Ermitaj’da oturup Hz. Peygamber'i düşlemek

Mustafa Kırıkçıoğlu
14:10, 30/01/2026, Cuma
CategoryMecra
Mecra
Ermitaj’da oturup Hz. Peygamber'i düşlemek
Yaklaşık 3 milyon sanat eseri koleksiyona sahip Ermitaj Müzesi, dünyanın en büyük ve eski müzelerinden biridir.

Dünyanın en büyük ve en eski müzelerinden biri olan Ermitaj Müzesi, 250 yılı aşkın bir süredir St. Petersburg'da hizmet vermektedir. Rus İmparatorluğu, Sovyetler Birliği ve günümüzdeki adıyla Rusya Federasyonu olmak üzere üç devletin hâkimiyetine tanıklık eden müze, aynı zamanda adı değişse bile yüzyıllar boyunca koruduğu geniş toprak bütünlüğü sebebiyle çeşitli coğrafyalardan barındırdığı eserleriyle ön plana çıkmaktadır. Mikhail Piotrovsky gibi İslâm dünyası ile iç içe bir ismin yöneticiliğini yaptığı Ermitaj, bilhassa İslâm dönemine ait özellikle Ortadoğu ve Orta Asya bölgesinden birçok esere sahip olmasıyla da ayrı bir öneme haizdir.

“Tabii ki, Muhammed Peygamber'i görmek ve dinlemek isterdim. Çünkü onun üzerine çok çalıştım ve zannedersem (O'nu) anlıyorum.”
Müslümanlar tarafından genellikle coşkuyla ifade edilen bu arzuyu dile getiren
Mikhail Piotrovsky
, Müslüman olmasa da, hemen hemen tüm hayatını İslâm ve Müslüman coğrafyalar üzerine çalışmış bir isim.
1992 yılından beri Ermitaj Müzesi’nin yöneticisi
olan Piotrovsky, yıllar önce katıldığı bir televizyon programında, sunucudan gelen
“Eğer şu ana kadar yaşamış bir kişi ile oturup konuşma imkânınız olsa, bu kim olurdu?”
sorusuna sakinlikle ve hiç düşünmeden bu cevabı veriyor.
Mikhail Piotrovsky, 1992 yılından beri Saint Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nin yöneticiliğini yapıyor.
Mikhail Piotrovsky, 1992 yılından beri Saint Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nin yöneticiliğini yapıyor.
Piotrovsky’nin İslâm peygamberine olan bu ilgisinin nereden geldiğini tahmin etmek çok güç değil. Rus oryantalist, o zamanki adı
Leningrad Üniversitesi
olan
St. Petersburg Devlet Üniversitesi
’nden
Arapça dil bilgisi
üzerine doktora yapmış. Bunun yanında, gençlik yıllarından başlayarak Mısır, Suriye, Yemen ve Orta Asya ülkelerinde İslâm tarihi alanında yaptığı birçok saha çalışması mevcut. Nerdeyse tüm hayatını İslâm üzerinde çalışarak geçiren Piotrovsky, çoğunlukla İslâm ve Arap tarihi ile Arapça el yazmaları üzerine olmak üzere 250 civarı bilimsel çalışmaya sahip.

İki kaçışın buluşturdukları

İslâm ile ilişkisini
oryantalizm
formasyonu ile açıklayabileceğimiz Piotrovsky’nin, oryantalizme duyduğu ilgi de ailesinin fırtınalı geçmişinde gizli.
Ermenistan
’ın başkenti Erivan’da 1944 yılında doğan Piotrovsky’nin annesi, etnik bir Ermeni olan
Hripsime Canpoladyan
.
Sovyetlerin en ünlü Armenologlarından
biri olan Canpoladyan, 1918 yılında, ailesi Ermeni tehcirinin ardından yaşadıkları bölgeyi terk ederken Tiflis yolunda doğmuş. Erivan’da aldığı eğitimin ardından çalışmalarına başlayan Canpoladyan’ın yolu, II. Dünya Savaşı sırasında 2 sene boyunca Leningrad’da Almanların kuşatması altında yaşadıktan sonra Erivan’a kaçmayı başaran
Boris Piotrovsky
ile kesişmiş. 1944’te gerçekleşen evliliğin ilk yılında da Mikhail doğmuş.
Mikhail’in babası Boris Piotrovsky, Büyük Catherine'in koleksiyonlarından ve çarlık zenginliklerinin millîleştirilmesinden doğan anıtsal Ermitaj Müzesi'nin Sovyet döneminde yaklaşık 40 yıl yöneticiliğini yapmıştır.
Mikhail’in babası Boris Piotrovsky, Büyük Catherine'in koleksiyonlarından ve çarlık zenginliklerinin millîleştirilmesinden doğan anıtsal Ermitaj Müzesi'nin Sovyet döneminde yaklaşık 40 yıl yöneticiliğini yapmıştır.
  • Mikhail Piotrovsky için Ermitaj yöneticiliği, bir nevi baba mirası olmuş. Müzeyi 1964’ten 1990’a kadar yöneten baba Boris Piotrovsky’den devraldığı Ermitaj yöneticiliği görevini, 1992’den beri yerine getiriyor.

