Amerika Birleşik Devletleri İsrail'i niçin koruyor?

Firdevs Yiğit
11:00, 21/12/2024, Cumartesi
CategoryMecra
Diğer
Amerika Birleşik Devletleri İsrail'i niçin koruyor?
1928’de Philadelphia’da doğan ​Noam Chomsky, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde Amerikan yapısalcı dil biliminin temellerini attı. Vietnam Savaşı'ndan, yani altmış yıldan bu yana, yoğun bir şekilde anti militarist kimliğini korumayı sürdürüyor. Yayımlanan çok sayıda kitabın yanı sıra Amerika’nın dış politikası üzerine makaleleri ve medya yayınları bulunmaktadır.

İsrail gibi küçük bir ülke altmış yılı aşkın süredir yabancı toprakları yasa dışı yollarla işgal edip, düzinelerce BM kararını çiğneyerek, uluslararası hukuku ihlal ettiği halde en ufak bir cezaya çarptırılmamayı nasıl oldu da başardı? Yoksa çok güçlü bir "hamisi" mi var? BM’nin böyle davranmaktaki niyeti ne? Ve dahası, İsrail-ABD ilişkisinde kim efendi, kim köle?Fransızcadan çeviri: Firdevs Yiğit


Amerika Birleşik Devletleri İsrail’i her zaman destekledi mi?

ABD
, İsrail’i genellikle destekledi, fakat her zaman değil. Misal, herkesçe bilindiği üzere, 1956 yılında
Başkan Eisenhower,
İsrail’in
Sina Yarımadası’ndan
zorla geri çekilmesini sağladı.
1967
’deyse aralarından su sızmaz oldu. Özellikle de Laik Arap nasyonalizminin başlıca odak noktası ve aynı zamanda ortak düşmanları
Cemal Abdünnasır’ın
ortadan kaldırılmasına yardım ederek
Suudi Araplara ve ABD’ye
birinci sınıf bir hizmet(!) sunduğunda.

Peki, ABD hangi gerekçelerle destekliyor İsrail’i?

  • 1967 yılından itibaren Amerikan hükümeti İsrail’i “stratejik bir yatırım” olarak değerlendirdi. Başkan Nixon yönetimi için İsrail, Türkiye ve İran ile bir “mahalle karakolu” haline gelmişti. Her üçü de petrol üreticisi olan Arap diktatörlerini korumak ve desteklemekle görevlendirildi
(ç.n. Çevre İttifakı, 50’ler).
Bir Londra Ofisi
bulunmakla birlikte bu yerel karakolun kontrol merkezi
Washington’daydı
.

Ayrıca
İran şahının 1979’daki devrilişiyle
birlikte
İsrail
’in rolü ve önemi büyüdü. O zamandan itibaren
İsrail
,
Amerikan Kongresi
’nin kısıtlamalarına karşı
ABD
yönetiminin
Guatemala
,
Güney Afrika
ve diğer bazı başka yerlerdeki planlarının gerçekleşmesine de yardım etti, diye düşünüyorum.

İsrail, ileri teknoloji endüstrisiyle zengin bir ülke, bu özelliğiyle ortağı Amerika ile de yakın ilişkisini derinleştiriyor (özellikle savunma sanayisinde, fakat yalnızca bununla sınırlı değil tabii). Aynı zamanda Amerika’nın ileri teknoloji yatırımları için de merkez haline geliyor. Sadece yakın bir örnek vermiş olmak için söylüyorum, Intel’in yeni nesil çip üretim tesisinin ana merkezini İsrail’de kurmaya karar vermesi buna bir kanıt olarak değerlendirilebilir.

Amerikan askerî endüstrisinin
bu silahları
İsrail’e
göndermesinin iki nedeni var. Hepsinden önce bu
Amerikan
vergi mükelleflerinden savunma sanayisine verilen bir hediye. Zengin petrol üreticilerini, nicelik bakımından şimdiye kadarkinden daha büyük (fakat daha sofistike) silahları satın almaya teşvik etmek ise diğer bir neden. Bu da
"petro-dolarların"
yeniden kendini üreteceği anlamına geliyor.

  • Ama başkaca sebepler de yok değil, ABD entelektüel sınıfı İsrail’i desteklemek için resmen yarışıyor (gerekçelerini tartışmak ilginç olurdu). Ve elbette bu durum, Amerika’nın bölgedeki tavrını etkiliyor. Ayrıca söz konusu kesimler İsrail’e destek zihniyetinin ABD hükümeti ve ekonomik iktidar tarafından benimsenmesini ve bu şekilde yaygınlaşmasını temin ediyorlar.

Gerçek iktidar ile karşı karşıya gelmemek için yeterince dikkatli olunsa da
İsrail yanlısı güçlü bir lob
i de yok değil. Üstelik bu lobi diğer başka lobilerden, özellikle iş dünyasınınkilerden daha küçük ve daha az etkin. Sonuç olarak arka fonda önemli
kültürel faktörler
var.
Birleşik Devletler,
Evanjelist Hristiyan hareketi
gibi olağan dışı bir güce ulaşmış cemaatlere sahip ve bu sayede
George W. Bush
ve
Reagan
gibi yüksek makamlardaki kişileri sempatik gösterebiliyor.
İsrail’e
destek, onların teolojisinde mühim bir unsur (ki aslında son derece
anti-semitik
gerekçelerle, ama bu başka bir hikâye).

