Türkiye, yeni dünya düzeninde en şanslı ülkelerden biri

Ortaya konulan bilimsel bulgular ışığında; Amy Eskridge’in ancak nadir toprak elementleri kullanarak elde edilecek olan YBCO seramiğiyle “anti-yerçekimi etkisini azaltma, iptal etme veya buna karşı koruma sağlamayı” hedefleyen çalışmaları ülkemiz açısından da son derece önemlidir. Bu çalışma, “anti-yerçekimi çağı”nı başlatabilecek ölçüde devrim niteliği taşırken, Çin ile Türkiye’ye maddî ve stratejik açıdan tartışmasız bir üstünlük getirecektir.
Önümüzdeki günlerde ABD’de 2022 yılında intihar sonucu hayatını kaybettiği resmi olarak kayıtlara geçen fizikçi Amy Catherine Eskridge’in ölümü, kamuoyunu yeniden yakından ilgilendirecek. Aradan dört yıl geçtikten sonra, Eskridge gibi bazı bilim insanlarının akıbeti, Beyaz Saray’da yapılan bir toplantıda gündeme geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Hiçbir taş yerinde kalmayacak” ifadesini kullanarak konuya ilişkin açıklama yaptı.
ABD’deki Eskridge “cinayeti”, Türkiye’de 2007 yılında elim bir uçak kazasında hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık’ı ve onun toryum madeni ile Türkiye’nin enerji bağımsızlığı çalışmalarını akla getirdi.
Tabii ki kamuoyu tarafından cinayet olarak görülen bu şüpheli ölümler arasında, Engin Arık gibi daha birçok bilim insanı ve çalışanlarımız var.
Açıkça ülkelerin kendi madenlerine sahip olması, onu işlemesi ve ekonomiye kazandırması istenmiyor. Türkiye de bu açıdan markaja alınmış ülkelerin başında geliyor. Türkiye’nin sahip olduğu yaklaşık 790.000 - 844.000 ton toryum rezervi ile Hindistan'ın ardından dünyada 2. sırada yer aldığı bu maden geleceğin nükleer yakıtı olarak görülürken, enerji bağımsızlığı için de en kritik stratejik kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor. Aynı durum, Nadir Toprak Elementler (NTE) için de geçerlidir; hatta bu alanda Türkiye’nin konumu daha da öne çıkıyor.

Nadir toprak elementi deyince...
Nadir Toprak Elementleri (NTE'ler) ve YPCO; özellikle elektrikli araçlar olmak üzere modern teknoloji için kritik olan metalik elementler grubudur. Bu özel metaller, güçlü ve verimli elektrik motorları ile diğer mühim elektrikli araç bileşenlerinin oluşturulmasında kritik rol oynar. Elektrikli araçlar için en önemli NTE’ler arasında neodimyum, praseodimyum, disprosyum ve terbiyum yer alır.
Nadir Toprak Elementleri YBCO’nun ana bileşeni olan itriyum, doğrudan NTE’lerden geldiği için bu ikili, Türkiye gibi rezerv zengini ülkeler için stratejik bir avantaj yaratıyor.
● Elektrikli binek otomobiller (Tesla, BYD, Toyota hibritleri).
● Elektrikli kamyonlar ve otobüsler.
● Hibrit araçlar (içten yanmalı + elektrikli motor kombinasyonu).
● Savunma araçları (elektrikli askeri araçlar, drone motorları).
● Yakıtsız uçan araçlar – Atmosfer, uzay ve su altı için.
● Hipersonik/süpersonik araçlar – Roketsiz, sessiz, yakıt bağımsız itiş.
● Anti-yerçekimi tahrikli uzay araçları veya dronlar.
NTE ve YBCO ikilisi bugün elektrikli araç motorları ve Maglev gibi müşahhas teknolojileri besliyor; yarın ise süper verimli veya reaksiyonsuz itişli araçları mümkün kılabilir. Türkiye’nin rezervleri bu alanda “oyun değiştirici” potansiyel taşıyor.
