Trump Nato'dan çıkabilir mi?

Adem Bilal
17:00, 20/06/2026, Cumartesi
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Trump Nato'dan çıkabilir mi?
Trump, Amerikan seçimlerinde kiminle yarışa girdiyse NATO müttefiklerinin ezici bir çoğunlukla onu değil rakiplerini desteklediklerini biliyoruz.

Biden’ı “Sleepy Joe” diyerek aşağılamayı bir alışkanlık haline getiren Trump’ın, geçmişteki rakibinden pek de sağlıklı düşünemediği ortada. Neden derseniz, Trump bir ABD başkanı olarak elektrikli sandalyeye gidecek birini tek imzasıyla kurtarabilir yahut hakkında ciddi suçlamalar olan birine özel af çıkarabilir ama ne kadar istese de NATO’dan o tek imzayla çıkamaz. “Sleepy Don” bunu unutmuş olabilir, ne de olsa ilgili yasa kendisi ikinci kez seçilmeden bir yıl önce selefi Biden zamanında çıkmıştı. Kaderin cilvesine bakın ki, ABD başkanlarının elinden NATO’dan çıkma yetkisini alıp topu Kongre’ye atan o yasayı teklif eden de Trump’ın bugünkü prenslerinden biri olan Dışişleri Bakanı Marco Rubio. Yetkisiz Trump istediği kadar De Gaulle olmaya özenebilir, yapabileceği şey sahte pehlivan gibi peşrev atıp durmak, bundan öteye geçemez.

Hillary Clinton, Joe Biden yahut Kamala Harris... Trump, Amerikan seçimlerinde kiminle yarışa girdiyse NATO müttefiklerinin ezici bir çoğunlukla onu değil rakiplerini desteklediklerini biliyoruz. Atlantik’in öbür yakasında Trump hiçbir zaman makbul bir ABD başkanı olarak kabul görmedi. Bizzat kendi köklerinin dayandığı Almanya ile ilişkileri bile her zaman gergin ve mesafeli olageldi.

Bu mânâda Reagan’dan arakladığı “America First” sloganının, Avrupa ülkelerinde kendilerini dışlayan bencil ve olumsuz bir algıya yol açmasının nedenlerini Trump’ın karakterinden bağımsız düşünemeyiz. Çünkü Reagan da aynı sloganla seçim kampanyasını yürütmesine rağmen Avrupa ülkeleri nezdinde sorun yaşamamış, hiç de böyle bir gerginliğe yol açmamıştı.

. Trump ise müttefiklerini sürekli aşağılayıp Putin övgüleri yaparak kısa zamanda Atlantik’in öte yakasında sevimsiz bir karaktere dönüşüverdi.
. Trump ise müttefiklerini sürekli aşağılayıp Putin övgüleri yaparak kısa zamanda Atlantik’in öte yakasında sevimsiz bir karaktere dönüşüverdi.

Trump- Reagan farkı

Oysa ikisi arasında çarpıcı benzerlikler söz konusu. Reagan da Trump gibi ekranlarda boy gösterdikten sonra siyasete girmişti. O da sert bir muhafazakâr olarak biliniyordu ve benzer maçolukta bir söyleme sahipti.

Peki, Trump’ı Reagan’dan ayıran neydi?

Ardında babacan bir imaj bırakan Reagan, mütevazı bir ailenin çocuğu olarak ekmeğini taştan çıkarmış, şöhret basamaklarını teker teker sabırla çıkarak zirveye ulaşmıştı. Sabit fikirleri olsa da gerektiğinde empati yaparak uzlaşmacı bir kimliğe bürünebilirdi. Trump ise tam tersi. Ne kadar yaşlansa da hâlâ büyümeyen bir çocuk. Çünkü zengin bir ailenin arsız ve şımarık vârisi olarak empati hissinden uzakta büyüdü. Uzlaşmaktan anladığı ise kendi dayattığı şartların her hâlükârda şeksiz şüphesiz kabulünden ibaret.

