Hepsi bizden biri gibiydi

Mehmet Erken
10:30, 13/02/2023, PazartesiG: Güncelleme: 11:26, 13/02/2023, Pazartesi
CategoryMecra
Diğer
Mecra
Hepsi bizden biri gibiydi
Afrika’dan Samsun’a okumaya gelen Delaney Pintu depremzedeler için seferber olan uluslararası öğrencilerden sadece biridir.

Türkiye’deki en büyük göçmen grup olan Suriyeliler ve Afganlılar başta olmak üzere Türkiye’deki bütün "üçüncü dünya" göçmenlerini içeren "yabancı karşıtlığı ve düşmanlığı" sosyal medya aracılığıyla yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Türkiye'de yaşanan depremlerin ardından bir gurup insan, halk arasında "mülteci ve yabancı düşmanlığı" oluşturup ve bu düşmanlığı alevlendirmek için deprem bölgelerinden "düşünüleni ve istenileni" yansıtan "gerçek dışı" haberler ve yayınlar yapıyor. Depremlerden sonra ülkenin bir ferdi gibi yardımların her basamağında yer alan uluslararası yabancı öğrenciler de bu düşmanlığa malzeme edildi.

Deprem ve benzeri etkileyici olayların bizi uyarması, aklımızı başımıza getirmesi, düşündüğümüz yanlış fikirlerden uyandırması, kendimize dönüp bakmamızı sağlaması umulur. Geçirdiğimiz bir haftada saydıklarımın hepsine dair örnekler gördük, izledik, tecrübe ettik. Pek çok insanın bütün düşünce ve yargılarından kurtularak üç gün önce kanlı bıçaklı olduğu insanlar ile kol kola yardım için koştukları anbean kameralara yansıdı, görüldü, anlatıldı.

