Tarihin en sıra dışı satranç müsabakası: Taş yerine insan kullandılar

Bu satranç hepsinden farklı çünkü taşlarla değil insanlarla oynanıyor; 1924 yılında Sovyetler Birliği'nde gerçek askerler, süvariler ve toplarla kurulan devasa oyun, tarih sayfalarına unutulmaz bir görsel şov olarak kazındı.
Bu satranç hepsinden farklı çünkü taşlarla değil insanlarla oynanıyor. Kronometreler 20 Temmuz 1924 tarihini gösterdiğinde, Leningrad’daki devasa Saray Meydanı benzeri görülmemiş bir zeka ve güç gösterisine sahne oldu. Sovyet yönetimi, satrancı kitlelere yaymak ve halka moral aşılamak amacıyla tarihin en büyük canlı satranç organizasyonlarından birine imza attı. Tebeşirlerle çizilen devasa karelerin üzerinde bu kez tahta parçaları değil, kanlı canlı insanlar yer alıyordu.
Askerler meydanda
Karşılaşmanın iki cephesi, Sovyet askerlerinden kurulmuştu. Beyaz taşları Kızıl Donanma’nın denizcileri gururla temsil ederken, siyah taşların ardında Kızıl Ordu’nun piyadeleri dizilmişti. Görsel ihtişamı artırmak için hiçbir masraftan kaçınılmamıştı; at rollerinde gerçek süvari atları şahlanıyor, kale rolünü ise dönemin küçük sahra topları üstleniyordu. En dikkat çekici hamleleri ise çapraz adımlarla ilerlerken taklalar atan özel eğitimli jimnastikçi filler yapıyordu.
Telefon hatları
Meydandaki bu devasa ordunun arkasında ise dönemin iki büyük satranç ustası Peter Romanovsky ve Ilya Rabinovich vardı. Ustalar, hamlelerini meydanda değil, sessiz bir köşede oturarak telefon hatları aracılığıyla oyun alanına iletiyordu. Ustaların fısıldadığı her strateji, meydandaki devasa taşların hareketiyle hayat buluyordu. Yaklaşık 8.000 seyircinin nefesini tutarak izlediği bu devasa mücadelede elenen taşlar, batı efsanelerinin iddia ettiğinin aksine infaz edilmedi, sadece centilmence oyun alanının dışına davet edildi. Tam 5 saat süren bu görkemli şov, iki ustanın yeni bir hamlede uzlaşamaması üzerine dostça bir beraberlikle noktalandı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.