Eğer YBCO gravity mod ölçeklenirse, “anti-yerçekimi çağı” araçları (uçan araçlar, yakıtsız tahrik) Türkiye’yi Çin’le birlikte stratejik lider yapar. Toryum-NTE kompleks rezervleri bu zinciri güçlendirir.
Beraberinde maliyet düşüşü, enerji bağımsızlığı, savunma (hipersonik araçlar), “yeşil dönüşüm” sağlar.

Türkiye toryum zengini
Türkiye'deki toryum yatakları genellikle Nadir Toprak Elementleri ile kompleks bir yapıda bulunuyor.
Eskişehir (Sivrihisar-Beylikova) Türkiye'nin en mühim ve en büyük toryum yatağı. Bu bölge aynı zamanda Çin'deki Bayan Obo sahasından sonra 694 milyon ton cevher rezerviyle dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi sahası olarak kabul ediliyor.
Eti Maden tarafından 2023’te Beylikova’da devreye alınan pilot tesiste Ar-Ge ve test çalışmaları sürdürülmekte. Türkiye’de henüz ticârî ölçekte NTE üretimi yapılmamakta ancak pilot çalışmalarla teknoloji geliştirilmekte.
Hükümet, NTE konusunu “millî menfaat” çerçevesinde ele almakta ve herhangi bir ülkeye maden ruhsatı veya ham cevher satışı yerine, yalnızca katma değerli ürüne dönüştürülerek yerli teknolojiyle üretim yapmayı hedeflemekte. Amaç, dünyada ilk 5 üretici arasına girmektir.
Az bilinen YBCO seramiği
Amy Eskridge de yerçekimi modifikasyonu ve kısaca, “YBCO” adı verilen yüksek sıcaklık süperiletken seramik diskler üzerinde çalıştığı bilinen araştırmacılardandı. Bu çalışmalarının üretime geçmesi halinde en çok fayda sağlayacak ülkeler arasında Çin ve Türkiye’nin öne çıkacağı değerlendirilmektedir.
● Y = Yttrium (İtriyum - Nadir Toprak Elementi)
● Ba = Barium
● Cu = Bakır
● O = Oksijen
Amy Eskridge’in ölümüyle ilgili tartışmalarda sıkça dile getirilen husus, YBCO disklerinin en kritik bileşeni olan itriyumun nadir toprak elementlerinden elde edilmesidir. Bu teknolojinin olgunlaşması halinde fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerini büyük ölçüde değiştirebileceği, hatta bazı yorumlara göre “yenidünya düzeninin itici gücü” olabileceği ifade edilmektedir.
Ayrıca Podkletnov’un meşhur “dönen YBCO disk” deneylerine benzer şekilde, yüksek voltajlı kısa elektrik darbeleriyle disklerin döndürülmesi ve yerçekimi etkisinde değişiklik yaratılması hedeflenmiştir. İtriyum (Yttrium), periyodik tabloda atom numarası 39 olan, gümüşi beyaz renkli bir geçiş metalidir. Lantanitlere benzer kimyevî özellikleri nedeniyle nadir toprak elementleri sınıfında yer alır. Modern teknolojide “vitamin” görevi görür: LED ışıklar, ekranlar, YAG lazerleri, yüksek sıcaklığa dayanıklı seramikler (YSZ), yakıt hücreleri ve tıpta Y-90 izotopuyla kanser tedavisi gibi alanlarda kullanılır.
Çin, itriyumu genellikle tek başına satmak yerine hazır YBCO disk, mıknatıs ve komple sistem olarak paketleyerek pazarlamayı tercih etmektedir.
Türkiye'de durum ne minvalde?
Yaptığımız araştırmaya göre Türkiye’de Amy Eskridge’in çalışmaları veya “YBCO diskleriyle yerçekimi modifikasyonu” konusunda akademik makale, tez ya da resmi çalışma bulunmamaktadır. Konu, Türk akademisinde neredeyse hiç ele alınmamış.
YBCO süperiletkenler üzerine ise malzeme bilimi, manyetik levitasyon, manyetik ray sistemleri ve ince film üretimi alanlarında bazı tez ve makaleler mevcut. Ancak bunlar klasik süperiletkenlik araştırmalarıdır ve “anti-yerçekimi” veya gravity modification gibi iddialarla bağlantılı değil.
