Madrid bir zamanlar Müslüman bir şehirdi
12:00, 18/08/2025, PazartesiG: Güncelleme: 14:14, 18/08/2025, Pazartesi

Günümüzde Madrid'in İslâm mirasına dair izleri kalıntılarla sınırlı olsa da, Madrid bir zamanlar, Müslüman bir devletin hükümdarlarının yönettiği Müslüman bir şehirdi.
Günümüz İspanyası'nın başkenti Madrid bir zamanlar, Endülüs Emevî Devleti hükümdarlığında Müslüman bir şehirdi. İslâmî köklere sahip tek Avrupa başkenti olan Madrid, Emevî Emiri I. Muhammed tarafından 9. yüzyılda, devletin kuzey sınırını Hristiyan krallıklardan korumak amacıyla bir müstahkem askerî yerleşim zincirinin bir parçası olarak, "Mecrît" adıyla inşa edilmiş ve iki yüzyıldan fazla bir süre Endülüs'ün muhkem bir parçası olarak kalmıştı.
Antik çağlardan beri iskân edilmiş olan ve günümüzde İspanya’nın başkenti
Madrid
olarak bilinen şehrin temeli, kökenlerini Manzanares Nehri
'nin kıyısında inşa edilmiş “Matrice”
adlı küçük bir Roma yerleşimine borçludur. Geç Vizigot dönemde (7. yüzyıl) büyük ölçüde kaderine terk edilen ve yalnızca küçük bir köy olarak anılan Madrid, ancak 9. yüzyılda, Endülüs Emevîler Devleti döneminde, hak ettiği itibarı tekrar eline almış ve İberya'nın merkezinde önemli bir şehir haline gelmiştir.
Dokuzuncu yüzyılın sonlarında
Endülüs Emevî Devleti hükümdarı Emir I. Muhammed
(Muhammed b. Abdurrahmân el-Ümevî), stratejik açıdan önemli Sağrülevsât (Orta Sınır)
bölgesini, kuzeydeki Hristiyan krallıklarının saldırılarına karşı güvende tutmak istiyordu. Bu amaç doğrultusunda, Manzanares Nehri boyunca, "Mecrît"
adında, müstahkem bir kasaba inşa edilmesini emretti.
Mecrît kelimesinin kökeni hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Mecrît isminin Latince Matrice kelimesinin Arapçalaştırıldığı, yine Latince “midri” ile “darit” sözlüklerinin
“rüzgârlı yer”
anlamına gelecek şekilde birleştiği, Orta Çağ Endülüs Arapçasında "su çarkı"
anlamına gelen bir sözcükten türediği yönünde çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.- Şehrin, Arapçada “suyun aktığı yer, su yatağı” gibi anlamlara gelen mecrâ kelimesi ile Latincede çokluk anlamı katan “ît” ekinin birleştirilerek Müslümanlar tarafından Mecrît şeklinde isimlendirildiği de genel olarak kabul görmüştür.
Herhâlükârda, şehrin modern İspanyolca adı olan Madrid'in türetildiği
“Matrit”
ten (Arapça Mecrît sözcüğünün yerel Mozarabik telaffuzu) gelmektedir.
Mecrît, siyasî ve kültürel açıdan Endülüs'ün en önemli şehirlerinden olan Tuleytula’ya (Toledo) coğrafî yakınlığın da sağladığı avantajla kısa zaman içinde önemli bir askerî, siyasî ve kültürel merkeze dönüşmüştü. Şehrin adıyla anılan önemli âlimler de hasıl olmuştu.

Orta Çağ'daki çoğu İber-Müslüman şehir merkezinin yerleşim planını izleyen Endülüs Mecrît şehri, iki bölümden oluşmaktaydı: Şehre hâkim
el-Kasaba Kalesi
(veya valinin kalesi) ve yerleşim bölgesi, pazar yeri ve ulu bir camiden oluşan el-medîne (şehir merkezi).
Yerleşimin tamamı müstahkem surlarla çevriliydi
, ancak duvarların ötesinde ve nehirlerin karşısında el-rabad veya banliyö olarak bilinen küçük yerleşim yerleri de ortaya çıkmıştı.
Mecrît yerleşim bölgesi, şehrin sakinleri tarafından "
el-Müdeyne"
olarak biliniyordu ki bu isim de günümüz Almudena
şehrinin adının türetildiği isimdir.- Almudena kelimesi, Arapça “şehir” anlamına gelen “el-medîne” kelimesinin küçültme anlamı katılarak türetilmiş hali olan “el-müdeyne” kelimesinin İspanyolcaya geçmiş halidir.

Dikkatle bakıldığında, Orta Çağ'daki Müslüman Mecrît şehir merkezinin, Orta Çağ Hristiyan Madridi'nin merkezini oluşturan, Madrid'deki
Kraliyet Sarayı ve Almudena Katedrali
'nin mevcut konumuna karşılık geldiği görülmektedir.
1085 yılında
Kastilya Kralı VI. Alfonso
, Endülüs’ün Kurtuba’dan sonra ikinci büyük şehri olan Tuleytula
’yı zapt ederek o güne kadar Müslümanlara indirilen en ağır darbeyi vurmuş ve aynı yıl Mecrît şehrinin de mülkiyeti el değiştirmişti. Müslüman yönetimden devralınan camilerin, kilise olarak yeniden kutsanması emredilmişti.Reklam

Bugün
Madrid Surları
(Walls of Madrid / Muralla Islamica de Madrid)
olarak bilinen duvarların kökeni, Müslümanların İber Yarımadası’nı kontrol ettiği 9. yüzyıla kadar gitmektedir. Emir I. Muhammed, Orta Çağ kenti Mecrît'teki Müslüman kalesini güçlendirmek için Mağribî mimarisine özgü kireçtaşı ve kırmızı tuğla
dan oluşan duvarlar inşa ettirmiştir. Yüzyıllara meydan okuyan yapının oldukça büyük bir kısmı, başkentin merkezinde bugün hâlâ görülebilmektedir.


Kaynak: ballandalus.wordpress
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.