Her gün kullanıyoruz ama önemsemiyoruz: Alzheimer'ı 10 yıl önceden haber verebilir
13:06, 15/07/2026, Çarşamba

Alzheimer ve Parkinson
Alzheimer ve Parkinson gibi sinsi nörolojik hastalıkların ilk belirtileri aslında yıllar öncesinden ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre, günlük hayatta pek önemsemediğimiz bir duyunun kaybı, beyindeki tehlikenin en erken habercisi olabilir.
Alzheimer ve Parkinson gibi dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen nörodejeneratif rahatsızlıkların erken teşhisi, tedavi sürecinin başarısı açısından hayati önem taşıyor. Son yapılan bilimsel araştırmalar, bu sinsi hastalıkların klinik olarak teşhis edilmesinden tam 10 yıl önce kendini gösteren çok önemli bir belirtiyi ortaya koydu: Koku alma duyusunun kaybı. Amerika Birleşik Devletleri'nde yürütülen çalışmalar, koku duyusunu geliştirmenin beyin sağlığını korumada ve iyileştirmede kilit bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Erken evre hastaların neredeyse tamamında görülüyor
2021 yılında "Ageing Research Reviews" dergisinde yayımlanan kapsamlı bir makale, koku kaybı ile beyin sağlığı arasındaki güçlü ilişkiyi gözler önüne seriyor. Verilere göre, erken evre Alzheimer hastalarının yüzde 85’inde, erken evre Parkinson hastalarının ise yüzde 90’ında koku alma bozukluğu tespit ediliyor. Bu yüksek oranlar, koku kaybının basit bir burun tıkanıklığı ya da geçici bir duyusal problem olmanın çok ötesinde, nörolojik bir alarm sistemi olduğunu kanıtlıyor.

Teşhisi hızlandırmak için ne yapılmalı?
Uzmanlar, koku alma yeteneğindeki gerilemenin beyin fonksiyonlarının bozulmaya başladığına dair en erken işaretlerden biri olduğunu belirtiyor. Bu nedenle, nörolojik hastalıkların teşhis sürecini hızlandırmak amacıyla koku testlerinin kliniklerde standart bir tarama yöntemi olarak yaygın hale getirilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Alabama Üniversitesi'nden psikolog Prof. Dr. David Vance, koku alma duyusundaki ciddi gerilemenin, gelecekte ortaya çıkabilecek bilişsel problemlerin habercisi olan önemli bir uyarı işareti olduğunu ifade ediyor:
“Eğer birinin koku alma duyusu çok kötüyse, bu durum, ileride ortaya çıkabilecek bazı bilişsel sorunların habercisi olan bir tür uyarı işareti gibi görünüyor."
"En az önemsenen duyu"
İngiltere'de yapılan araştırmalar, insanların beş temel duyu arasında en az değer verdiği duyusunun koku olduğunu ortaya koyuyor. Hatta Brown Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen bir çalışmada, birçok öğrencinin cep telefonlarını, sağ ellerini ya da ayak serçe parmaklarını kaybetmeyi, koku duyusunu kaybetmeye tercih edeceklerini belirtmesi dikkat çekiyor.
Buna karşın, John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Nicholas Rowan, koku duyusunun önemine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor:
Koku duyumuzu farkında bile olmadan sürekli kullanıyoruz. Doğumdan beri arka planda olan bu sistemin kaybı, insanların yaşamını tamamen altüst edecek kadar büyük bir boşluk meydana getiriyor.

Koku eğitimi ile beyni yeniden yapılandırmak mümkün
Koku alma duyusunu kaybetmiş ya da bu duyusu zayıflamış kişilerin bu yeteneği yeniden kazanması mümkün. Uzmanlar; farklı kokuların düzenli aralıklarla ve tekrar tekrar koklanmasıyla yapılan "koku eğitimlerinin" bu duyuyu ciddi oranda geliştirdiğini belirtiyor. Yapılan öncü araştırmalar, koku egzersizlerinin sağlıklı bireylerde bile beynin bilişsel işlevlerini desteklediğini ve beynin kendini yeniden organize etme yeteneği olan "nöroplastisiteyi" artırdığını gösteriyor.
Düşünme yeteneği ile burun arasında doğrudan bağ bulunuyor
Bilim insanları, düşünme yeteneği ile koku alma duyusu arasında son derece dinamik ve güçlü bir sinirsel bağ olduğunu tespit etti. John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden araştırmacı Dr. Wassim Najjar, şu anki temel hedeflerinin bu iki sistem arasındaki bağlantının tam olarak nasıl çalıştığını çözmek olduğunu belirtiyor:
“Asıl önemli soru, bunun nasıl bağlantılı olduğu ve biz de bunu bulmaya çalışıyoruz.”
Burun boşluğunun üst kısmında yer alan kıl benzeri sinir lifleri, buruna gelen koku moleküllerini algılayan özel reseptörler barındırıyor. Her bir burun deliğinde bulunan yaklaşık 6 ila 10 milyon arasındaki koku duyu nöronu, doğrudan beyinle iletişim kurarak zihinsel sağlığımızın da en önemli koruyucularından biri olarak görev yapıyor.

Jurnal.ist
Türk bilim insanlarından çığır açan teknoloji! MS ve Alzheimer'da hastaların dijital ikizi oluşturuluyor
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.