Geçmişi evi yapanlar

Mahmut Sami Yıldız
08:40, 07/09/2020, Pazartesi
CategoryPost Öykü
Post Öykü
Geçmişi evi yapanlar
Elif Hümeyra Aydın'ın söz konusu öyküleri için biçilmiş kaftan olan nevrotik anlatımı kullanma becerisi ise takdire şayan.

Bilinç gelişimi sürecinin temel basamaklarından olan anacıl eylemde meydana gelen aksaklıklar, Elif Hümeyra Aydın öykülerinin asıl dinamikleri olarak dikkat çekiyor.


Geçmiş balçığına saplanıp kalmak, toplum nezdinde sorunlu görülen tüm bireylerin ortak noktasıdır. Tıpkı bir araba gibi ne kadar zorlasalar, çabalasalar, gaza yüklenseler de çaresizce patinaj çekerler o balçıkta. Değil kurtulmak, bir adım ileri gitmek bile imkansızdır çoğu zaman. Geçtiğimiz ekim ayında
Dergâh Yayınları’ndan çıkan Doğum Lekesi adlı ilk öykü kitabıyla Elif Hümeyra Aydın’ın da
üstüne eğildiği temel konuların başında bu imkansızlık hâli geliyor. Öykülerini anlattığı karakterlerin geçmişlerinden şimdiye bir ip geren yazar, yaşam denen bu ipte bir cambaz misali yürüyen insanların dengelerini kaybettiği anlara odaklanıyor. Hiçbir sarsıntının tek bir anda sınırlı kalmayışını, ipin tamamına titreşimler yayarak cambazı sürekli olarak düşmenin eşiğine getirişini anlatıyor.
Bilinç gelişimi sürecinin temel basamaklarından olan anacıl eylemde meydana gelen aksaklıklar,
Elif Hümeyra Aydın
öykülerinin asıl dinamikleri olarak dikkat çekiyor. Anacıl eylem, çocukluk çağındaki bireyin her yönden muhtaç olduğu annesine yönelişini tanımlarken bu dönemde oluşan travmalar ilerleyen yıllarda bağlanma sorunlarına sebep olabiliyor.
“Kesik Süt Tadı”
adlı kitabın açılış öyküsünde yazar, tam da bunu hikâyeleştiriyor. Bebekliğinde emzirilmeyen, çocukluğunda ilgi görmemiş karakterin söylediği
“Dünya, memelerini senden kaçıran bir anneymiş.”
cümlesi, içinden çıkamadığı bu durumu tastamam özetliyor aslında. Kitabın büyük kısmı, geçmişi kütüphanesi değil de –zorunlu olarak evi yapanların hikâyelerinden oluşuyor.

“Terzisi Meçhul”
adlı öyküde geçen şu cümle ise geçmişteki zorunlu ikametin sebebini oldukça açık bir şekilde ifade ediyor:
“Bir çocuk evde anlayamadığı bir nedenden ötürü devamlı kederli bir anneyle yaşıyorsa, evden çıktığı an mahallelinin gözlerindeki soru işaretleri yüzüne yüzüne batıyorsa ve akranları tarafından en iyi ihtimalle dışlanıyorsa; çocukluk onun kumaşında geri dönüşsüz bir işlemdir.”
Doğum Lekesi’ndeki
bütün öykülerini kadın kahramanlar üzerinden anlatan yazar, böylelikle cinsiyeti, geçmişi, yaşadığı sosyal çevresi ne olursa olsun her bir okurunu en azından bir kitap müddetince dünyaya kadınların gözünden bakmaya davet ediyor. Denilebilir ki; uçurumun kıyısına kadar gelmiş, şairin deyişiyle topukları boşluğun avcundaki kadınları anlatarak üzerindeki yükü paylaşmaya çabalıyor.
Elif Hümeyra Aydın’ın
öykülerinde gözden kaçmayan bir diğer nokta ise tahkiyenin geri plana atılmış olması. Fakat bunun bir eksiklik yahut zayıflık değil, bilinçli bir tercih olduğunu da belirtmek gerek. Zira yazarın, karakterlerin eylemlerinden ziyade bilinç ve duygu durumlarını anlatmayı öncelediği açıkça hissedilebiliyor.

Yazarın söz konusu öyküler için biçilmiş kaftan olan nevrotik anlatımı kullanma becerisi ise takdire şayan. Tabii bunda almış olduğu psikoloji öğreniminin payı büyük olsa gerek. Ayrıca, öyküde ele alınan konulara hakimiyetin getirdiği ve birçok öykücünün farkında olmaksızın düştüğü bilgi gösterişi çukurundan sakınabilmiş olması da büyük bir başarı. Hareketin asgari düzeyde olduğu öykülerde okuyucunun sıkılmadan metni bitirmesini sağlamak oldukça zordur.


Elif Hümeyra Aydın
ise duru
Türkçesi
ve saat gibi tıkır tıkır akan ritmiyle öykülerini bir çırpıda okutabilmek konusunda epey maharetli. Sade dil kullanımı okumayı kolaylaştırıyor olsa da içerikteki anlam derinliği, öykünün aynı kolaylıkla sindirilebilmesine imkan vermiyor. Peki günbegün balçığa biraz daha gömülmeyi, cambazın ayağının altındaki şiddeti durmaksızın artan zelzeleyi, çocukluk zindanındaki hücrenin her geçen yıl daralıp bütün bir ömrü boğmasını, doğumla birlikte ruha çalınan lekenin büyümesini engellemenin bir yolu yok mu? Arayanlar için bu soruların cevabı
“Uluma”
adlı öyküde gizleniyor aslında:
“Yapma, bunların hepsi şişirilmiş acılar, kendinde bir gelecek göremeyenlerin koşup geçmişe sarılması, yalayıp yalayıp o yarayı büyütmesi, başka bir şey değil.”
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026