fiyatlar üzerinde belirleyici oldu. Ancak örgütün küresel petrol piyasaları üzerindeki etkisi, 1970’li yıllara kıyasla belirgin biçimde azalmış durumda.

OPEC’in geleceği yok

BAE’nin OPEC’ten çıkmasının en büyük nedeni İran’ın gönderdiği füzelerden sonra kendisini petrol örgütünde görmek istememesi. ABD zaten son 25-30 senedir OPEC’in yok olmasını istediği için Kuveyt’i ve Irak’ı bir şekilde dolaylı yoldan kendi yönetiyordu. Bu da OPEC’in yüzde 20’sinin ABD kontrolünde olması anlamına geliyordu. ABD muhtemelen kontrolündeki Venezuela’yı da OPEC’ten çıkartır, geriye bir tek Irak ile Kuveyt’in çıkması kalıyor. Onu da yaptığında OPEC etkisiz bir örgüt hâline gelir. Buradaki mesele Suudi Arabistan olmadan OPEC diye bir örgüt olmaz. Suudi Arabistan, fiyatları kontrol etmek için üretim kotaları ile oynayıp durduğu için ABD’yi rahatsız ediyordu. ABD ayrıca Suudi Arabistan’ın OPEC+ kapsamında Rusya ile yakınlaşmasından da çok rahatsızdı. Bu nedenle Suudi Kralı ABD ile bir trilyon dolar yatırım anlaşması yapmak zorunda kaldı. Özetle ABD, 1974 petrol şokundan bu yana OPEC’in yok edilmesi için çalışıyordu. Bunun için karşısına Uluslararası Enerji Ajansı’nı çıkardı. Kısacası ABD, fiyatların kontrolünü hiçbir şekilde OPEC’e bırakmak istemiyor.

Dr. Cenk Pala - Enerji Uzmanı
Dr. Cenk Pala - Enerji Uzmanı

OPEC artık patron değil

OPEC çok uzun yıllar üye ülkelerin ne miktarda petrol satacağını belirleyerek küresel fiyatlar üzerinde belirleyici oldu. Ancak örgütün küresel petrol piyasaları üzerindeki etkisi, 1970’li yıllara kıyasla belirgin biçimde azalmış durumda. Bunun temel nedeni, örgütün uluslararası petrol arzı içerisindeki payının geçmişe göre daha düşük seviyelere gerilemesi. Aynı zamanda petrolün dünya ekonomisi içindeki stratejik ağırlığı da önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı bir konuma gelmiş bulunuyor. OPEC verilerine göre örgüt, 2025 itibarıyla küresel ham petrol üretiminin yüzde 36,7’sini gerçekleştiriyor; bu oran, 1973 yılında yüzde 52,5 seviyesindeydi. Başka bir ifadeyle, bir dönem dünya petrol üretiminin yarısından fazlasını kontrol eden OPEC’in küresel payı zaman içinde önemli ölçüde azaldı.

Özellikle 1980’lerden itibaren Kuzey Denizi sahaları, Rusya üretimi ve daha sonra ABD kaya petrolü devrimi, OPEC’in küresel petrol piyasasındaki hâkimiyetini aşağıya çekti. Buna rağmen örgüt, uzun yıllar boyunca düşük maliyetli rezervleri ve elindeki yüksek yedek kapasite sayesinde fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam etti. Bu nedenle BAE gibi yüksek üretim kapasitesine sahip bir ülkenin OPEC’ten ayrılması, yalnızca sembolik bir gelişme olarak görülmüyor. Çünkü örgütün küresel üretimdeki payı küçüldükçe, piyasaları yönlendirme kabiliyeti de zayıflıyor.