Batılılaşmanın meyvesi

Oryantalist Piotrovsky’nin Doğu ile iç içe geçmiş yaşamının aksine, yönettiği kurumun önemi, daha ziyade Rusya’nın Batılılaşma serüveniyle ilintili.

Müze ilk olarak, eşinin büyükbabası
Büyük Petro’nun başlattığı Batılılaşma serüvenini sürdüren Çariçe II. Katerina tarafından
, 1764’te St. Petersburg’da çarların ana yerleşkesi olan Kışlık Saray’a bitişik küçük bir bina olarak inşa edilmiş.
Müzenin ismi, eski Yunancada dinsel nedenlerle inzivaya çekilen kişi manasındaki “eremite” kelimesinden geliyor. Yani Ermitaj, “inzivaya çekilinen yer” anlamına geliyor.
Ermitaj Müzesi, bilhassa resim alanında Avrupalı sanatçılara ait birçok başyapıta ve geniş koleksiyona ev sahipliği yapmasıyla ön plana çıkmaktadır.
Ermitaj Müzesi, bilhassa resim alanında Avrupalı sanatçılara ait birçok başyapıta ve geniş koleksiyona ev sahipliği yapmasıyla ön plana çıkmaktadır.

Müzeye bu ismin neden verildiği tam olarak bilinmese de, ilk başlarda Çariçe’nin kişisel galerisi olduğu ve çok az sayıda kişinin ziyaret edebildiği özel bir bölüm olduğunu hatırlamakta fayda var. I. Nikola tarafından 1852’de büyütülen ve halka açılan Ermitaj Müzesi, 1917’de Bolşevik Devrimi’nden sonra kamulaştırıldı.

En eskisi
Taş Devri’ne dayanan 3 milyon esere sahip
müze,
arkeoloji konusunda dünyada en iyilerden biri
olsa da, daha çok
resim alanında Avrupalı sanatçılara ait birçok başyapıta ve geniş koleksiyonlara
ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Yine de, Çarlık Rusya’sının tarihsel gelişimini ve yıkıldığı esnada sahip olduğu geniş Müslüman coğrafyayı hesaba kattığımızda, müzenin İslâm dünyasına bakan bir yönünün de olduğunu unutmamak gerek.
Ermitaj, Rus imparatorlarının eski ikametgâhı olan Kış Sarayı da dahil olmak üzere altı tarihî yapıdan oluşan büyük bir komplekse sahiptir.
Ermitaj, Rus imparatorlarının eski ikametgâhı olan Kış Sarayı da dahil olmak üzere altı tarihî yapıdan oluşan büyük bir komplekse sahiptir.

