Plajda ve havuzda belirtilere dikkat... Çocuğunuzun bir omuzu diğerinden yüksek mi? Her yaşta görülebilen skolyozda erken tanı rehberi

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Gökçen, çocuklarda omuz yüksekliği farkı, kürek kemiğinin belirginleşmesi ve bel asimetrisinin skolyozun ilk belirtileri arasında yer alabileceğini söyledi. Ağrıya neden olmadan ilerleyebilen hastalıkta erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekildi.
Çocuklarda görülen skolyoz, çoğu zaman ağrıya yol açmadığı için fark edilmeden ilerleyebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Gökçen, özellikle yaz aylarında çocukların sırt bölgesinin daha görünür hale gelmesiyle omurga eğriliğine işaret eden belirtilerin daha kolay fark edilebildiğini belirterek, erken tanının tedavi sürecinde büyük önem taşıdığını vurguladı.

Yaz ayları skolyozun fark edilmesi için önemli bir dönem
Doç. Dr. Bahadır Gökçen, omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyozun farklı derecelerde görülebileceğini ifade etti. Hafif omurga eğriliklerinin günlük yaşamda fark edilmeyebildiğini belirten Gökçen, yaz aylarında deniz ve havuz gibi ortamlarda çocukların omuz, sırt ve bel bölgelerindeki asimetrilerin daha belirgin hale gelebildiğini söyledi.
"Bazı omurga eğrilikleri 20 derecenin altında seyredebilirken bazı hastalarda eğrilik 40 derecenin üzerine çıkarak tedavi gerektirebilir. Hafif dereceli skolyozlar özellikle kış aylarında kalın kıyafetler nedeniyle aileler tarafından fark edilmeyebilir ancak yaz aylarında çocukların sırt bölgesinin daha fazla görünür olması, omuz ve bel seviyesindeki asimetrilerin dikkat çekmesini sağlayabilir. Bu nedenle yaz dönemi skolyozun erken fark edilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturabilir."

Omuz ve beldeki değişiklikler dikkate alınmalı
Skolyozun dış görünümde bazı küçük değişikliklerle kendini gösterebildiğini belirten Gökçen, her omuz eşitsizliğinin skolyoz anlamına gelmediğini ancak şüpheli durumlarda uzman değerlendirmesinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
"Skolyozu olan çocuklarda omuzlardan biri diğerine göre daha yüksek görünebiliyor. Kürek kemiğinin belirginleşmesi, bel kıvrımlarında eşitsizlik ve gövdenin yana doğru eğik görünmesi de dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alır. Çocukluk çağındaki skolyoz çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için hastalık yalnızca dış görünümdeki küçük değişikliklerle kendini gösterebilir."
Gökçen, omuz seviyesinde farklılık, bel asimetrisi, gövdenin eğik görünmesi ve dik durmakta zorlanmanın çocukluk çağında en sık görülen belirtiler arasında bulunduğunu, buna karşın ağrının bu yaş grubunda beklenen bir bulgu olmadığını söyledi.
"Yürüme güçlüğü, bacak ağrısı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetler ise daha çok ileri yaş skolyozlarında görülmektedir. Çocukluk çağındaki skolyoz hastalarında ağrı beklenen bir bulgu değildir. Bu nedenle yalnızca ağrı olmadığı için omurga eğriliklerinin göz ardı edilmemesi gerekir."

Tedavi eğriliğin derecesine göre planlanıyor
Skolyoz tedavisinin hastanın yaşı ve omurga eğriliğinin derecesine göre belirlendiğini aktaran Doç. Dr. Bahadır Gökçen, hafif vakalarda düzenli takibin yeterli olabildiğini, ilerleyen eğriliklerde ise korse veya uygun hastalarda manyetik rod sistemlerinin kullanılabildiğini ifade etti.
"Kemik gelişimi devam eden ve eğrilik derecesi artan çocuklarda ise korseler veya uygun görülen durumlarda manyetik rod sistemleriyle eğriliğin ilerlemesinin kontrol altına alınmaya çalışıldığını belirten Gökçen, "Kemik gelişimi tamamlandıktan sonra eğriliğin derecesine göre cerrahi gerekip gerekmediği değerlendirilir. İleri derecede skolyozu bulunan ve kemik gelişimini tamamlamış genç hastalarda ise doğrudan cerrahi tedavi planlanabilir."

"Skolyoz ameliyatlarında omurgaya yerleştirilen cerrahi sistemlerle eğrilik düzeltilerek omurga dengeli hale getirilmektedir. Uygun zamanda yapılan tedavi sayesinde çocuklar ve gençler akranlarıyla birlikte aktif, sağlıklı ve hareketli yaşamlarını sürdürebilmektedir. Bu nedenle ailelerin özellikle yaz aylarında çocuklarının omuz, sırt ve bel bölgelerindeki farklılıkları dikkatle gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurmaları erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır."
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.