Evladının mürüvvetini isteyen kendine çeki düzen versin

Evlatlarımızdan ne istedik? Akademik başarı. Dünya karneleri iyi olsun istedik. Meslek sahibi olsunlar istedik. Meslek sahibi oldular. Doktor oldular, sekiz bin lira için hastanede çocuk öldürdüler, savcı oldular sevgililerine ulaşamayınca yurt bastılar, polis oldular suçlunun delillerini kararttılar, belediye başkanı oldular rüşvete bulandılar. Onlar da bir ananın evladı değiller mi?
Ülkemizde yaşanan hâdiseler gösteriyor ki evlat yetiştirmede başarılı olamadık. Bir dönem hatırlıyorum ebeveynlere sürekli “çocuklarınızla arkadaş gibi olun” deniyordu. Ebeveynler çocukları ile arkadaş gibi olmanın bedelini mi ödüyorlar? Herkes birbiriyle arkadaş gibi olunca ne disiplin kaldı ne otorite! Herkes karar verici. Kimse birine hesap vermek istemiyor. Evlat ebeveynine, kadın kocasına, koca Rabbine.
Eskileri düşününce okuma-yazma bilmez ve güya ‘cahillerdi’ lakin yetiştirdikleri evlatlar kâtil, hırsız, madde bağımlısı, sapık değildi.
Dua ile evladını okula yollayıp, gelince aç olur diye abdestle yaptığı yemeği yedirmek için heyecanla kapıda bekleyen anne olmadığı gibi, kazancım faize bulaştı mı, emeğimin karşılığını helâlinden aldım mı endişesi olan baba da yok.
Evladının hatası söylendiğinde, ahlâklı olması için muhabbetle nasihat eden, sevgiyle evlatlarının başlarını okşayan da yok. Evlatlarının hatalarını reddedip, evlatlarına kusursuzluk izafe etmek moda. Herkesin çocuğu mükemmel. Peki, bu kadar suçlu çocuğun ebeveyni kim? Kimi öğretmen, kimi profesör, kimi doktor, kimi bilmem ne…
Evlatlarımızdan ne istedik? Akademik başarı. Dünya karneleri iyi olsun istedik. Meslek sahibi olsunlar istedik. Meslek sahibi oldular. Doktor oldular, sekiz bin lira için hastanede çocuk öldürdüler, savcı oldular sevgililerine ulaşamayınca yurt bastılar, polis oldular suçlunun delillerini kararttılar, belediye başkanı oldular rüşvete bulandılar. Onlar da bir ananın evladı değiller mi?
İmdadına yetişti sosyal medya. Aradığı, bulmaya çalıştığı her soruya cevap buldu, doğru yanlış. Kimse sahip çıkmadı, ama orada sahip çıkan birileri oldu. Çocuk ne bilsin elini tutan şer mi hayır mı? Şerri, hayrı anlatan mı oldu? Rahmetli Erbakan Hoca’nın dediği gibi ona hep “dört üçten büyüktür” dediler. Hiç kimse helâl olan üçün, haram olan dörtten bereketli olduğunu öğretmedi.
Günahımız çoktur. İslâm’a yüzümüzü dönmediğimiz müddetçe bedelini evlatlarımız ve evlatlarımızın evlatları ödeyecek. Evladının mürüvvetini görmek isteyen Müslüman kendine çeki düzen versin.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.