Allah güzeldir, güzeli sever

2007 yılında müzenin dergisine yazdığı baş yazıda
“Allah güzeldir, güzeli sever”
hadisini hatırlatan Piotrovsky,
Müslüman sanatının her şeyden önce güzel bir dünya modeli olduğunu, bu anlayışın da Ermitaj’daki birçok esere de ilham veren Rönesans anlayışı tarafından miras alındığını
söylüyor. Piotrovsky gibi İslâm dünyası ile iç içe bir ismin yöneticiliğinin, Ermitaj’da bu alana yönelik alakayı artırdığı muhakkak. Son yıllarda, müzede İslâm sanatı ile ilgili birçok geçici ve kalıcı sergi açılışları yapıldı.
Ermitaj’ın, İslâm dönemine ait özellikle Ortadoğu ve Orta Asya bölgesinden birçok esere sahip olduğu söylenebilir.
Bu eserlerin önemli bir kısmının yolunu Ermitaj’a düşüren ise, özellikle son iki yüzyılda
Mısır gibi eski medeniyetlerin bulunduğu bölgelerde yapılan çalışmalar ve Rus çarlarına giden heyetlerin getirdikleri değerli hediyeler.
Rusya Çarlığı döneminde başlayan ve Sovyetler Birliği döneminde de devam eden bu keşiflerden bazılarına Piotrovsky de bizzat katılmış.
Ermitaj Müzesi, İslâm dönemine ait özellikle Ortadoğu ve Orta Asya bölgesinden birçok esere sahiptir.
Ermitaj Müzesi, İslâm dönemine ait özellikle Ortadoğu ve Orta Asya bölgesinden birçok esere sahiptir.
  • Müzedeki İslâm dünyası eser çeşitliliği oldukça fazla. Örneğin, 13. ve 15. yüzyılda Memlûklere ait bir galeriye göz attığınızda, ustaca yapılmış el yazmaları ve eşyaların yanı sıra, gümüş ve altın işlemeli bronz eşyalar, keten ve ipek kumaşlar, yaldızlı ve renkli emayelerle boyanmış lambalar, fildişi ekli ahşap paneller ve el dokuması halılar gibi öğeler görmeniz mümkün.

Genelde, Rusya içindeki bölgelerin İslâm’ı kabul etmelerinin yıl dönümlerinde de o bölgelere özel sergiler gerçekleştiriliyor.

Ermitaj’da İslâm dönemine ait kaç eser olduğunu tahmin etmek zor.
Hâlâ sergilenmemiş ne kadar parça olduğu bilinmiyor. Paris’in ünlü Louvre Müzesi’nde bulunan Mona Lisa gibi müzeyle özdeşleşmiş ve ismini duyduğunuzda hemen akla gelen bir İslâmî eser bulunmasa da Ermitaj’da farklı İslâm coğrafyalarından birçok önemli eser bulunuyor.

Lamba (Ermitaj lambası)

Ermitaj’da yer alan İslâm dönemine ait eserlerin yıldızı olarak sayılabilecek
10-11. yüzyıla ait
bu lambanın
gövde kısmı Mısır’da, üstündeki bazı eklemeleri de Floransa’da yapılmıştır.
Uzmanlar, halifelerin hazinelerini süsleyen bu tarz çok sayıda lüks kristalden yapılma eşyanın Haçlı Seferleri yoluyla Avrupa’ya ulaştığını belirtiyor. Bu eserin de,
1099’da Kudüs’e yapılan I. Haçlı Seferi ya da 1204’te rotasından şaşıp İstanbul’un yağmalanmasıyla sonuçlanan IV. Haçlı Seferi sırasında yağmalanıp İtalya’ya götürüldüğü
tahmin edilmektedir.
Ermitaj lambası, 9-12. yüzyılları arasında kaya kristalinden yapılmış yaklaşık 200 farklı Ortadoğu eşyası arasındaki tek lambadır.
Ermitaj lambası, 9-12. yüzyılları arasında kaya kristalinden yapılmış yaklaşık 200 farklı Ortadoğu eşyası arasındaki tek lambadır.
Herhangi özel bir ismi bulunmayan bu lamba, Ermitaj’da yer alan ve 9 ila 12. yüzyıllar arasında kaya kristalinden yapılmış yaklaşık
200 farklı Ortadoğu eşyası arasındaki tek lamba
olma özelliğine sahiptir.
Üretim yerinin
Mısır
Irak
mı olduğu konusunda literatürde belirsizlik söz konusudur. Yarım palmet şeklinde bitki sapları ve yapraklarla süslenmiş “Ermitaj lambası”,
kristal bir ayak ve gövde üstüne yerleştirilmiş bazı altın süslemeler yanında, üzerine Floransa’da eklenen deniz tanrısı Neptün ve deniz tanrıçası Amphitrite heykellerinden oluşuyor.

