Osmanlı sanatının izinde bir ömür: Filiz Çağman ve sarayın tılsımı

Halil Solak
10:01, 12/08/2021, PerşembeG: Güncelleme: 15:49, 11/11/2025, Salı
CategoryNihayet
Nihayet Dergi
Osmanlı sanatının izinde bir ömür: Filiz Çağman ve sarayın tılsımı
Filiz Çağman

Filiz Çağman’ın kitap çapındaki eserleri emeklilik dönemine rastlıyor:2006’da Serpil Bağcı, Zeren Tanındı ve Günsel Renda ile birlikte Osmanlı Resim Sanatı’nı, 2014’te Kat’ı: Osmanlı Dünyasında Kağıt Oyma Sanatı ve Sanatçıları’nı,2016’da Osmanlı Sarayı Tasvir Sanatı’nı yayınlamıştı. Peki asistanlıktan müdürlüğe 41 yıl boyunca görev yaptığı mekânın tarihini yazdığı Topkapı Saray’ın yayınlanışını görememesine ne demeli?

I.

Neredeyse tanımak


Bazı isimlerle
televizyonlarda
,
konferanslarda
,
derslerde
karşılaşamazsınız. Daha ziyade
kitaplarda
,
makalelerde
,
dipnotlarda
tanırsınız onları. Nihayet artık dayanamaz, yazdıklarını okumaya başlarsınız. Ardından onu tanıyan pek çok kişiyi tanır, ona dair hatıralar dinlersiniz. Neredeyse, tanımış kadar olursunuz artık. 12 Şubat’ta kaybettiğimiz
Topkapı
Sarayı
Müzesi
müdürlerinden
Filiz Çağman
böyle biriydi benim için.
1960
’lı yıllardan itibaren başta
Osmanlı
minyatür
sanatı
üzerine yayınları olmak üzere kitap sanatları araştırmalarına yaptığı değerli katkılarından ilk anda aklıma gelenler: Mesela Osmanlı minyatür sanatının erken örneklerinden biri olan
Külliyyat
-
ı
Kâtibî’yi
inceleyerek
Edirne’de
bir minyatür okulunun mevcut olduğunu ortaya çıkarması, minyatürlü bir eserin hazırlanış safhalarını belgelere dayanarak izah etmesi,
ehl
-
i
hırefe
,
nakkaşhaneye
,
Mehmed
Siyah
Kalem’e
, tezhip tarihine dair yazdıkları, kat’ı sanatı üzerine kaleme aldığı devasa kitabı…

II.

Merak ve heyecan

Aslında Filiz Çağman, küçüklüğünden beri mimar olmak istemişse de
İstanbul
Edebiyat
Fakültesi
Arkeoloji
Bölümü’nde okuyan ablasının tavsiyesi üzerine, Sanat Tarihi Bölümüne girer. Mezun olduğu 1964 yılında
Topkapı
Sarayı
Müzesi
Kütüphanesi’nde
çalışmaya başlar. O günlerdeki hislerini yıllar sonra şöyle anlatacaktır:
  • “1964 senesiydi, Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki işime yeni başlamıştım, oldukça meraklı ve heyecanlıydım -yeni şeyler öğrenme karşısında bu heyecan ve merakın yıllar geçmesine rağmen hâlâ sürdüğünü söylemekten mutluluk duyarım-.”
Böylece kütüphane, dilinden anlayan bir sanat tarihçisi kazanırken Çağman da yıllar boyu sürecek çalışmaları için gerekli kaynağın gözüne çok genç bir yaşta erişmişti. Ayrıca o sıralarda sarayda çalışan
Hayrullah Örs, Fehmi Edhem Karatay, İsmail Hakkı Uzunçarşılı
gibi isimlerden istifade etme şansını yakaladı.
Ord. Prof. Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun
danışmanlığında Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki bir
Hamse-i Nizamî
nüshasının minyatürleri üzerine doktora tezini yazdı. Bundan sonra sıra artık kendisine dünya çapında ün kazandıracak akademik çalışmalarındaydı.