  • Amerikalılar neredeyse içgüdüsel olarak, birçok yönden onlara Amerikan tarihini hatırlatan sömürgeci bir yerleşim devletine sempati duyma eğilimindeler. Onlar da “vaat edilmiş bir toprak” talep etmişlerdi ve Amerika’da “gayri meşru olarak ikâmet eden” Kızılderilileri katlederek Tanrı’nın buyruğunu yerine getirdiler. Bu Kızılderilileri asimile edilen “Amalekliler” (Mısır’dan Filistin’e doğru kaçarlarken İbranileri taciz eden eski bir kabile) olarak düşünün.

Amerikan kamuoyu, vergileriyle İsrail ordusu ve yerleşimlerini finanse ettiğinden haberdar mı?

Pek azı haberdar.
Ulusal Yahudi Fonu
gibi kuruluşlara yapılan dolar desteğini halk kesinlikle bilmiyor, ki söz konusu kuruluş
İsrail
devleti ile yapılan sözleşmesinde Amerikan hükümetinden aldığı bütçeyi sadece “
Yahudi ırkına, kökenine ve dinine”
ait insanların çalışmalarına adamıştır. Ayrıca
Porto Rikolu
işçilerin sendikalarının siyonist yöneticisi tarafından, kanunu hiçe sayarak, emeklilik fonlarının
İsrail’e
gönderildiği konusunda bilgilendirildikleri de şüphelidir.

Bu kesintisiz destekle hangi kuruluşlar ilgileniyor?

Resmi lobi
, fakat en önemlisi değil. Daha önce de belirttiğim gibi bu
destek
, lobinin rolünden
çok daha derin
.

Sizce, İsrail ve ABD arasındaki ilişkide ipler kimin elinde?

  • Büyük bir Ortadoğu ve uluslararası İlişkiler uzmanı arkadaşım Gilbert Achcar’a göre 'İsrail yanlısı lobiye belirleyici bir etki atfetmek, fantastik bir siyasî görüştür.' Bu görüş yalnızca uluslararası siyasetin oluşumu ve işleyişinden, Amerika Birleşik Devletleri siyasetinin iç dinamiklerinden habersiz kişiler tarafından ciddiye alınır.

Dünyanın en iyi ordularından birine sahip olan İsrail hâlihazırda oldukça güçlü bir ülke. ABD desteği olmadan başa çıkamaz mıydı?

Eğer güvenliğini sağlamak yerine, yayılmacılığını öncelemeseydi evet, tek başına başa çıkabilirdi.
ABD
ve
İsrail
tarafından
otuz beş senedir bloke edilen o uzlaşmayı,
çok geniş bir
uluslararası fikir birliğine dayalı olan barışçıl bir siyasî çözümü
kabul etmeye hazır olsaydı eğer, mümkün olabilirdi.

Ama İsrail’in niye inat ettiğini anlamak için, sonraları cumhurbaşkanı olarak seçilen
Ezer Weizman
’ın ne dediğini hatırlamamız gerek.


  • 1972’nin ilk aylarında İsrail, Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın Filistinlilere hiçbir şey kazandırmayan barış anlaşması teklifini reddetmişti. Ona göre toprakları genişletme içermeyen hiçbir politik düzenleme (o dönemde Sina Yarımadası söz konusuydu) İsrail’in “büyüklüğü, zihin yapısı ve niteliğine göre” varlığını sürdüremeyeceği anlamına gelirdi.

ABD ve İsrail arasındaki dengeyi sarsabilecek biri var mı? Washington İsrail’e günün birinde sırtını dönerse, Arap ülkeleri Amerika tarafından İsrail’e tercih edilebilir mi?

ABD
tarafından, iki devletli bir çözüm konusunda uluslararası bir anlaşma tanınır hale gelirse İsrail bunu uygulamak zorunda kalır. Bir ABD başkanının böyle bir pozisyon almaya hazır olduğuna bir kez de olsa tanık olduk. Yine
Clinton’un
başkanlık döneminin sonlarına doğru,
2001’in Ocak
ayında
Taba Zirvesi
devam ederken, katılımcılardan alınan bilgiye göre İsrail müzakereleri sonlandırmadan hemen önce anlaşmaya çok yaklaşmıştı. Bununla birlikte
“sırtını dönme”
ifadesine katılmıyorum. Böyle bir anlaşma, aksine, İsrail için bir hediye olurdu. 30 sene önce, kendilerini
"İsrail taraftarı"
olarak ilan edenlerin aslında İsrail’in ahlaken yozlaşmasına ve olası yıkımını desteklediklerini kaleme almıştım. Bu (gerçeklik) değişmedi.
Konuyla ilgili okuma yapmak isteyenler için:
Noam Chomsky,
ABD, İsrail ve Filistinliler: Kader Üçgeni,
İletişim Yayınları, 1993.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026