Che Guevara Gazze’de: Latin Amerika devrimi Filistin direnişiyle buluştuğunda

Mısır Cumhurbaşkanı Cemâl Abdunnâsır'ın misafiri olarak 1959’da Kahire'ye gelen Che, daha sonra Mısırlı bir heyetle 18 Haziran'da Gazze'ye gitti. Che’nin ziyareti, Latin Amerika’daki emperyalizmle mücadele ile Filistin’deki Siyonist sömürgecilikle mücadele arasında bir köprü kurdu. Bugün Che’nin mirası devam ediyor ve birçok Filistinli aktivist için emperyalizme, sömürgeciliğe ve askerî işgale karşı isyanın popüler bir sembolü olarak ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Bir zamanlar Suriye ile birlikte "Birleşik Arap Cumhuriyeti" adı altında bir siyasî birlik oluşturan Mısır, 1948 ile 1967 yılları arasında Gazze Şeridi'ni yönetmiş ve özellikle Güney Gazze'deki Han Yunus ve Refah bölgelerinde, Cemâl Abdunnâsır'ın Süveyş Kanalı'nı millîleştirme kararının ardından 1956'da İngiltere, Fransa ve İsrail'in Mısır güçlerine karşı üçlü saldırısı sırasında onlarca asker, polis ve güvenlik görevlisini kaybetmişti.

Panarabizmin savunucusu, antiemperyalist ve antisömürgeci duruşuyla bilinen lider Cemâl Abdunnâsır yönetimindeki Mısır'da devrimci ruh yüksekti. O dönemde Arap siyasetine ve Arap kitlelerinin hayal gücüne hükmeden Abdunnâsır, Küba Devrimi’nin zaferinden yalnızca birkaç ay sonra Latin Amerikalı devrimci Ernesto Che Guevara'yı Kahire'ye davet etti.
Ernesto Guevara de la Serna ya da bilinen adıyla Che Guevara, Latin Amerika'nın Amerika Birleşik Devletleri tarafından sömürüsüne baş kaldırmış, Küba Devrimi’nin kilit figürlerinden biriydi.

Abdunnâsır’ın davetini kabul ettikten sonra, Guevara, Küba'nın Fidel Castro'su tarafından 14 ülkeyi kapsayan üç aylık bir tura gönderildi. Ziyaret noktalarından biri de, o zamanlar Mısır yönetiminde olan Gazze'ydi.
Guevara, Kahire'den yaklaşık 450 km yol kat ettikten sonra, 18 Haziran 1959'da koyu renkli askerî üniformasıyla Gazze'ye ayak bastı.

Che, Gazze'nin fiilî Mısır Valisi Korgeneral Ahmed Salim'in yanı sıra Filistinli yetkililer, belediye başkanları ve birçok sıradan insan tarafından kahraman gibi karşılandı.
Che'nin ziyaretinin amaçlarından biri, Batı emperyalizmi ve sömürgeciliğine karşı Arap ve Filistin ulusal kurtuluş ve devrimci hareketlerini desteklemekti.

Che Guevara'nın Filistin ile olan ilişkisi, sıradan bir diplomatik ziyaret değil, aynı amacı paylaşan iki devrimin sembolik bir buluşmasıydı.
Kısa ziyareti sırasında, Küba devriminin tezahüratlarıyla karşılandığı El-Bureyc Mülteci Kampı da dahil olmak üzere çeşitli mülteci kamplarını gezdi. Küba, Filistin Kurtuluş Örgütü'nün kuruluşunu memnuniyetle karşıladı ve 1965'te örgütle resmî temas kurdu.
Che, özellikle Filistin Kurtuluş Halk Cephesi, Filistin Kurtuluş Demokratik Cephesi ve Filistin Halk Partisi gibi solcu Filistin direniş hareketleri için bir direniş sembolü haline geldi.

Arjantinli devrimci lider, Gazze'nin Mısır kontrolünden alınarak İsrail'in tam işgaline girdiği Altı Gün Savaşı’ndan yaklaşık dört ay sonra, Ekim 1967'de Bolivya güçleri tarafından infaz edildi.
1960'lar ve 1970'ler boyunca, Filistinli gruplar -özellikle Filistin Kurtuluş Halk Cephesi- Che'nin fikirlerinden ilham alan enternasyonalist söylemi benimsemeye başladılar. Portresi mülteci kamplarında, ölümsüz sloganı olan "Hasta la victoria siempre! – Her zaman zafere kadar!" sloganlarıyla birlikte asıldı.

Birçok Filistinli kadro, Che'nin Küba ve Bolivya'da geliştirdiği "foco" teorisine göre eğitildi; kitlesel bir ayaklanmayı ateşleyebilecek küçük öncü gruplar. Lübnan'daki bazı Filistin eğitim kamplarına hatta "Che Guevara Kampı" adı verilmişti.
Bugüne kadar Che'nin adı Filistin halkının hafızasında yer etmiş durumda: Gazze ve Batı Şeria'daki sokaklar ve kafeler onun adını taşıyor, duvar resimlerinde Cemâl Abdünnâsır ve Yaser Arafat'ın yanında resmediliyor ve Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, 1990'larda solcu gençler tarafından kurulan Che Guevara Kültür Kulübü bile bulunuyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.