Cemal Abdünnâsır’a had bildiren Türk bürokrat: Hulisi Tugay Fuad

Saraydan sürgüne, büyükelçilikten diplomatik krize uzanan Hulusi Fuad Tugay'ın hikâyesi; bir Osmanlı paşasının cesaretini ve oğlunun aynı mirası devlet terbiyesiyle nasıl taşıdığını anlatıyor. Tugay’ın Abdünnâsır’a verdiği cevap, dönemin en çarpıcı diplomatik çıkışlarından biri olarak hafızalara kazındı.

Oğlu, Nâsır’a haddini bildirecekti

Bu mektubun kendisi ve etkileri başka bir yazının konusu olması hasebiyle şimdilik burada duralım.

Hür Subaylar Darbesi
Sonradan ismi “Hürriyet” anlamına gelen Tahrir olarak değiştirilen İsmailiye Meydanı’nda İngiliz askerleri Mısır polislerine ateş açtı.

- Bu olaylardan sonra, 22 Temmuz’u 23’üne bağlayan gecedeHür Subaylar Hareketiülke yönetimine el koydu.
Sabaha karşı Kral Faruk’un sarayı Mısır ordusu tarafından kuşatılmış ve uçaklar alçak uçuş yapmaya başlamıştı. Kral Faruk, kısa süre içerisinde tahtı henüz 2 yaşındaki oğluna bıraktığını açıklayarak şehirden ayrıldı.
Darbeciler, Türkiye’nin desteğini almak için Fuad Bey’in kapısını çaldı. Oysa Fuad Bey onlara tarihî bir cevap verecekti:
“Yaptığınız bu darbe ile Mısır'ın canına okudunuz! Kendinizi Napolyon sanıyorsunuz ama değilsiniz, akıbetiniz Napolyon'dan da beter olacak."


- 2 Ocak 1954 yılına gelindiğinde kıyamet kopacaktı. Fuad Bey, Mısır’ın bir anda kahramanı ilân edilen ve el üstünde tutulan çiçeği burnunda lideri Cemal Abdünnâsır’ın elini sıkmadığı gibi gözünün içine bakarak ve herkesin duyabileceği şekilde“Mısır’ı mahvettin!”diyecekti.

Fuad Bey 1967 yılına kadar uzun ve sağlıklı bir ömür yaşadı. Darbecilerin münasebetsizliklerini yanlarında bırakmayarak tam da babasına yaraşır bir davranış göstermişti.
Namuslu bir babanın namuslu bir oğlu olarak yaşadı…
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.