İşgal ve Hürriyet: Bir Büyük Ömer Camii tahlili

İbrahim Halid Aldemir
17:00, 24/02/2026, Salı
CategoryMecra
Mecra
İşgal ve Hürriyet: Bir Büyük Ömer Camii tahlili
Tarihî Gazze şehrinde bulunan Büyük Ömer Camii, Gazze'nin en saygın miras alanlarından biriydi.

Gazze, bugün çaresizliğimizin aynası haline geldi. Bir yanda bir avuç mücahit, Müslümanların izzetini diri tutarken diğer yanda ümmet coğrafyamızın diğer devletleri elleri kolları bağlı bir şekilde Gazze’de olanları seyrediyor. Çaresizlik oduyla yanıp tutuşan bizler, vicdanlarımızın peşinden koşmalıyız diye düşünüyorum. Bu koşuyla ve ümmete bir faydam olabileceği ümidiyle kalemime sarıldım. Bu sebeple, Gazze’de bulunan Büyük Ömer Camii’nin tarihinden ve öneminden bahsedecek, ardından caminin güncel durumunu izah etmeye çalışacağım. Ümidim hayra vesile olmasınadır.

Gazze Şeridi'nin en eski ve en büyük camisi olan
Büyük Ömer Camii (El-Mescidü'l-Ömer-i Kebîr)
, Filistin genelinde Kudüs'teki Mescid-i Aksâ ve Akka'daki Cezzâr Ahmed Paşa Camii'nin ardından bölgenin en önemli üçüncü yapısıdır. Cami, Gazze şehir merkezinde "Eski Gazze" olarak adlandırılan bölgede, Zeytun Mahallesi'nde, Filistin Meydanı'nın güneydoğusunda ve Ömer Muhtar Caddesi'nde yer alıyor.
Hz. Ömer’in Gazze’deki hatırası: Büyük Ömer Camii
Mecra
Hz. Ömer’in Gazze’deki hatırası: Büyük Ömer Camii


Levant’ta pagan kalıntıları

Antik çağlarda, bugünkü caminin yerinde, önce putperest Filistliler (Philistines) tarafından bereket tanrısı Dagon'a, daha sonra ise Roma döneminde
“Gazzeli Zeus” olarak bilinen Marnas'a adanmış bir tapınak
bulunuyordu. Tapınak özellikle, Levant ve Mısır halklarının doğu, batı, şimşek ve gök gürültüsü tanrısı olduğuna inandıkları "Marnas"ın ismiyle anılıyordu. Tapınağın yerinde, iki bin yıldan fazla varlığını sürdüren ve yine Marnas adıyla anılan bir anıt bulunuyordu.
Marnas anıtından dolayı Gazze, putperestliğin yaşandığı son Filistin ve Levant şehri olarak bilinmektedir.
1879 yılında Gazze yakınlarındaki Tell el-Ajjul'de yapılan kazılarda,
Marnas'a ait olduğu düşünülen 15 metre yüksekliğinde devasa bir heykel
keşfedilmiş ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne taşınmıştır.
MS 400’de
Roma azizi Porphyrius
, Roma İmparatoru Arcadius’un karısı olan Kraliçe Eudoxia’nın emriyle ve misyonerlik faaliyetlerinde bulunması amacıyla Gazze’ye gönderilmiştir. Bu faaliyetlerin sonunda Gazze’nin putperestlerin elinden kurtarılması emredilmiştir.
Yaşananların ardından Pagan devletinin çöküşü tapınağın nefinde ilân edilmiş ve Hristiyanlık resmî din olarak kabul edilmiştir.
Ardından Marnas anıtı Gazze Vadisi’nin yakınına gömülmüştür.
Yapının MS 402 yılında Ortodoks kilisesine (Eudoxiana Kilisesi) çevrilmesiyle Klasik Dönem sona ermiştir.

Hz. Ömer’in aziz hatırası

607 yılında Perslerin Gazze’yi işgal etmesiyle birlikte Eudoxiana Kilisesi yıkılmıştır.
MS 630'larda İslâm ordularının bölgeyi fethiyle birlikte,
Hz. Ömer bin Hattâb
döneminde bu alanın dönüştürülmesi gündeme gelmiştir.

