Batı için ‘Türk nefreti’ ibadet hükmünde

Hasanali Yıldırım
09:00, 05/04/2026, Pazar
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Batı için ‘Türk nefreti’ ibadet hükmünde
Batı için ‘Türk nefreti’ ibadet hükmünde

Her nevi Frenk’in millî şahsiyeti Türk nefreti üzerine kuruludur. Türk yani Müslüman. Birbirleriyle harbede ede az-çok şekillenen hasletleri kemâl faslına evvelâ Türk korkusuyla erişti; kısa bir vakit sonra da buna Türk nefreti eşlik etmeye başladı. Tuhaftır, onlar bize baktıklarında ‘karafatma’dan beter bir böcek görüyorken bir asırdır biz onlara baktığımızda ‘efendilerimizi’ görüyoruz. Misal alınması lâzım gelen, hürmette kusur edilmeyesi bir nevi insanüstü evsaftaki varlıklar. Bizim gözümüzde Batı ‘yukarıdakilerin en yukarısı’; onların gözündeyse biz, ‘aşağılıkların en aşağısı’. Gel de çık işin içinden.

“Bir doğum kliniğinde biri Alman, biri yahudi, öbürü Türk üç müstakbel baba sabırsızlıkla beklemektedirler. Kapı açılır, hemşire girer, ‘Üçünüzün de birer oğlu oldu beyler’ der. ‘Ne var ki bir yanlışlık eseri olarak bebekleri karıştırdık.’

Alman ‘Bir dakika’ der ‘Ben şimdi kim kimin çocuğu, bulurum.’

İçeri gider, iki dakika sonra sevinçle döner. ‘Buldum’ der. ‘Nasıl buldun?’ diye sorarlar. ‘Heil Hitler, dedim, bebeklerden biri sağ elini kaldırdı. Oğlumu tanıdım. Ben Heil Hitler deyince bebeklerden biri hemen yeri pisletti. O da yahudininki idi. Baktım, üçüncü bebek hemen yerleri temizliyor. O da seninki olacak Türk arkadaş’ der.”

Bu fıkra bir Alman dergisinden iktibas. Aktaran Haldun Taner. Ben de onun Berlin Mektupları isimli, Ankara’da Bilgi Yayınları’ndan Ağustos 1993’te neşredilmiş 2. baskısının 94. sayfasından, bozuk imlâsına ve kırık ifadesine müdahale etmeden iktibas ettim. ‘Germanofon’ bir babanın oğlu hüviyetiyle seneler senesi Almanya’da yaşamış, onların kültürüne vukufiyet kesbetmiş, kimi metinleri karşılıklı tercüme etmiş bu tiyatro adamının hatıratının bir parçası mahiyetindeki mezkûr mektûbât, ekseri hatırat gibi pek kıymetdar. Hangi sayfasında nasıl bir furuatla karşılaşacağınızı tahmin edemezsiniz.

Gelgelelim esas mevzumuz bu değil, Alman fıkrasında saklı mühim bir hakikate temas: Türk nefreti. Almanların nezdinde bütün Avrupalıların ve hatta Batı üstbaşlığı altında toplananların her birinin içlerinde sakladıkları ama dışarı çıkarmak için en ufak bir fırsat kolladıkları bu nefrete biz kör ve sağırız. Kör ve sağır kaldığımız için de lâl.

Silâh arkadaşımız ne kadar arkadaş?

Yukarıda bir kısmını naklettiğim bu yazının neşir tarihi Eylül 1981. Yani silâh arkadaşlığımızın üzerinden yarım asırdan biraz fazla bir vakit geçmiş ama Batılı yegâne ‘dostumuz’, bizi karın tokluğuna çalıştırmaya başlar başlamaz hemen fabrika ayarlarına geri dönerek meşhur Türk nefretini fıkra kılığı altında kusmakta hiçbir beis görmüyor. Silâh arkadaşlarımız böyleyse siz bir de seneler senesi harp ettiğimiz İngiliz’i, Fransız’ı, İtalyan’ı ve kadim İslâm düşmanı İspanya’yı düşününüz. Bunların her birinin artıklarından müteşekkil vaziyetteki Amerika’yı da pekâlâ bu halkaya ekleyebilirsiniz. Hind’de kökten bir müslüman düşmanlığı varken her nevi Frenk’te ve Çin’de bahusus bir Türk nefreti vardır ve her ân ortaya çıkmak için fırsatını bekler.

Daima!

Bazen buradaki gibi basit bir fıkrada karşımıza çıkar bu bitimsiz nefret, bazen de bir beynelmilel içtimada. Fakat ekseri kendi aralarında kafa kafaya verdiklerinde onları birleştiren maya, eskiden Türk korkusuydu, şimdilerdeyse Türk nefreti. Küçültülmüş, aslından koparılmış, şahsiyetsizleştirilmiş, hüviyetsizleştirilmiş, sayısız katliâmdan geçirilmiş ve nihayet bir asırdır esirleştirilmiş ama gene de alınamamış bir hınç. Anlamak zor.

