Yok olmaya direnen Filistin gelenekleri

Üç dinin kutsallarına topraklarında ev sahipliği yapan, asırlar boyunca eşsiz etnik gruplara ve zengin kültürlere kucak açan Filistin toprakları, on yıllardır sömürge kültürünün baskın politikalarına karşı direniş eylemi içerisinde varlığını devam ettirmeye çalışıyor.

Genç yaşta nakış öğrenmeye başlayan Filistinli kadınlar; çeşitli desenleri, renkleri ve tasarımları başörtülerinin yanı sıra önlüklerine dikmektedir. Filistin'deki her bölge, farklı bir nakış, kumaş ve başlık biçiminde uzmanlaşmıştır. Bu şekilde, her kadın kendi toprağının yürüyen bir sembolü hâline gelmiştir.
Filistin kültürel mirasının bir parçası olan elbiseler, ülkenin her bölgesinde farklı desenlere sahiptir.

Filistin düğün törenlerine, özellikle birçok zengin gelenekle iç içe yaşanılan Filistin kırsalında her zaman çok önem verilmiştir.

İpek ve keten karışımından yapılan malaklar zengin bir yapım sürecinden geçiyor; çok renkli parlak şeritler halinde dokunan ve elbisenin üzerine de yine işlemelerle parıldayan kısa kollu bir ceketle giyiliyordu.

Birçok köyün, kendi tarzına ve geleneklerine uyacak şekilde uyarladığı malak öylesine popülerleşmişti ki Beytüllahim'de bu alanda tekstil endüstrisinin büyümesini hızlandırmıştı. Günümüzde modern dikiş teknikleriyle işlenen malaklar, hâlâ giyilmeye devam edilmektedir.

İsrail yönetiminin çıkardığı zorluklara ve fanatik Yahudi yerleşimcilerin saldırılarına rağmen topraklarını işlemeye devam eden Batı Şeria'daki Filistinli çiftçilerin en önemli geçim kaynaklarının başında zeytin gelmektedir.

Zeytin hasadı mevsimi, tipik olarak ekim veya kasım aylarında başlamaktadır. Zeytinler toplandıktan sonra bir kısmı Filistinli çiftçiler tarafından yiyecek, yakacak, yağ, sabun gibi çeşitli alanlarda kullanılırken, kalan diğer kısmı ise ihraç edilerek ekonomiye büyük bir katkı sağlamaktadır.
- Sabun yapımında da zeytinyağı kullanılmaktadır. Filistin coğrafyasının çeşitli bölgelerinde sabun üretiliyor olsa da Nablus şehrinde üretilen sabun diğerlerinden ayrılmaktadır.



Fellah kadınları, Filistin toplumunun belkemiğiydi; toprak işlemeye ve Filistin ekonomisine geniş ölçüde katkıda bulunuyor, Filistin kültürünün ve ulusal kimliğinin gelişmesine hizmet ediyorlardı. Filistin'in kırsal kesimlerinde yaşayan kadınlar, tarım ürünlerini ve el sanatlarını Filistin'deki pazar yerlerinde satmak için sık sık uzun mesafeler kat ederlerdi.


Sepet, tepsi ve kap kacak örmek için önce çevreden buğday ve zeytin, badem ve terabinth ağaçlarından dallar toplanır, daha sonra ise bir düzen içinde örülen gereçler, kuruması için sıcak güneşin altında bekletilerek muhkem bir forma sokulurdu.
Her yıl dünyanın dört bir yanındaki gelen Müslümanlar, Kudüs'ten Eriha'nın birkaç kilometre güneyine, Nebi Musa'nın mezarı olduğuna inanılan yere dualar eşliğinde yürümektedir. Yaklaşık bir hafta süren törenlerde şarkılar, danslar ve oyunlar eşliğinde bir dizi kutlamalar gerçekleştirilmektedir.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.