III.

Kedi

Çağman, saray kütüphanesine gelen
yerli ve yabancı
araştırmacılar için de çok iyi bir rehberdir. Rehberlikle başlayan bu ilişkiler çoğu zaman kısa sürede dostluğa dönüşür. Mesela
40
yıllık dostu
Prof. Dr. Günay Kut
, hocası
Fahir İz’in
Eski Türk Edebiyatında Nazım kitabının hazırlıkları esnasında kütüphanede tanır onu: “Yıl 1964 ve günlerden bir gün Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ne gitmem gerekti. Kütüphanenin kapısını henüz açmıştım ki karşıma filiz gibi genç bir hanım çıktı, adı Filiz’miş.
İsmiyle müsemma birisi.
Henüz kim olduğunu da bilmiyorum.”

Çağman ile Kut’un kütüphanede başlayan bu dostlukları zamanla derinleşerek devam edecekti. Zira ikilinin kitaplar dışında konuşmaktan büyük zevk aldıkları ortak bir sevgileri de vardı:
Kediler.
Filiz Hanım’ın yoğun mesaisi arasında sarayın avlusunda kuşların ötüşünü dinlemek, rengârenk çiçeklerin farkına varmak yanında en büyük motivasyon kaynağı kedilerdir.
Kütüphanecilerin
kedisever
olmalarının meslekleriyle bir ilgisi var mı acaba?

IV.

Bir muhasebe

80’li yılların başında
Gelibolulu Mustafa Âli
üzerine doktora tezini yazan
Amerikalı tarihçi Prof. Cornell Fleischer’ın
da yolu mecburen Topkapı Sarayı’na düşmüştü. 2005’te, Filiz Çağman’ın emekliye ayrılması vesilesiyle düzenlenen sempozyumda aradan geçen yaklaşık 30 yılın muhasebesini şöyle yapmıştı: “O günden bu yana, ilgilendiğim başka projeler çerçevesinde, gerek yaptığımız sohbetlerde dile getirdiği önemli gözlemleri, gerek
yazmalar, minyatürler ve mimari eserler
konusundaki rehberliği nedeniyle kendisine olan borcum arttıkça arttı. Bugün, gelişmekte olan bir ülkenin
IMF
heyetinin karşısına çıkması gibi, ben de kendisinin bu borcun bir bölümünü affedeceğini, en azından erteleyeceğini umuyorum.”

V.

Sarayda deprem

Çağman 1997’de Topkapı Sarayı Müzesi’ne müdür tayin edilir.
İlber Ortaylı’nın
tabiriyle o “
sadece bir müze müdürü değil saray nazırı
”dır: Osmanlı-İran edebi metinleri ve minyatürlerini birlikte değerlendirebilen az sayıdaki uzmanlardan biri olduğu gibi önüne ister Venedik kumaşı koyun ister Leipzig dokuması ya da porselen hem künyesini tespit eder hem de kumaşı akrabasıymış gibi size tarif eder. Ortaylı’ya göre müzesini cam ve madeni eşyası, ahşabı ve kâğıdıyla bu kadar iyi değerlendiren ve tanıyan bir başka büyük müze müdürü sadece
Leningrad Hermitaj Müzesi'nin
genel müdürü
Bilimler Akademisi üyesi Profesör Piyotrovski'dir.

