Azrail'in Vilâyetine Yolculuk sonrası başkalaşmak

İranlı düşünür Celâl Âl-i Ahmed imzalı "Azrail'in Vilâyetine Yolculuk" isimli eserde, bir "Acem"in sosyalist düşünceyle başlayan hayatının, yaptığı İsrail gezisi ile farklı bir yöne evrilmesi konu ediliyor. Kitabın isminin "Azrail'in Vilâyetine Yolculuk" olması, yazarın İsrail'i bir devlet olarak tanımaktan ziyade, bir vilayet olarak görmesinden kaynaklanıyor.

Celâl Âl-i Ahmed, Türkçede fazla eseri olmayan bir düşünür, ama bu kitapla birlikte daha çok eserini raflarda görmek istiyorum. Ahmed'in İran sosyalist partisinde başlayan politik yaşamı, İsrail gezisinden sonra hem "Doğulu" olmanın farkına varmasını sağlamış hem de içinde bulunduğu politik ortamın siyonizmle nasıl benzerlik taşıyabileceğini görmesine vesile olmuş. Bulunduğu sosyalist ortamın ve dönemin Sovyetler modelinin onu cezbetmesi ailesiyle arasının açılmasına da sebep olmuş. Babasının onu medreseye göndermesinden sonra dönemin atmosferine kapılan Ahmed, çeşitli kitaplar okumuş, çevirmiş, yayınlamış ve bu sebepten pek çok sıkıntı çekmiş.


- Kitaba tekrar dönecek olursak, isminin "Azrail'in Vilâyetine Yolculuk" olması, yazarın İsrail'i bir devlet olarak tanımaktan ziyade, bir vilayet olarak görmesinden kaynaklanıyor.

- Ali Ahmed, kitabında yer yer "vaad edilme" meselesine de alaycı bir dille yaklaşıyor: "Vaat edilmiş topraklara yerleşmek" hezeyanıyla asırlarca pek çok sefalete katlanmış, sürgün edilmiş bir millet düşünün.
Sayelerinde emellerine yaklaştıkları Ben Gurion (İsrail’in ilk başbakanı) gibi günümüz siyasileri onların gözlerinde tabiri caizse peygamberler kadar kutsaldır. Ve yeni kutsal varisler, bu küçücük toprak parçasına sığdırmak için, New York ve dünyanın dört bir tarafına dağılmış milyonlarca Yahudiyi (aslında o kadar da vaat edilmemiş) bu topraklara davet etmektedir.”

İsrail gezisinden sonra düşünceleri ciddi ölçüde değişen Celâl Âl-i Ahmed 'in şu sözleri onun bu seyahatten nasıl etkilendiğine iyi bir örnektir:
2. Dünya savaşında ‘Dachau’ ve ‘Buchenwald’ toplama kamplarında Batılı faşistlerin fırınlarda yaktığı Yahudilerin günahının kefaretini neden ben ‘Doğulu’ ödüyorum. Üstelik Batı’nın İsrail için yaptığı jestin faturasını ödemem de cabası.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.