Mehmet Dinç: Sosyal medya şiddeti içeriğe dönüştürüyor

Eray Sarıçam
10:00, 18/06/2026, Perşembe
CategoryCins
Cins Dergi
Mehmet Dinç: Sosyal medya şiddeti içeriğe dönüştürüyor
Şiddetin, insanın iç dünyasında açtığı yıkım “görünmez” oluyor.

Doç. Dr. Mehmet Dinç ile kötülüğün estetize edilmesini, şiddetin cazibesini, genç faillerin “hikâye” arayışını ve sosyal medyanın tüm bu süreci nasıl hızlandırdığını konuştuk...

“Kötülük”ün estetik bir dil içinde sunulması sinemada, edebiyatta, sosyal medyada neyi görünmez neyi görünür kılar?

Konuyla ilgili yapılan çalışmalar bize şunu söylüyor: Medya artık şiddeti sadece göstermiyor, onu “izlenebilir”, hatta bazen “çekici” hâle getiriyor. Bu çok kritik bir kırılma. Eskiden şiddet “rahatsız edici”ydi. Şimdi ise çoğu zaman “akıcı”, “sürükleyici”, “etkileyici” bir içerik. Burada çok önemli bir noktayı kaybetmemek lazım: Şiddetin, insanın iç dünyasında açtığı yıkım “görünmez” oluyor. Biz sadece sonucu görüyoruz: Patlama, kavga, saldırı… Ama o noktaya gelene kadar bir insanın içinde oluşan şeyler: Yalnızlık, değersizlik, ihmal, travma… Bunları ise göremiyoruz. Yani kötülük bir “hikâye”ye dönüşüyor, ama insanî gerçekliğini kaybediyor.

Kötülük mü, dikkat çekiyor. Kötülüğün hikâyesi mi?

Şunu net söyleyeyim: İnsan kötülüğü sevmez ama insan güçlü hissetmeyi sever. Araştırmalar şunu gösteriyor: İnsanlar özellikle kendilerini değersiz, etkisiz hissettiklerinde, şiddet içeren içeriklere daha fazla yöneliyor. Çünkü bu içerikler bir tür güç ve kontrol illüzyonu veriyor. Burada cazip olan şey kötülük değil; “Ben de etkiliyim, ben de bir şey yapabilirim” hissi. Bu yüzden “kötülüğün cazibesi” dediğimiz şey aslında anlam, güç ve görünürlük açlığının yanlış bir karşılığıdır.

Genç failler söz konusu olduğunda, kendilerini bir “hikâyenin kahramanı” gibi kurma eğilimi ne kadar belirleyici?

Bu, ergenliğin en temel meselesi: “Ben kimim?” Eğer bir genç; değer görmüyorsa, başarılı hissetmiyorsa, bir yere ait değilse o zaman zihin bir yol bulur. Ve çoğu zaman bu yol şudur: “Hiç değilse dikkat çeken biri olayım.” Bazı araştırmalar, gençlerde öfke ve şiddet eğiliminin medya ve çevresel faktörlerle birlikte arttığını gösteriyor. Ama mesele sadece medya değil. Asıl mesele şu: Gençler, kendine bir hikâye yazmak zorunda. Bir genç, eğer sağlıklı bir hikâye bulamazsa, maalesef bazen “karanlık bir hikâyenin kahramanı” oluyor.

Sosyal medyada dolaşan görüntüler ve anlatılar, bu estetizasyonu hızlandırıyor mu?

Evet, hem de ciddi şekilde. Çünkü sosyal medya: Hızlı, yoğun, duyguyu abartan ve sürekli tekrar eden bir yapı. Özellikle bazı çalışmalar şunu gösteriyor: Şiddetin yoğun yaşandığı toplumların sosyal medyalarında duyarsızlaşma oluşuyor. Yani insan şiddeti gördükçe bundan daha az etkileniyor, şiddeti daha normal karşılıyor, hatta bazen de şiddeti paylaşılabilir bir içerik gibi görüyor. Bu çok tehlikeli bir eşik. Çünkü o noktadan sonra şiddet: Bir “olay” olmaktan çıkıp bir “içerik” hâline geliyor.

Akran zorbalığı, dışlanma, aşağılanma gibi deneyimler şiddete nasıl evriliyor? Ayrıca aile yapısı ve duygusal ihmal ne kadar belirleyici?

Bunu çok sade anlatayım. Bir çocuk düşünün; sürekli aşağılanıyor, dışlanıyor, görülmüyor. Bu çocukta üç duygu birikir: Utanç, öfke, yalnızlık. Bu duygular ifade edilmezse ne olur? İçeride büyür. Ve bir noktadan sonra şuna dönüşür: “Ben de can yakacağım.” İşte bu noktada aile çok kritik. Duygusal ihmal yaşayan çocuklar, kendilerini ifade etmeyi öğrenemezler. O zaman şunu öğrenirler: “Duygular konuşarak değil, davranarak ifade edilir.” Ve maalesef bu davranış bazen şiddet olur.

Medyada failin kimliğinin sürekli dolaşıma sokulması (isim, fotoğraf vs.) taklit davranışları tetikler mi?

Evet, bu konuda ciddi bir literatür var. İnsan özellikle belirsiz kimlik dönemlerinde (ergenlik gibi), rol modelleri taklit eder. Ve şunu unutmayalım: İnsanlar çoğu zaman iyi olanı değil, görünür olanı taklit eder. Fail sürekli konuşuluyorsa ismi, hikâyesi, görüntüsü o kişi istemeden de olsa bir “figür” hâline gelir. Bu da özellikle kırılgan gençler için: “Ben de böyle görünür olabilirim” düşüncesini tetikleyebilir.

Kötülüğü anlamaya çalışmak, onu meşrulaştırma riskini taşır mı?

Burada çok ince bir çizgi var. Anlamak zorundayız. Çünkü anlamazsak önleyemeyiz. Ama şunu karıştırmamak lazım: Anlamak, hak vermek değildir. Kötülüğün arkasındaki psikolojiyi görmek, onu mazur göstermek değildir. Tam tersine: Gerçek mücadele, ancak anlayarak başlar.

Herkes belirli koşullarda şiddet uygulayabilecek bir potansiyele sahip midir?

Bu soruya romantik cevap veremeyiz. Evet, insanın içinde öfke var, saldırganlık var. Ama bu potansiyel herkeste aynı şekilde ortaya çıkmaz. Çünkü insanı belirleyen şey: Değerleri, bağları, hayattaki anlamı, duygularını ifade edebilme kapasitesi. Şunu çok net söyleyebiliriz: “İnsan tek başına kaldıkça risk artar, bağ kurdukça, anlaşıldıkça risk azalır.” Aslında bütün bu soruların merkezinde şu var: Kötülük çoğu zaman dışarıdan güçlü görünür. Ama yakından baktığınızda şunu görürsünüz: Kötülük, çoğu zaman görülmemiş bir insanın çığlığıdır. Ve bu çığlığı bastırmakla değil, onu duymakla çözebiliriz.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026