Güç ve zarafet simgesi bir taç

İsmail Çağılcı
12:00, 28/10/2024, PazartesiG: Güncelleme: 12:06, 28/10/2024, Pazartesi
CategoryMecra
Mecra
Güç ve zarafet simgesi bir taç
Semerkand'a dair az çok fikri olan herkesin, şehrin ismini duyduğunda zihninde canlanacak manzara aynıdır: Registan Meydanı.

Emir Timur’un imparatorluğunu ilân etmesiyle birlikte yükselişe geçen başkent Semerkand’da, imarın yanı sıra ilmî ve kültürel faaliyetler de hızla gerçekleştirildi. İmparator’un talimatıyla dört bir yandan şehre getirilen âlim ve sanatkârlar, Semerkand’ı kısa sürede, İslâm tarihinin en önemli şehirlerinden biri haline getirdi. Devamındaki birkaç asırda ortaya konan pek çok ilmî ve mimari eser, bugün “Semerkand” denince zihnimizde canlanan o tahayyülü vücuda getirdi.


Günümüzde Özbekistan sınırları içinde kalan Semerkand, insanoğluna yaptığı ev sahipliğini 2.500 yılı aşkın vakittir sürdüren bir şehir.
Dünya tarihinin en önemli rotalarından İpek Yolu üzerinde bulunması sebebiyle bir dönem ticarî olarak hayli kıymetli görülen bu kadim belde
, kendisine “
biçilen paha
” nispetinde de pek çok mücadeleye sahne oldu ve Perslerden Samanilere, Moğollardan Harezimşahlar'a kadar pek çok kavmin kontrolü altına girdi.
Semerkand, 8. asırda İslâmî bir kimliğe bürünüşünün ardından ticaretteki öneminin yanına ilim ve kültür merkezi unvanlarını da ekledi.
Uzun yıllar boyunca Müslümanların idaresinde kalan şehir, 1220 yılında, Cengiz Han hükümdarlığındaki Moğollar tarafından işgal edildi
. Yalnızca işgalle yetinmeyen Moğol ordusu, adeta taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmamacasına bir yağmayı da şehrin tarihine kazıdı. Yaklaşık 150 yıl boyunca kendine gelemeyen Semerkand,
14. asrın ikinci yarısından itibarense eski şaşalı günlerine dönmeye başladı
.

Semerkand, Emir Timur’un imparatorluğunu ilân etmesiyle birlikte yeniden yükselişe geçti. Yeni imparatorluğun başkenti olarak ilân edilen şehirde imarın yanı sıra ilmî ve kültürel faaliyetler de hızla gerçekleştirildi.

  • İmparator’un talimatıyla dört bir yandan şehre getirilen âlim ve sanatkarlar, Semerkand’ı kısa sürede, İslâm tarihinin en önemli şehirlerinden biri haline getirdi.
Devamındaki birkaç asırda ortaya konan pek çok ilmî ve mimari eser, bugün “
Semerkand
” denince zihnimizde canlanan o tahayyülü vücuda getirdi.
Şüphesiz ki o dönemler inşa edilen ve bugüne değin ayakta kalmayı başaran ihtişamlı yapıların en önemlisi
Registan Meydanı
. Günümüzde, her gün dünyanın dört bir yanından gelen binlerce turisti ağırlayan bu meydan, İslâm sanatının zirvelerinde gezinen eserleri bir arada bulunduruyor. Uluğ Bey, Şirdar ve Tillakari medreseleri gibi sanatın ince ince işlendiği, yalnızca birini dahi görmenin büyük keyif vereceği yapıların tek kadraja sığdırılmasına imkan veren ve
Amerikalı edebiyatçı Edgar Allan Poe'nun
"
tüm kentlerin kraliçesi
"
olarak tanımladığı Semerkand'ın güç ve zarafet simgesi tacı mahiyetini taşıyan Registan
; Doğu’nun masalsı atmosferini ziyadesiyle hissettiren ve ziyaretçilerini zihni bir zaman yolculuğuna çıkaran eşsiz bir meydan.