Reagan sıkı natocu

Reagan nispeten dürüst ve netti, Trump ise tescilli bir yalancı ve öngörülemez biri. Reagan ilk eşinden boşansa da Nancy Reagan ile uzun ve sadık bir evlilik yaşamış bir aile babasıydı, adı skandallar ile anılmamıştı. Trump ise evlenip aile kursa da gençlik yıllarından beri çapkınlığıyla bilinen, Playboy dergisine kapak olmuş, güvenilmez, hercai bir kişilik. Epstein ile uzun yıllar boyu arkadaş olduğunu duymayan, onunla boy boy fotoğraflarını görmeyen kalmış mıdır?

Ve en mühimi Reagan, SSCB’yi “Şer İmparatorluğu” olarak anan sıkı bir NATO’cuydu. Bilhassa 1987’de Gorbaçov’a boyun eğdirdiği INF anlaşmasıyla Avrupalı müttefiklerin nükleer tehdit endişelerini büyük ölçüde yok etmiş, iki yıl sonra Berlin Duvarı’nın yıkılmasına giden sürecin mimarı olmuştu. Batı bloğunun uzun soğuk savaş türbülansından zaferle çıkması onun eseriydi. Şüphesiz onu sevmeyenler de vardı ama hem müttefiklerin hem de Amerikan halkının sevgili kovboyu ve kahramanıydı. Trump ise müttefiklerini sürekli aşağılayıp Putin övgüleri yaparak kısa zamanda Atlantik’in öte yakasında sevimsiz bir karaktere dönüşüverdi.

Savaşın sonunda Bretton Woods’da tescillenen Amerikan dolarının altına endeksli liderliğine de itiraz etti. Çünkü zarlar artık hileli atılıyordu.
Savaşın sonunda Bretton Woods’da tescillenen Amerikan dolarının altına endeksli liderliğine de itiraz etti. Çünkü zarlar artık hileli atılıyordu.

NATO'ya ilk başkaldırı

NATO’dan yaka silken sadece Trump değil. Fransızların mareşali De Gaulle de pek hazzetmiyordu. Oysa her şey gâyet iyi başlamıştı. Savaş bittiğinde Fransa, Almanya’nın tasallutundan Normandiya çıkarmasıyla kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor, Amerikan askerleri Fransızlar tarafından öpücüklere boğuluyordu. Derken Amerika ile ittifak pekiştirildi ve 1949 yılında NATO kuruldu. NATO’nun genel merkezi için Paris seçilmişti. Ülkede artık 10’u aşkın Amerikan üssü ve 50 bin dolayında asker-sivil Amerikan vatandaşı bulunuyordu.

Fakat bu balayı havası fazla uzun sürmedi. Napolyon ile dünya siyasetine damga vurmuş Fransa’nın gururlu mareşali, soğuk savaşın ABD-Rusya ikileminde figüran olmayı bir türlü kendine yediremedi. De Gaulle liderliğindeki Fransa, nükleer güce ulaşan üçüncü ülke olmakla kalmadı. Savaşın sonunda Bretton Woods’da tescillenen Amerikan dolarının altına endeksli liderliğine de itiraz etti. Çünkü zarlar artık hileli atılıyordu.

Vietnam bataklığına saplanan Yanki, ağır savaş mâliyetine dayanamamış ve altına çıpalanan doları artık karşılıksız basmaya başlamıştı. Yani Fransa’nın altını Yanki’nin elindeyken, Yanki’nin karşılıksız doları Fransa’nın elindeydi. De Gaulle bu hileye uyandı ve Fransa’nın altınını Atlantik ötesinden gemilerle taşıyıp aldı. Bu cesur hamle, Bretton Woods üçkâğıdının sonunu getirmiş oldu. Mareşal bununla da kalmadı, ABD’nin askeri alandaki liderliğini de artık kabul etmediğini söyleyip, NATO’nun askeri kanadından çıktığını ilan etti.