Çocuklarımıza belletmekle mükellefiz: Her nevi Frenk’in milli şahsiyeti, Türk nefreti üzerine kurulu. Türk yani müslüman. Sen istediğin kadar maskara maymun gibi ona benzemeye çalış, bu uğurda kendini rezil et; yetmez. Sen şahsiyetsiz bir zibidi olsan bile deden Müslüman Türk’tü. Onların gözünde kıyamete kadar lânetlisin.

Çünkü Türksün. Türk yani Müslüman.

‘Efendi’ Batı

Asırlar boyunca birbirleriyle harbede ede az-çok şekillenen hasletleri kemâl faslına evvelâ Türk korkusuyla erişti; kısa bir vakit sonra da buna Türk nefreti eşlik etmeye başladı. Tuhaftır, onlar bize baktıklarında karafatmadan beter bir böcek görüyorken bir asırdır biz onlara baktığımızda efendilerimizi görüyoruz. Misal alınması lâzım gelen, hürmette kusur edilmeyesi bir nevi insanüstü evsaftaki varlıklar. Bizim gözümüzde Batı yukarıdakilerin en yukarısı; onların gözündeyse biz, aşağılıkların en aşağısı. Gel de çık işin içinden.

Bu zilleti Cumhuriyet’e borçluyuz. Ondan evvel her nevi Frenk gâvuruyla dövüştük de dövüştük. Gün geldi zafer kazandık, gün geldi mağlûp olduk. Ama daima başa baş dişe diş mücadele ettik. Gelgelelim kuruluşunun üzerinden çeyrek asır geçmeden öylesine merhametsizce çaldılar ki insanımızın bütün yerüstü ve yer altı zenginliklerini, gariban insanımız ekmek parasını kazanmak için sahiden de gâvura muhtaç hâle getirildi.

Batı bizden her daim nefret etti. Başdüşmanımız İngilizler de, silâh arkadaşımız Almanlar da. Onlarla temasa geçtiğimiz ilk ânlardan son devirlere kadar asırlar boyu korktuğu için nefret etti; şimdi de maymuna çevirdiği için, tiksine tiksine nefret ediyor.

Biz bu rezil gaflet uykusunu sürdürsek de böyle bu, uyansak da. Bizim zıddımıza Frenk zihni bizatihi var olamaz; kendini ihsas ve idrak için muhakkak bir yekdiğerine ihtiyaç hisseder. İşte o ‘öteki’ biziz. Zaman zaman kendi aralarında da birbirlerini öteki ilân ettikleri vâki ama biz, ilk günden itibaren daima birinci, şaşmaz ve değişmez ötekiyiz.

Türk nefreti ibadeti

Fırsat buldukça bizi aşağılamaktan çekinmezler. Fırsat çıkmadığındaysa o fırsatı arar, bulur ve pundunu denk getirince bize nefretlerini, kinlerini ve intikam hislerini dışa vurmakta beis görmezler. Batı için Türk nefreti ibadet hükmünde.

Gelgelelim bizim için Batı hâlen daha muasır medeniyet seviyesinin ta kendisi. Hâlbuki bizzat kendileri, gene o iç hesaplaşmaları icabı birbirlerini ifşa etmekten geri durmuyor da buzdağının ucunun ucu mesabesindeki Epstein Dosyaları’nın sansürlenmiş bir vaziyette neşredilen kısımlarından hareketle bunların ne kadar sapkın, vahşi, hain, gaddar, zalim, merhametsiz ve sapık olduklarını bir kere daha görüyoruz. Elbette üç vakte kadar unutmak kaydıyla. Sonra gene gelsin muasır medeniyet seviyesi masalları.

Hani biz A...h’ın yeryüzündeki askerleriydik. Hani askerlikte misliyle mukabele etmek diye bir hak vardı. Hakkın da ötesinde, bu bir emirdi bizim için. İyi ama niye bizim müfredatımızda yatıp kalkıp Batılı yalakalığı var da misliyle mukabele etmiyoruz? İnsanımızın gözünde her nevi Avrupalı niçin hâlâ gizli bir mübareklik haresiyle çevrili? Niçin her nevi Batılı, memleketimizde, geçen asırda Afrika’da rastlanılan tarzda bir hürmete lâyık görülüyor? Dünyanın bizden başka hangi memleketinde, o memlekette yaşamayan insanların lisanıyla ikaz ve ihtar levhaları veya izah yazıları yer almakta? Sakın ha ‘turizim-murizim’ palavralarını sıralamaya kalkmayın. Envai çeşit Gâvuristan’a bizden daha az turist gittiği için mi onlar böyle kendilerini aşağılamıyorlar?

Her sahada silkinmemiz ve dostu-düşmanı yeniden tayin ve tespit etmemiz şart.

Acilen!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026