Tolstoy'un dedesi yıllarca Osmanlı topraklarında kaldı

Tolstoy'un dedesi, elçi olarak gönderildiği Osmanlı sarayında yıllarca görev yaptı.
Pyotr Andreyeviç Tolstoy, 1645’te doğdu. Kendisi, Rus Sarayı ile yakın ilişkileri olan soylu bir aileye mensuptu. Zamanla zekası ve çalışkanlığı ile Büyük Petro’nun dikkatini çekmeyi başardı. Bu dönemde Petro, en büyük rakibi Osmanlı'yı yakından tanımak istiyordu. 1700 İstanbul Antlaşması’yla Rusya, Osmanlı’da daimi elçi bulundurma hakkı elde edince bu kritik görev Pyotr'a verildi. Böylece o, Osmanlı’ya gönderilen ilk sürekli Rus büyükelçisi oldu.
1702’de Edirne’ye ve ardından İstanbul’a gelen Tolstoy’un görevi yalnızca diplomasi değildi. Osmanlı’nın askeri gücünü, donanmasını, saray düzenini, bürokrasisini ve halkın yaşamını ayrıntılı biçimde gözlemleyip raporladı. Balkan topraklarında propaganda faaliyetlerinin başlamasına zemin hazırladı. Rusya ve Osmanlı arasında 1710'da başlayan Prut Savaşı'nın sonunda ise Yedikule Zindanları'na hapsedildi. Bir elçinin hapse atılması fiilen savaş ilanı anlamına geliyordu ve nitekim kısa süre sonra tekrar Osmanlı-Rus savaşı başladı.
Serbest bırakılıp Rusya’ya döndüğünde ise kariyerinin en karanlık sayfası başladı. Çar Petro’nun oğlu Aleksey’i Avrupa’dan kaçırıp Rusya’ya getiren kişi oydu. Aleksey kısa süre sonra idam edildi. Bu olay Tolstoy’a büyük güç ve servet kazandırdı; gizli soruşturma makamının başına getirildi ve devletin en korkulan isimlerinden biri hâline geldi.
Reklam
Çar Petro’nun ölümünden sonra ise sürgüne gönderildi ve 1729 yılında, bir manastırda hayatını kaybetti. Ölümünden sonra ailesi uzun süre gözden düşse de yıllar sonra itibarları iade edildi ve Lev Tolstoy da bu ailenin içinden çıktı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.