Diğer yandan insan hangi durumda olursa olsun ve nereye giderse gitsin yanında dertlerini, düşüncelerini, kaygılarını, sevgilerini ve nefretlerini de götürür. Hayatlarını kötülükler ve düşmanlıkları etrafında kurmaya meyyal herkesin, yaşanan olaylardan tek çıkardığı şey kötülüklerini sürdürmek ve düşmanlıklarını tahkim etmek oldu.
Yıkılan inşaatının hatasızlığını anlatmaya çalışan müteahhitten, depremi duyduğu ilk anda hırsızlık için yola çıkan insanlara kadar açık ve örtük pek çok kötülük ortalığa yayıldı.
Bunlardan bir tanesi de son birkaç senedir ülke gündemine dahil olan ve sürekli alevlendirilen
mülteci düşmanlığı
oldu.
Haberlere erişilmediği, insanların çaresiz kaldığı her anda en etkin haberleşme aracı olan fısıltı gazetesinin yaydıkları, bütün kötücül düşünceleri canlandırmaya başladı. Üstüne bir de "olay yerinden" paylaşılan ama
görüleni değil düşünüleni yansıtan "görüntüler"
eklenince düşmanlıkların alevi daha da parladı.
Merkezinde Türkiye’deki en büyük göçmen grupları olan
Suriyelilerin
ve
Afganlıların
olduğu, çeperlerinde ise Türkiye’deki bütün
"üçüncü dünya" göçmenleri
ni içeren yabancı karşıtlığı gündemi adım adım yaygınlaşıyor. Depremden birkaç gün sonrası itibariyle farklı sosyal medya mecralarında
"amasız, fakatsız tüm yabancıların sınır dışı edilmesi"
ne dair yorumlar kendine yer bulmaya başladı. Bu amaçla
siyaset yürüten partiler
sahaya indi ve neredeyse hepsi
yalana dayanan haberler
i gerçek olarak insanlara anlatmaya başladı. Türkiye’de
yaşayan uluslararası öğrenciler
de bu nefretten nasiplerini aldı.
Peki, uluslararası öğrenciler bu konuda ne yaptılar?
Uluslararası öğrencilere dair hususi vurgular aramak amacıyla yaptığım aramalar ilk etapta cılız bazı sonuçlar çıkardı. Fakat bu sonuçsuzluğun mutluluk verici olduğunu söylemem gerekir.
"Tek yürek"
olanların Türk milleti değil, Türkiye'de yaşayan herkes olduğunu görmemiz lazım.
  • Kendi imkanları ile bölgeye giden, bağış yapan, kan veren, yardım toplama ve dağıtma faaliyetlerine katılan, afet bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerine arasında uluslararası öğrenciler de yer alıyor. Tabii ki bu on şehirde eğitim gören uluslararası öğrencilerden vefat edenler de oldu.
Takip ettiğim bütün uluslararası öğrenci dernekleri, uluslararası öğrenci kulüpleri ve bizzat uluslararası öğrenciler herhangi bir Türk vatandaşının yaptığı bütün yardım ve destek çağrılarını yineledi.
Uluslararası Öğrenci dernekleri Federasyonu’na (UDEF)
bağlı dernekler başta olmak üzere Türkiye’deki
Filistinli Öğrenciler Birliği, Türkiye’deki Azerbaycanlı Öğrenciler Birliği
gibi farklı topluluklar bizzat kendi içlerinde de yardımlar organize edip bölgeye ulaştırdı.
  • Fakat bunların yanında uluslararası öğrencilerin özellikle 2 alanda çok etkin olduklarını görüyoruz: tercümanlık ve kendi ülkelerinden gelen fiili yardımların koordinasyonu.
Depremi takip eden birkaç gün içinde özellikle
Twitter
'da ve
WhatsApp
gruplarında, farklı ülkelerden gelen insanlar için tercümanlık yapacak yabancı dil bilen insanlara ihtiyaç duyulduğuna dair pek çok ilan dolaşıma girdi.
İngilizce
'den öte
Fransızca, İspanyolca, Arapça, Farsça, Urduca
gibi daha az bilinen diller için duyulan bu ihtiyaçta uluslararası öğrencilerin aktif rol oynadıkları görülmektedir. Bu yöndeki destek talepleri depremin ikinci gününden itibaren uluslararası öğrencilere hitap eden bütün mecralarda defalarca paylaşılmış,
öğrenciler bu paylaşımlara bilfiil destek vermiştir.
Diğer yandan öğrencilerin, ülkelerinin gönderdiği aynî yardımların dağıtımında rol aldıkları ve yine ülkelerinde insanların şahsen yahut grup olarak topladıkları paraların Türkiye'de doğru kanallara aktarılmasına yardım ettikleri görülmekte. Hatta pek çok öğrencinin, kendi ülkelerinden temasta oldukları insanları yardım etmeye teşvik ettikleri ve yardım topladıkları; ara tatil dolayısıyla ülkelerinde bulunan öğrencilerin ise fiilen yardımları alarak Türkiye’ye getirmeye çalıştıkları görülüyor. Örneğin Türkiye’deki Pakistanlı öğrenciler, Pakistan merkezli
Hizmet Vakfı (Alkhidmat Foundation)
desteği ile bölgeye giderek çalışmalarda bulundu. Iraklı öğrenciler, Irak ve Türkiye’de ticaret yapan firmalar ve faaliyet gösteren vakıfların da desteği ile bölgede bizzat yardımda bulunuyorlar.
Neticede öğrencilerin katkılarının ve ilişkilerinin kendi ülkelerinde depremin oluşturduğu gündem ve toplanan yardımlar ile paralel olduğunu da söylememiz gerekir.
Daha doğrusu, her uluslararası öğrenci burada olduğu kadar kendi ülkesinin de bir uzantısıdır. Bu nedenle sadece Türkiye’deki hayatı değil, kendi ülkesindeki gündelik hayatı da takip eder. Yine bu nedenle olaylara verdikleri tepkileri şekillendiren tek şey canlı gördükleri değil, yedeklerinde getirdikleridir.
Uluslararası öğrencilerin tepkilerinin ülkeler nezdindeki tepkiler ile büyük oranda paralel olduğu görülüyor.
İlk günlerden beri farklı grupların ortak eleştiri noktalarından bir tanesi olan gelişmiş batı ülkelerinin Türkiye ve Suriye’de yaşananlara bigâne kalması durumunun, çoğunluğu
Erasmus
öğrenci değişim programı ile ülkemize gelen batılı öğrenciler için de geçerli olduğu görülmektedir. Benzer şekilde sosyal medyada ilgililer arasında önemli şikayet konularından bir tanesi de, uzun süre vakit geçirdikleri batılı arkadaşlarından bir geçmiş olsun mesajı dahi almamalarıdır.

Ortada buğz edilecek, nefret edilecek gruplar olduğu muhakkak. Bunları milletlere göre değerlendirmek ise başlanacak en kötü başlangıç noktasıdır. Ülkeye gelen tüccar, göçmen, öğrenci, sığınmacı yabancılar arasında da skalanın bir ucunda, pek çok unsuru bir araya gelen millete dahil olan ve yaşanan acıya ortak olanlar; diğer ucunda ise yaşanan her şeye bigâne kalıp tek amacı arzularını tatmin etmek olanlar ve kötülüğü şiar edinenler yer alıyor.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026