"Büyük Ömer Camii", Amr b. Âs komutasındaki İslâm ordularınca gerçekleşen fethin ardından bu kilisenin yerine inşa edilmiştir. Rivayete göre, Hz. Ömer Filistin’deki ilk namazını camide kılmış, bu nedenle camiye onun ismi verilmiştir. Böylece cami hem Gazze Şeridi'ndeki hem de Filistin’deki ilk cami olma ünvanını almıştır.

Hz. Ömer, fethin ardından Hristiyan halka
"Ömer Ahidnamesi"
olarak bilinen meşhur güvenceyi vermiştir:
“... Onlara insanlarının, mallarının, kiliselerinin ve tamamıyla her şeylerinin güvenliği garanti edilmiştir. Kiliseleri meskenlere dönüştürülmeyecek, yıkılmayacaktır. Kiliselerinden, topraklarından, kutsal eşyalarından veya mallarından hiçbir şey alınmayacaktır. Dinlerinde kısıtlanmayacaklardır, hiçbiri rahatsız edilmeyecek veya incitilmeyecektir...”
1033 yılına gelindiğinde Gazze,
şiddetli bir depreme maruz kalmış
ve Büyük Ömer Camii’nin bir kısmı yıkılmıştır. Daha sonra mevcut bina restore edilip komplekse yeni bölümler inşa edilmiştir. Ayrıca Kudüs'e gitmek üzere büyük bir Müslüman ordusu hazırlanmış olup cami bu
ordu tarafından bir yıl boyunca karargâh olarak kullanılmıştır.
1100'deki Haçlı işgalinden sonra 1149’da Kudüs Kralı III. Baldwin, Büyük Ömer Camii'ni Vaftizci Yahya adına katedrale çevirmiştir.

Porphyrius Kilisesi ise Filistin topraklarının Avrupalılar tarafından işgal edildiğini öne sürerek Vaftizci Yahya Kilisesi ile birleşmeyi reddetmiştir.

Sonuçta bölgede birbirine çok yakın 2 farklı kilise eşzamanlı olarak varlığını sürdürmeye başlamıştır. Bu kilise, Salahaddîn Eyyûbî komutasındaki İslâm orduları, Filistin’i 1187’de fethedene kadar varlığını sürdürmüştür.

Şark'ın en sevgili sultanı
Mecra
Şark'ın en sevgili sultanı
Salahaddîn Eyyûbî fethin ardından kiliseyi restore edip tekrar Büyük Ömer Camii’ne çevirmiştir.
Ayrıca 1244’te Gazze’de Büyük Ömer Camii yakınında gerçekleşen
Eyyûbî-Haçlı savaşı (Büyük Gazze Muharebesi) neticesinde cami büyük hasar almıştır.
Salahaddîn’in 1193’teki vefatından sonra Gazze, Haçlı seferleri ve Moğol istilalarıyla sarsılmıştır.
1260 Aynicâlût Savaşı’nda Memlüklerin Moğolları yenmesinin ardından şehir 1517’ye kadar Memlük idaresinde kalmış ve altın çağını yaşamıştır.
  • 1285 yılında Büyük Ömer Camii’nin özgün Memlüklü mimarisine uygun ilk minaresi dikilmiştir. Bu minare döneminin en önemli eserlerinden olup göz alıcı bir ihtişama sahiptir.
O dönemde Gazze, Şam ve Kahire arasında bir bağlantı şehridir; birçok gezgin, tüccar ve misafir Gazze’yi ziyaret ediyordu. Bu ziyaretlerin nedenleri arasında Büyük Ömer Camii’nin hemen bitişiğinde bulunan medresede eğitim görmek, Mısır-Suriye arasında ticaret yapmak yahut kutsal toprakları ziyaret etmek bulunuyordu. Bu vaziyet, caminin kapasitesinin gelen misafirlere yetmemesi durumuna yol açmış ve sonuçta
Memlük Sultanı Seyfeddin Kalavun döneminde cami tekrar Porphyrius Kilisesi’nin duvarlarına kadar genişletilmiştir.
1294 yılında
Gazze'yi vuran yıkıcı deprem
, her iki yapının da (cami ve kilise) onarılamayacak kadar büyük hasar almasına yol açmıştır. Deprem sonrasında yapılan imar çalışmalarında, caminin genişletildiği alan ile kilise arasında kalan bölgeye iki yapıyı ayıran bir cadde yapılmıştır.
Büyük Ömer Camii’nin yeri aynı kalırken Porphyrius Kilisesi’nin bir bölümü daha camiye çevrilmiştir. Dönemin Gazze kâtibi Ahmed Bey, Memlüklü sultanı Seyfeddin Kalavun’a halkın bu kilisenin bir kısmını camiye çevirmek istediğini iletmiştir. Memlük döneminin Müslüman-Hristiyan kardeşliğinin en kuvvetli dönemlerinden birisi olduğu göz önünde bulundurulursa, bu talebin karşılıklı rıza ile sultana iletildiğini söylemek mümkündür. Bunun en önemli delillerinden birisi, yeni inşa edilen cami arazisinin Hristiyan vakıflara ait olarak kalmasıdır. Sonuçta
kilisenin bir bölümü camiye çevrilerek Katib el-Vilayet Camii ismini almıştır.