Uluğ Bey Medresesi

Registan Meydanı’ndaki yapıların ilki olan medrese, Timur İmparatorluğu’nun 4. sultanı Uluğ Bey tarafından yaptırılmış ve kendisinin ölümünden sonra da hatırasına atıfla ismiyle anılır olmuştur.
Devrinde, bölgenin en büyük ilim merkezlerinden olan Uluğ Bey Medresesi, aynı anda 100’den fazla talebenin eğitim aldığı bir yapı olarak hizmet vermiştir
.
1417’de inşaatına başlanan yapı 1420’de tamamlanmış ve kendisi de aynı zamanda gök bilimci olan Uluğ Bey, matematik ve astronomi derslerinin bazılarını bizzat vermiştir.
Alt katında derslikler, üst katındaysa her birinde iki talebenin kaldığı yatakhaneler ve yemekhaneden oluşan medrese
, mimari açıdan peşinden gelecek eserlere de ilham kaynağı olmuştur.
Uzun yıllar boyunca ilmî faaliyetlere ev sahipliği yapan Uluğ Bey Medresesi, 18. asırda depo olarak kullanılmaya başlanmış, 1900’lerin başlarında yeniden gerçek hizmet alanına döndürülse de Sovyetler Birliği döneminde tamamıyla kapatılmıştır.
Depremler ve bakımsızlık sebebiyle onlarca yıl atıl halde kalan yapı, 1950’lerden itibaren başlayan ve Sovyetler’in son döneminde hızlanan
restorasyon çalışmaları sayesinde bugünkü görünümüne kavuşmuştur.

Şirdar Medresesi

Bölgenin Özbek hanlarının eline geçmesinden sonra, Semerkand Valisi Yalangtuş Bahadır tarafından inşa ettirilen yapı, 17 yıllık bir çalışmayla tamamlanmıştır.
Medresenin yapımına 1619’da başlanmış ve kendisinden yaklaşık 200 yıl önce tamamlanan Uluğ Bey Medresesi’nin simetriği olarak planlanmıştır
. Yaklaşık 4.000 metrekarelik bir alana kurulan medrese, dönemin önemli mimarlarından
Abdulcebbar
tarafından projelendirilmiş ve tamamlanmıştır.

Şirdar Medresesi, Timur İmparatorluğu’nun sonrasında, geç dönemde inşa edilmiş olsa da yapının neredeyse tamamında Timurlu mimarisine sadık kalınmıştır.
Kullanılan çiniler, ince işçilik ürünü motifler, kubbeler ve minareler, Uluğ Bey Medresesi’nden ilhamla ve büyük özenle bir araya getirilmiştir
. İslâm sanatının en önemli yapılarından olan medrese, ihtişamlı kapısının üzerinde bulunan kaplan ve güneş sembolleri sebebiyle “
Şirdar
” olarak isimlendirilmiştir.
Sonraki dönemlerde hemen karşısındaki Uluğ Bey Medresesi’nin akıbetini paylaşan Şirdar, uzun yıllar boyunca atıl bir halde kalmıştır.
Bölgede meydana gelen depremler ve bakımsızlık sebebiyle yıpranan bina, 1950’lerin ortalarından itibaren başlayan restorasyon çalışmalarıyla
yenilenmiş ve günümüze kadar ayakta kalmıştır.

Tillakari Medresesi

Şirdar Medresesi’nden 10 yıl sonra, yine Yalangtuş Bahadır tarafından yaptırılan Tillakari Medresesi, Registan Meydanı’nın kuzeye bakan kısmına inşa edilmiştir.
120 metrelik ön cephesiyle meydanı dolduran ve Uluğ Bey ve Şirdar medreseleriyle birlikte meydanın benzersiz görüntüsünü oluşturan bina
, 1660 yılında tamamlanmış ve ilim faaliyetlerine başlamıştır.

Dış görünüşü itibarıyla kendisinden önceki eserlerle pek çok ortak noktası bulunan medrese, iç kısmında uygulanan farklı tekniklerle diğerlerinden ayrılmıştır.
Binanın batı yakasının iç kısmında, cuma cemaatine hizmet vermesi maksadıyla bir cami inşa edilmiş ve bu caminin tepesine de göz alıcı mavi bir kubbe kondurulmuştur
.
  • Kubbenin iç kısmı ve duvarlardaki latif süslemelerde bolca kullanılan altın da medresenin isminin dayanağı olmuştur; zira Farsça kökenli “Tillakari”nin meali,
    “Yaldızlı”
    dır.
Medresenin önde kalan ana yapısı, Uluğ Bey ve Şirdar’la benzerlik gösterse de bu iki binaya rağmen daha küçüktür.
Nizamiyenin doğu ve batı taraflarına talebeler için 16 yatakhane yapılmış ve bu yatakhaneler
, binanın dış cephesine simetrik olarak konumlandırılan nişlerle, estetik birer mimari unsur olarak kullanılmıştır.
Semerkand’ın ticarî ve sosyal manada önemini yitirmesi ve ilerleyen asırlarda yaşanan işgallerle birlikte,
iki komşusuyla benzer bir akıbete uğrayan Tillakari Medresesi, depremler ve bakımsızlık sebebiyle epeyce zarar görmüştür
. Sovyetler Birliği döneminde, diğer binalarla eşzamanlı olarak başlayan çalışmalarda detaylı bir restorasyon geçiren bina, Semerkand’ın kalbi Registan Meydanı’nda, komşuları Uluğ Bey ve Şirdar'la birlikte ziyaretçilerini bekliyor.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026