Bitmeyen kölelik

Yusuf Sami Kamadan
16:00, 01/09/2025, Pazartesi
CategoryMecra
Mecra
Bitmeyen kölelik
Bitmeyen kölelik

Köleliğe resmî olarak son verilmesi, bu müessesenin
kaldırılması
manasına gelmiyordu. Bu noktada belki de kullanılabilecek en uygun ifade klasik manadaki köleliğin başka bir formatla devam ediyor olmasıydı. Bunun da en bâriz misalini
Körfez’deki Arap ülkeleri
ama özellikle de
Suudi Arabistan
oluşturuyordu.

ECDPM (European Centre for Development Policy Management) isimli Hollanda merkezli bir düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan 2021 tarihli rapor köleliğin çoğu misalde de görüldüğü üzere evrildiği, göçmen işçiliğiyle alakalı önemli materyaller sunuyordu.

  • Buna göre Körfez ülkelerindeki Afrikalı göçmen işçilerin çoğu Etiyopya, Eritre, Uganda, Kenya, Nijerya, Gana'dan geliyor ve bunlar çoğunlukla Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt'te istihdam ediliyorlardı. Bu ülkelere kıyasla Umman, Bahreyn ve Katar'da daha az Afrikalı göçmen işçi söz konusuydu.
Bu durumun azımsanmayacak kadar köklü bir tarihi de söz konusuydu. Mesela
Etiyopya, Ortadoğu ve Körfez
ülkelerine vatandaşlarını göndermeye 1980'li yıllarda başlamıştı. Durmadan devam eden talep sadece
2008 ile 2013 yılları arasında
yaklaşık 460 bin Etiyopyalının Ortadoğu ve Körfez ülkelerine, özellikle de
Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE ve Lübnan'a
göç etmesine sebep olmuştu. Bu göçmenlerin %86'sını kadınların oluşturması bunların genellikle ev içi hizmetlerde istihdam edilmesiyle izah edilebilirdi.
Bunlar resmî yollarla gelenlerdi. Bir de kaçak olarak gelenler söz konusuydu. Körfez Ülkelerine kaçak olarak göç eden işçilerin sayısı hakkında herhangi bir rakam bulunmamakla birlikte,
2017 ile 2020
arasında Suudi Arabistan’ın yaklaşık
360 bin kaçak göçmeni
Etiyopya'ya iade etmesi bu kanaldan da ciddi bir yoğunluğun varlığına işaret ediyordu. Ülke örnekleri ve rakamların çoğaltılabileceği göçmen işçi meselesinde asıl önemli noktayı da çoğunluğunu
Afrikalıların
oluşturduğu bu göçmen işçilere nasıl muamelede bulunulduğu oluşturuyordu.
Şiddet öyle bir noktaya varıyordu ki bu kimi zaman neticede göçmen işçilerin
hayatlarına mâl oluyordu
. Bu durum kimi krizlere de sebep oluyordu. Mesela
Kenyalı göçmen işçilerin
yaşadıkları ölüm vakaları Kenya devletinin devreye girmesine sebep olmuştu.
Kenya Dışişleri Bakanlığı 2021 yılında
, yeterli koruma tedbirleri alınana kadar ev işçilerinin
Suudi Arabistan
'a gönderilmesinin geçici olarak yasaklanması önerisinde bulunmuştu. Zira 2021 Ocak ayından, bu açıklamanın yapıldığı ay olan aynı yılın Eylül ayına kadar
41 Kenyalı hayatını kaybetmişti.
Bu rakam 2020 yılında ise 48 olmuştu. Yaşanan
alıkoyma
vakaları ise binlerle ifade ediliyordu. Bu rakamlar tabi sadece Kenyalı göçmen işçiler için söz konusuydu. Diğer
Afrika ve Güney Asya
ülkelerinden gelen işçiler de benzer problemlerle karşı karşıyaydılar.
  • Özel sektör iş gücünün %80’lik bir kısmını göçmen işçilerin meydana getirdiği Suudi Arabistan’da, hizmetlilerin rakamı sadece 2021 yılında 1 milyon 400 bin olarak tespit edilmişti. Suudi Arabistan’da yabancı bir işçinin çalışabilmesi için belli bir ücret karşılığında kendisine kefalet verecek bir Suudi Arabistan vatandaşı bulması esasına dayanan kefalet sistemi ise yapılan kötü uygulamalarla köleliği aratmıyordu.
Bu sistemle alakalı yapılan
2021 yılındaki düzenleme aslında 1962 yılında köleliğin kaldırılmasından çok da farklı değildi.
Zira Suud’da bu alışkanlık herhangi bir düzenlemeyle değiştirilemeyecek kadar köklüydü. Uluslararası çapta zaman zaman dikkat çeken bu mesele, üzerine çok sayıda rapor ve çalışmanın yapıldığı bir başlık olmuştu. Göçmen işçilere yapılan uygunsuz muameleler medyanın da gözünden kaçmamış, çok sayıda örnekle bu konu işlenmişti. Basına yansıyanlarla bu mesele tam manasıyla bir
insanlık kriziydi
.