Büyük Ömer Camii’ne 4. Memlüklü Sultanı Zahir Baybars tarafından 20.000’den fazla kitap barındıran kapsamlı bir kütüphane eklenmiştir. Ardından cami 1340 yılında büyük bir restorasyon daha geçirmiştir. Memlüklüler ayrıca caminin kuzeyinde yer alan odaları Kur’ân ilimleri başta olmak üzere eğitim-öğretim için kullanmıştır.


Osmanlı izleri

Osmanlılar 1517’de bölgeyi fethederek Gazze üzerinde hâkimiyet kurup şehirde imar faaliyetlerine başlamıştır.
Büyük Ömer Camii de bu faaliyetlerden nasibini alarak
1600 yılında onarılmış ve kuzey yönünde genişletilmiştir.
Kuzey yönündeki bu yeni bölüm Memlüklülerde olduğu gibi Kur’ân ve ilim eğitim-öğretimi için kullanılmıştır.
1895’te gerçekleşen büyük bir deprem
caminin tekrar hasar almasına neden olmuş ve bu hasar neticesinde geriye yalnızca eski taşlar ve sütunlar kalmıştır.
Depremin ardından o zamana kadarki en büyük restorasyonunu geçiren cami, yeniden inşa edilmiştir.
1917 senesine kadar tarihinde büyük bir olay görülmeyen cami, I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ordusunun Gazze’yi topçu atışlarıyla bombalaması sonucunda büyük hasar almıştır.

İngilizler, caminin Osmanlı mühimmat deposu olarak kullanıldığını iddia etmiş, ancak bu iddia yerel kaynaklarca doğrulanmamıştır. 1926 yılında toplanan Kudüs Yüksek İslâm Konseyi savaşta yıkılan caminin yeniden inşasını sağlamış ve cami içine büyükçe bir minber de yerleştirmiştir.

Siyonist saldırıları

2019 yılında İsrail Hava Kuvvetleri'nin saldırısı neticesinde hasar gören cami
nin elektrik tertibatı, aynı yıl içerisinde İDDEF (İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu) tarafından tamir ettirilmiştir.
  • 7 Ekim 2023’te başlayan Filistinli mücahitlerin direniş hareketine karşılık olarak İsrail’in başlattığı soykırım neticesinde, Gazze Şeridi’nde yer alan birçok tarihî yapı büyük ölçüde zarar görmüş, yok edilmiştir. 8 Aralık 2023 tarihinde gerçekleştirilen bombardıman Büyük Ömer Camii’ni de enkaza çevirmiştir. Camiden geriye yalnızca o meşhur minarenin alt kısmı ve duvarlar kalmıştır.