De Gaulle, büyük oyunu bozmuştu ama bunun bedelini fena ödedi. Solcu gençliği sokaklara döken CIA, Mareşal’in fişini kısa zamanda çekti. Hani şu özgürlük parolasıyla hâlen romantize edilen 68 gençliği yok mu, işte ondan bahsediyoruz. Fransa 1966’dan 2009’daki Sarkozy dönemine dek tam 43 yıl NATO’nun askeri kanadında yer almadı.

Nato üyesi ülkeler.
Nato üyesi ülkeler.

Trump'tan De Gaulle çıkmaz

Trump bir Reagan olmayı denedi ama asla başaramadı. Soğuk savaşın galip başkanı Reagan gibi Amerikan tarihine damga vurmak için her yola başvurdu, yapmadığı şaklabanlık kalmadı. Tamıtamına 8 savaşı bitirdiğini söyleyip, Nobel Barış Ödülü’nün kendisine verilmesi gerektiğini bile söyledi. Oysa gerçek mânâda bitirdiği tek savaş bile yoktu.

Güya Ukrayna savaşını 100 gün içinde bitirecekti. Bunun için Zelenski’ye yapmadığı baskı kalmadı. Çünkü Putin’den zerre taviz koparamayacağının bal gibi farkındaydı. Ukrayna’yı altın tepside sunduğu halde Putin karşısında verdiği görüntü, bir palyaçonun şeref meselesi yapacağı kadar rezildi. Gümrük vergileri ve NATO katkı payı gibi konulardan dolayı zaten canlarını yaktığı müttefikler, Ukrayna’dan sonra sıranın kendilerine gelebileceğini görüp ürperdiler. Ve Trump’a duyulan nefret tavan yaptı.

Bugünlerde netanyahunun kayığına binip müttefiklere danışmadan elde mızrak bir başına Donkişot gibi İran’a saldıran Trump, yine NATO salvoları yaparak müttefiklerini suçlamaya başladı. “NATO kâğıttan bir kaplan, Amerika’nın üyeliğini yeniden değerlendireceğim” diyor. Reagan olmayı bir türlü beceremeyen Trump’ın bu kez De Gaulle olmaya çalıştığını görüyoruz. Bir türlü kendisi olamıyor çünkü karşımızda yaşı seksene dayansa da henüz şahsiyeti oturmamış bir çocuktan fazlası yok.

Reagan nere, Trump nere?

Trump nere, De Gaulle nere?

Yetkisi bile yok

Biden’ı “Sleepy Joe” diyerek aşağılamayı bir alışkanlık haline getiren Trump’ın, geçmişteki rakibinden pek de sağlıklı düşünemediği ortada. Neden derseniz, Trump bir ABD başkanı olarak elektrikli sandalyeye gidecek birini tek imzasıyla kurtarabilir yahut hakkında ciddi suçlamalar olan birine özel af çıkarabilir ama ne kadar istese de NATO’dan o tek imzayla çıkamaz. “Sleepy Don” bunu unutmuş olabilir, ne de olsa ilgili yasa kendisi ikinci kez seçilmeden bir yıl önce selefi Biden zamanında çıkmıştı. Kaderin cilvesine bakın ki, ABD başkanlarının elinden NATO’dan çıkma yetkisini alıp topu Kongre’ye atan o yasayı teklif eden de Trump’ın bugünkü prenslerinden biri olan Dışişleri Bakanı Marco Rubio. Yetkisiz Trump istediği kadar De Gaulle olmaya özenebilir, yapabileceği şey sahte pehlivan gibi peşrev atıp durmak, bundan öteye geçemez.

Trump’ın benzemeye çalışıp da bir türlü beceremediği Reagan ve De Gaulle, kendi toplumları için her ne ifade ediyorsa etsin, bizim açımızdan sadece iki soysuzdan ibaret. Trump ise en büyük mahareti netanyahunun kuyruğuna takılmak olan etkisiz bir eleman. Yok, yanlış anlaşılmasın, netanyahudan ne denli nefret ettiği mâlum. Fakat Epstein ile yediği hurmaların bugün Trump’ı fena halde tırmaladığını da biliyoruz. Trump’ın tasması işte o yüzden netanyahunun elinde.








Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026