Kartal şeklinde Akuamanil (Ortaçağ ibriği)

Irak menşeili
bu bronz kartal figürü, Ortadoğu'daki bronz işleme tarihi açısından önemli yer tutmaktadır. Özellikle 12. ve 14. yüzyıllar arasında İslâm dünyasının bakırcılarını üne kavuşturan kakma sanatının önemli bir örneği olan kartal figürünün boynunda, Arapçanın düz ve köşeli çizgilerle yazılan eski bir biçimi olan Kûfî tarzında bir yazı vardır: “
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. O, lütuf sahibidir. Bu, Süleyman tarafından ... [?] şehrinde yapıldı. Yüz seksen yılında.”
(Tarihin hicri olduğunu düşündüğümüzde 796/797'ye karşılık geliyor.)
Ermitaj Müzesi’ndeki İslâm sanatı motifli Akuamanil, İslâm’ın yayılmasından sonra bölgede kesin olarak tarihi bilinen en eski bronz nesnedir.
Ermitaj Müzesi’ndeki İslâm sanatı motifli Akuamanil, İslâm’ın yayılmasından sonra bölgede kesin olarak tarihi bilinen en eski bronz nesnedir.
Kartal figürü, İslâm’ın yayılmasından sonra bölgede kesin olarak tarihi bilinen en eski bronz nesnedir.

Yazıdaki belirsizlikten dolayı yapıldığı şehrin adı hâlâ tespit edilememiştir. Benzer şekle sahip biri Berlin'deki İslâm Eserleri Müzesi'nde, biri İtalya'nın Lucca şehrinde ve diğeri de Sina Dağı'ndaki Aziz Katerina Manastırı’nda olmak üzere 3 ibrik günümüze ulaşsa da, yalnızca Ermitaj’dakinin tarihi kesin olarak tespit edilmiştir.

Sultan Kayıtbay’ın miğferi

Tam adı
El-Eşref Seyfeddîn Kayıtbay
olan ve 1468 ile 1496 yılları arasında Memlûk sultanı olan
Çerkes kökenli Sultan Kayıtbay’ın miğferi
de, Ermitaj’da sergilenen eserler arasından bulunuyor. Sultan’a ait zırhın da, Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır Seferi’nin dönüşünde ganimet olarak alındığını ve şu anda Mersin Deniz Müzesi'nde sergilenmekte olduğunu da hatırlatalım.
Ermitaj’da sergilenen Sultan Eşref Seyfeddîn Kayıtbay’a ait nadir bir Memlûk miğferi.
Ermitaj’da sergilenen Sultan Eşref Seyfeddîn Kayıtbay’a ait nadir bir Memlûk miğferi.

Türk çadırı

1793’te Osmanlı Sultanı
III. Selim tarafından II. Katerina’ya hediye edilen “Türk Çadırı”
, müzedeki popüler nesnelerden biridir. Hediye edildiği dönemde Kışlık Saray’da bir süre sergilenen ve akabinde kaldırılan çadır, şu anda yün ve işlemeli ipek panellerini koruyan özel olarak inşa edilmiş bir iskele üzerinde sergilenmektedir.
Ermitaj’da sergilenen kaşmir kumaştan, altın iplikle işlenmiş nakışlı çadır, 1793 yılında III. Selim tarafından Rusya Çariçesi Büyük Katerina'ya hediye edilmiştir.
Ermitaj’da sergilenen kaşmir kumaştan, altın iplikle işlenmiş nakışlı çadır, 1793 yılında III. Selim tarafından Rusya Çariçesi Büyük Katerina'ya hediye edilmiştir.

Fortuny vazosu

Ermitaj’daki İslâm koleksiyonunun en önemli eserlerinden biri de Endülüs kökenli
Fortuny vazosu
dur. 14. yüzyılın ikinci yarısından kalma bu parıltılı İspanyol-Moresk ortak stilindeki vazo, 1885'te Ermitaj Müzesi tarafından, daha önce vazoyu Fortuny ailesinden alan Parisli antikacı Alexander Basilevsky'nin koleksiyonunun bir parçası olarak satın alınmıştır.
Ermitraj'ın birinci sınıf İspanyol-Mağribi çini koleksiyonu arasında yer alan Fortuny vazo, türünün 14. yüzyılın ortalarına kadar uzanan istisnai, en eski ve aynı zamanda en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Ermitraj'ın birinci sınıf İspanyol-Mağribi çini koleksiyonu arasında yer alan Fortuny vazo, türünün 14. yüzyılın ortalarına kadar uzanan istisnai, en eski ve aynı zamanda en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026