Çağman müdürlüğü süresince saraydaki pek çok mekânın yeniden düzenlenmesini ve restore edilmesini sağlar ancak bürokrasi ve maddi imkânsızlıklar neredeyse her aşamada karşısına dikilir. “Ben şimdi şurada asma bahçeyi yaptıracağım diye ölüyorum yani. Çektiğimi anlatamam.
İstek ve ruh yok
, heyecan yok. Ben heyecan duyuyorum bundan. Hiç değilse küçük bir bölümünün, Sofa Köşkü’nün önü ve karşısına gelen kısmının en az
18. yüzyıl
tarhlarının boyutunda, o biçimde yapılması için savaş veriyorum. Ara yolları da podima çakılı olacak.
60 bin
dolara ihtiyaç var. Ben bu parayı bulamıyorum.” Bu arada bütün imkânsızlıklara rağmen Topkapı Sarayı’nda ve yurtdışında ses getiren pek çok görkemli serginin de küratörlüğünü üstlenir.
17 Ağustos 1999 Marmara depremi
Filiz Çağman’ın hayatında önemli bir kırılma noktasıdır. Depremden sonra bir daha evine gitmemeye karar veren Çağman, artık saraydaki lojmanda kalır. Çünkü evi karşıdadır ve büyük bir deprem olursa asla saraya gelemeyeceğini düşünür. Tabii derhal bir dizi önlem alır. Bir yandan saray yapıları ve koleksiyonlarının korunması maksadıyla tespit ve tedbir çalışmaları yaptırırken diğer yandan diğer müzelere de öncülük ederek eğitim amaçlı toplantılar gerçekleştirdi. Filiz Hanım’ın bu konuyu ne kadar ciddiye aldığını ve incelikli düşündüğünü görüp şaşırmak isteyenler
2002’de mimar.ist dergisinin 4. sayısında
yayınlanan söyleşisine bakabilirler. Zaten aynı yıl Topkapı Sarayı Müzesi’ne verilen Vehbi Koç Ödülü’nün gerekçeleri arasında “depremlere karşı müzenin aldığı ivedi önlemler” de sıralanmıştır.

VI.

Topkapulu Saray

Filiz Çağman 2005’te emekli olduktan sonra bir süre Sakıp Sabancı Müzesi’nde danışman olarak çalıştı. Kitap çapındaki eserleri de emeklilik dönemine rastlıyor: 2006’da
Serpil Bağcı, Zeren Tanındı ve Günsel Renda
ile birlikte
Osmanlı Resim Sanatı’nı,
2014’te Kat’ı: Osmanlı Dünyasında Kağıt Oyma Sanatı ve Sanatçıları’nı, 2016’da Osmanlı Sarayı Tasvir Sanatı’nı yayınlamıştı. Peki asistanlıktan müdürlüğe 41 yıl boyunca görev yaptığı mekânın tarihini yazdığı Topkapulu Saray’ın yayınlanışını görememesine ne demeli?

Not: Çağman’ın onuruna 7-11 Şubat 2005 Topkapı Sarayı Müzesi’nde düzenlenen “Topkapı Sarayı ve Osmanlı Sanatı” konulu sempozyumda sunulan bildirilerden oluşan ve Lale Yayıncılık’tan çıkan Filiz Çağman’a Armağan’da Günay Kut, Oktay Aslanapa, Semavi Eyice, Tülay Artan, Nurhan Atasoy, Serpil Bağcı, Çiçek Derman, Uğur Derman, Cornell H. Fleischer, Hilâl Kazan, Gülru Necipoğlu, Günsel Renda, Zeren Tanındı, Hülya Tezcan gibi pek çok değerli isim var.

Kaynaklar: Necdet Sakaoğlu, “Filiz Çağman ile söyleşi: Büyülü bir coğrafyanın ‘hazine dairesi’”, Sanat Dünyamız, 73. sayı, 1999, s. 22-40; İlber Ortaylı, “Bizim müzenin müdürü”, Milliyet Pazar, 12.02.2006; Banu Mahir, “Kitap Sanatları Araştırmaları”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, VII. cilt, 14. sayı, 2009, s. 209-247; Filiz Çağman’a Armağan, Haz.: Ayşe Erdoğdu-Zeynep Atbaş-Aysel Çötelioğlu, İst., 2018; Âb-ı Hayât’ı Aramak: Gönül Tekin’e Armağan, Haz.: Ozan Kolbaş-Orçun Üçer, İst., 2018; Murat Bardakçı, “Filiz Hanım…”,
https://www.haberturk.com/yaza...
(Erişim tarihi: 18.01.2021).
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026