Eğer bu teknoloji yaygınlaşırsa, yakıtsız itiş sistemleri sayesinde roketler, uçaklar, hatta uçan araçlar ve uzay taşıtları için devrim niteliğinde değişimler öngörülmektedir. Askeri alanda da hipersonik ve ötesi hızlara ulaşan, sessiz ve yakıt bağımsız sistemlerin önü açılabilir. Bazı yorumcular bu dönemi “Anti-Yerçekimi Çağı” olarak nitelendirmekte.
Nadir toprak elementlerini kullanan Amy Eskridge, YBCO seramiğiyle yerçekimi etkisini azaltma veya kontrol etmeyi hedefleyen öncü araştırmacılardan biriydi. Bu tür teknolojilerin olgunlaşması halinde, fosil yakıt çağının yerini yenilenebilir ve ileri teknolojilere dayalı bir düzene bırakması beklenmekte.
Yenidünya düzeninde çağın adı: "Anti-Yerçekimi Çağı" olacak
Ortaya konulan bilimsel bulgular ışığında; Amy Eskridge’in ancak nadir toprak elementleri kullanarak elde edilecek olan YBCO seramiğiyle “anti-yerçekimi etkisini azaltma, iptal etme veya buna karşı koruma sağlamayı” hedefleyen çalışmaları ülkemiz açısından son derece önemlidir. Bu çalışma, “anti-yerçekimi çağı”nı başlatabilecek ölçüde devrim niteliği taşırken, Çin ile Türkiye’ye maddi ve stratejik açıdan tartışmasız bir üstünlük getirecektir. Yenilenebilir enerji alanında yaşanabilecek bu dönüşümle birlikte, fosil yakıt çağının hızla sona ermesi ve dünyanın; enerji, ulaşım ve askeri güç dengeleri bakımından yeni bir düzene evrilmesi de beklenmektedir.
Teknolojinin katlanarak gelişmesiyle YBCO seramiğinin günlük hayata girmesi, yeni bir dünya düzeninin kapılarını aralayacaktır. Bu vesileyle Türkiye’de de nadir toprak elementleri ve toryum kaynaklarına dikkat çekmek önem arz etmektedir. Çünkü Türkiye, gerek toryum gerekse nadir toprak elementlerinin yani ikisinin bir arada bulunduğu tek ülke.
Eğer bu iki stratejik maden dünyada yeni bir çağ başlatacak kadar etkili olacaksa ki olacağı muhakkak, bu madenleri koruma ve teknolojiye dönüştürme konusu ancak halkı bilinçlendirerek olur.
Trump’ın, bilim insanlarının ölümleriyle ilgili soruşturma açılacağını açıklamasıyla birlikte -ister soruşturma derinleşsin ister sınırlı kalsın- “YBCO seramiği ve anti-yerçekimi çağı” tartışmaları daha görünür hale gelecektir.
Yenidünya düzeni Türkiye'siz olmaz
Son olarak; Engin Arık ve Amy Eskridge gibi bilim insanlarının ölümleriyle ilgili sorular kamuoyunda önemini korumaktadır. Bu hâdiselerin arka planına dair farklı değerlendirmeler yapılmakta; dünya güç dengeleriyle ilişkili muhtemel bağlantılar da tartışılmaktadır. Dünya sisteminde siyonistler gibi belirleyici aktörlerin, mevcut düzeni etkileyebilecek gelişmelere karşı nasıl pozisyon aldığı giderek daha fazla gündeme gelmekte ve bilinmektedir. Öte yandan siyonist israilin Gazze, Lübnan ve son olarak İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki ve dünyadaki dengeleri yeniden farklı pencerelerden tartışmaya açmıştır. Toplumlar da bu gelişmelere karşı, daha dikkatli ve sorgulayıcı bir tutum geliştirmek durumunda kalmıştır.
Türkiye bu bağlamda, toryum, bor ve nadir toprak elementleri rezervleriyle olağanüstü bir jeolojik avantaja sahiptir. Tek sorun, bu alanda yerli teknolojiyi geliştirirken, nitelikli bilim adamı yetiştirmek ve onları korumaktır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.