OPEC’in piyasaları yönetme kabiliyeti azalacak

BAE tam kapasite üretim yapmaya başladığında fiyat savaşı riski artacaktır. Hürmüz Boğazı’nda akış normale döndüğünde BAE’nin yedek kapasitesini hızla devreye sokarak üretimi artırması bekleniyor. Bu durum, belki önümüzdeki birkaç yıl için fiyatlarda negatif etki yaratabilir. Tam kapasiteye çıkılması durumunda diğer üreticilerin rekabetçi tepki vermesi ve potansiyel bir fiyat savaşı riski ortaya çıkabilir. Tabii ki bu gelişmeler OPEC ve OPEC+ üzerinde stratejik sonuçlar yaratacaktır. BAE, OPEC kapasitesinin yaklaşık yüzde 13’ünü, OPEC+ kapasitesinin ise yüzde 9’unu temsil ediyordu. BAE’nin artık OPEC/OPEC+ üretim hedeflerinde yer almayacak olması, grubun küresel üretimdeki payını azaltacak ve piyasaları yönetme kabiliyetini zayıflatacaktır.

Dr. Sohbet Karbuz - Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü
Dr. Sohbet Karbuz - Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü

Pax Energetica çağındayız

İçinde bulunduğumuz dönemi Pax Energetica olarak adlandıran enerji uzmanı Dr. Cenk Pala’ya göre de BAE’nin OPEC’ten ayrılmasının arkasında ABD’nin OPEC’in küresel etkisini azaltma isteği bulunuyor. ABD’nin uzun yıllardır Irak, Kuveyt ve Venezuela gibi ülkeler üzerinde dolaylı etki kurarak OPEC’i zayıflatmaya çalıştığını ifade eden Pala, Suudi Arabistan’ın üretim kapasitesini kullanarak örgütün petrol fiyatlarını kontrol etmesini sağladığını, ancak ABD’nin hem OPEC’in üretim kotalarıyla fiyatları yönlendirmesinden hem de Suudi Arabistan’ın Rusya ile yakınlaşmasından rahatsızlık duyduğunu söyleyen Pala, Washington’un 1974 petrol krizinden beri OPEC’in etkisini kırmaya çalıştığını ve bunun için Uluslararası Enerji Ajansı gibi alternatif yapıları desteklediğini ifade ediyor.

OPEC ham petrol ihracatı 2025 (Milyon Varil/Gün)
OPEC ham petrol ihracatı 2025 (Milyon Varil/Gün)

ABD’nin Irak’ı işgali ile Körfez’e komşu olduğunu, tüm denklemi değiştirerek iklim değişikliği tartışmalarını bir yana bırakarak gidebildiği yere kadar fosil yakıtlar konusunda hâkim olmak istediğini söyleyen Pala, bu nedenle OPEC gibi üretimle oynayıp fiyatları etkileyen ülkeler istemediğini açıklıyor.

Özellikle 1980’lerden itibaren Kuzey Denizi sahaları, Rusya üretimi ve daha sonra ABD kaya petrolü devrimi, OPEC’in küresel petrol piyasasındaki hakimiyetini aşağıya çekti.
Özellikle 1980’lerden itibaren Kuzey Denizi sahaları, Rusya üretimi ve daha sonra ABD kaya petrolü devrimi, OPEC’in küresel petrol piyasasındaki hakimiyetini aşağıya çekti.

“ABD, OPEC bitsin dediğinde, Suudi Arabistan’ın itiraz edecek gücünün olacağını düşünmüyorum. Venezuela, Irak ve Kuveyt’i de çektiğinizde OPEC anlamını yitiriyor. Sadece İran ve Suudi Arabistan’ın olduğu bir örgütün de Batı ile bir iş birliği olamaz. OPEC zaten kurulduğu günden bu yana pek işe yaramayan bir örgüttür. 1960’ta kurulan örgütü 1974 krizine kadar kimse bilmiyordu” şeklinde konuşan Pala, ABD’nin 1974 petrol krizinden faydalandığını da iddia ediyor.

“1973-1974 petrol şoku ABD’nin verimliliğini kaybettiği, Vietnam Savaşı dolayısıyla bütçe açıkları verdiği, altın-dolar standardının çöktüğü, doların hızla değer kaybettiği döneme denk getirildi. Petrol krizini tasarlayan ve yöneten de ABD idi. Fiyatlar artması gerektiği için arttı, çünkü dolar talebi lazımdı. Petrol dolar ile ödendiği için altın-dolar standardı yerine petrol-dolar standardına geçilmiş oldu” diyen Pala’ya göre içinde bulunduğumuz ortamda OPEC’in geleceği yok.

Bu yazının başlığı, yazardan bağımsız olarak editoryal şekilde hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026