Bir Suudi ailenin evinde hizmetli olarak çalışan bir Kenyalı Suudi Arabistan hatıralarını “en kötüsü de hasta, çok kaba ve ırkçı olan büyükanneydi. Siyah olduğum için kirli olduğumu düşünüyor ve bardaklarından su içmeme izin vermiyordu, halbuki onları ben yıkıyordum! Çok aşağılayıcıydı, ben bir insanım” cümleleriyle ifade ediyordu.

Yapılanlar sadece
sözde
kalmıyordu. Kimi çalışanların vücutlarındaki
darp izleri, yanık izleriyle
de birleşebiliyordu. 2019’dan 2021 yılına kadar Suudi Arabistan’da bulunan 30 yaşındaki bir Kenyalı kadın ise işvereninin kendisine
“seni Kenya'da satın aldım ve artık benim evimde olduğuna göre, ne istersem yapacaksın”
dediğini ifade etmiş ve şöyle devam etmişti:
“evin erkeğinin beni kaç kez dövdüğünü sayamadım bile, bir aile içi şiddet kurbanı gibi, sonrasında ne olacağını bilmeden kalmaya devam ettim, beni öldürebileceğinden korktum”.
Suudi ailenin çocukları tarafından kötü muameleye maruz kalan bir başka göçmen işçi ise ailenin reisi tarafından
çocuklarım size istediklerini yapabilirler, Suud polisi onlara karşı herhangi bir işlem yapmayacaktır, Suudi hükümeti sizi tanımıyor Afrikalılar, tıpkı Kenya'nın sizi insan olarak görmemesi gibi”
sözlerine muhatap olmuştu.
Bu meseleyle alakalı bitmeyecek kadar çok hikaye vardı. 2019 yılında Suudi Arabistan’a ev hizmetinde çalışmak üzere gelen bir Afrikalı kadın uğradığı kötü muamele ile yoğun çalıştırılması sebebiyle kurtuluşu kaçmakta bulmuş, ama güvenlik güçleri tarafından ele geçirilmişti. İşvereni tarafından firar etme suçuyla itham edilen bu
Afrikalı kadının pasaportuna da el konulmuştu.
  • Kızının ahvâli konusunda endişe içerisinde olan babası ise çaresizliğini “Kızıma olanlar için çok üzülüyorum; bir daha gitmesine asla izin vermezdim. Suudiler bize hayvan gibi davranıyorlar; bu, bizi pranga ve zincirlere bağlandıkları dönemde yaşananlara benziyor. Zincirlerimizi çıkarmış olabilirler ama şimdi de pasaportlarımıza el koyuyorlar” sözleriyle ifade ediyordu.
Böylesi istismarların mağdurları şüphesiz sadece
kadınlar
olmuyordu. Erkek göçmen işçiler de
gayriinsânî
muameleyle karşılaşıyorlardı. Bunlardan biri yaşadıklarını şöyle ifade ediyordu:
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026