İsrail ordusu caminin Hamas komuta merkezi olarak kullanıldığını, yeraltındaki tünellerde askerî hedeflerin bulunduğunu iddia etmiştir. Yapılan açıklamada, "Hamas; hastaneler, camiler, okullar ve diğer dinî-tarihî mekânlar gibi sivil alanların altına kendi terör altyapısını yerleştirmek için yıllarını harcadı." dendi. Bu iddiaların tamamı dayanaksızdır. Hamaslı mücahitlerin şehrin tarihî yapılarının altlarını komuta merkezi olarak kullandığına dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu konuda İsrail ordusuyla iletişime geçilmesine rağmen herhangi bir yanıt da alınamamıştır.

İsrail’in son saldırısından sonra
cami içerisinde bulunan yazma eserler kütüphanesi de büyük zarar görmüştür.
Kütüphanede bulunan 211 yazma eserin tamamı 2022 yılında dijitalleştirilerek kurtarılmıştı, fakat yine de el yazmalarına verilen zararın karşılanması mümkün görünmüyor.
Bundan 2 sene öncesine kadar Gazze halkının büyük bir iştiyakla doldurduğu, Ramazanlarda neredeyse hiç boş kalmayan bu cami bugün artık kullanılamaz halde. Her yıl onlarca hafızın yetiştiği, Kur’ân halkalarının durmaksızın devam ettiği ve bölge halkının büyük bir sevgiyle bağlı olduğu Büyük Ömer Camii’nden geriye büyük bir enkaz kaldı.
Ocak 2025 itibarıyla ilân edilen ateşkesin ardından
2025 Şubat ayı itibarıyla caminin restorasyon ve onarım çalışmalarına başlanmıştı.
Fakat antlaşmaya uymayan İsrail kuvvetleri, Ramazan ayı (Mart 2025) itibarıyla şehre yeniden saldırılar başlattı ve hâlâ Gazzeli mazlumların üzerine ölüm saçıyor. Sonuçta caminin onarımı da yarım kalmış durumda.

Cami-i Kebir bize ne söylüyor?

Gidip göremediğimiz, havasını teneffüs edemediğimiz, hakikatine hâkim olamadığımız bu büyük cami; İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü katliam ve yoğun bombardıman sonucunda yıkılmış durumda. Peki metnin sonuna gelene kadar neden hiç yıkılmamış gibi anlatıldı? Çünkü:

“Tevhîd eden deli olmaz, Allah diyen mahrûm kalmaz / Her seher açılır solmaz, bahâra irer gülümüz
Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile / Taşramızdan sormak ile kimse bilmez ahvâlimiz”
Gazze’nin yok edilen tarihi
Mecra
Gazze’nin yok edilen tarihi
İşgal ordularının herhangi bir kutsala saygısının olmadığı gün gibi ortada. Ayrıca Siyonistlerin insan canına zerre saygı duymadığına dair görüntüler hepimizin zihninde mıh gibi çakılı.
7 Ekim 2023’ten bugüne kadar 70 bine yakın insanın İsrail tarafından katledildiği göz önünde bulundurulursa, geride kalan enkaz halindeki camiyi dolduracak bir cemaatin de kalmadığını söyleyebiliriz.
Kadın, yaşlı yahut çocuk ayırt etmeden insanlığa, ateş ve ölümden başka hiçbir katkısı olmayan bebek katili bu oluşum elbette ki kaybetmeye mahkûm. Allah’tan niyazımız da budur.

Son olarak şunları dile getirmek istiyorum. Evet, Gazze bugün fiilen işgal altında fakat imanları kalplerine kazınmış mücahitler, izzetlerinin ve zihinlerinin işgaline müsaade etmiyor. Dünyanın en özgür insanları olarak Gazzeliler müthiş bir iman ve şeref örneği sergiliyor.

Tefekkür vesilesi olmasını temenni ediyorum. Daima ümitvâr olunuz zira Allah nurunu tamamlayacaktır. Vesselam.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026