Hayal kırıklığı ve mutluluk arasındaki bağ nedir?

Gökhan Özcan
10:00, 05/05/2026, SalıG: Güncelleme: 00:01, 06/05/2026, Çarşamba
CategoryGenç Motto
Genç Motto
Hayal kırıklığı ve mutluluk arasındaki bağ nedir?
Hayalsiz yaşanır mı?

Hayal kırıklıklarımız bizi mutsuz ediyorsa hiç hayal kurmayarak mutluluğumuzun önündeki bu engeli ortadan kaldırabilir miyiz? Böyle bir şey mümkün mü? İnsan hayal etmeden yaşayabilir mi? Elbette mümkün değil; insan hayal etmeden yaşayamaz! İnsanın yaradılışında, tabiatında var hayal kurma arzusu, hayal etme meyli... Hem de bir zafiyet olarak değil, bir kabiliyet olarak...

Sıkıntı, hayallerimizi eni boyu belli bir dünya ile sınırlıyor olmamızda; hayal etmeyi mevcut hâlimizden memnuniyetsizliğimizin bir ifadesi, bir kaçış yolu olarak görmemizde... Hayallerimizin dünyada başlayıp biten ve bizi yaşadığımızdan, mevcut hâlimizden çekip kurtaracak ihtimaller olarak birer beklentiye dönüşmesinde... Sınırsız kabiliyetimizi sınırlı hedeflerle meşgul etmemizde...

Somut beklentiler somut gerçekliklere tabi, değişmesi için o gerçekliğin de değişmesi gerekiyor. Yani oturup hayal kurmakla hayatın döngüsü değişmiyor, beklentiler yerine gelmiyor. Böyle olunca hâlinden memnun olmayanlar için, o hâlden çıkma umutlarının birer birer sönmesi hayalleri kırıyor, iç çöküntüler ortaya çıkarıyor. Ve o hayal kırıklıkları, o çöküntüler mutsuzlukların sebebi oluyor.

“Ne zaman hayallerimin ardına takılsam önüme dünyanın gerçekleri çıkıyor,” diye isyan etti biri. “Belki de dünyanın engellerini aşacak hayaller kurmalısın,” dedi diğeri. İnsanın sayılı-sınırlı duyularıyla algıladığı dünya, gerçekliğin çok küçük ve yanıltıcı olmakla maruf bir parçasını temsil ediyor aslında. İnsanın bu dünyanın sınırlarının ötesine bakan bir tarafı da var. Biz oraya “gayb” diyoruz ve oradaki şeyleri bilinmez olarak görüyoruz. Öyle olmaya öyle ama insanın o âlemle bir alışverişi olmadığı anlamına gelmiyor bu. Mesela gördüğümüz rüyaların o âlemle bir irtibatı var, Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek sözleriyle sabit bu.

“Hayal âlemi düşünceleri, duyulan şeyler âlemine karşı daha geniştir. Çünkü bütün düşünülen şeyler, hayalden doğar. Fakat hayal âlemi de hayalin kendisinden var olduğu âleme göre dardır,” diyor Hazreti Mevlânâ, “Fihi Ma Fih”te.

Zihnimize düşen düşüncelerin, sezgilerin, kalbimize gelen ilhamların, duyuş ve hissedişlerin sayılı-sınırlı duyularımızdan türediğine inanabilir miyiz? Bizim, yani her birimizin en basit, en alelade, en gündelik şeyleri yaşarken bile hayal âlemiyle ve ötesinde gayb âlemiyle bir temasımız var. Dikkatimizi dünyanın duyularla gözlenebilir sınırlarının ve süfli heveslerinin ötesine kapalı tuttuğumuz için bu alışverişin mahiyetini kavrayamıyoruz çoğu zaman.

Oysa dikkat etsek iç gözümüzün, yani özümüzün görüş kabiliyeti miktarınca sonsuza baktığını fark edebiliriz, idrak edebiliriz. Bir keramet de olmaz bu, kişiye özel bir şey de olmaz; hatta her birimizin, yani herhangi birimizin içindeki sonsuzluk penceresinin bize kendini gösterişi, hatırlatışı olur sadece.

Hayalsiz yaşayamayız, zaten yaşamamalıyız. İnsanın bir büyük imkânıdır hayal kurabilme, hayalle bağ oluşturabilme kabiliyeti. O hâlde, “Problem nerede?” diye soralım kendimize.

William Chittick, “Tasavvuf” isimli kitabında düşüncelerimizin neden ölü doğabileceğine dair kritik bir tespit yapıyor: “Özbilinç ya da uyanık olma durumu nefsin hâkimiyeti altında olduğu sürece, insanların güneşin ışığını görmeleri mümkün değildir.”

"Dünya kendi gerçekliğiyle sınırlı ve gerçeklikle uyumlu olmayan beklentilerimiz, o sınırları değiştirmeye yetmiyor. Ancak içimizin penceresinden insana ve hayata baktığımızda, sezgilerimize dikkat kesildiğimizde, hayallerimizi sonsuza doğru yönelttiğimizde; kendimizi körleştiriyor olmamız dışında bizi sınırlayan bir şey kalmıyor ortada. Tek engel kendimiziz ve dünyaya sabitlediğimiz bakışlarımız aslında. “Hayallerin hayatla bir bütün olduğu yerde ne bir sınır olur ne bir mutsuzluk ne de bir hayal kırıklığı kalır,” diyor arifler. Diyorlarsa öyledir. Görenedir görene, köre nedir köre ne?

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026