Doğu’nun yazgısı, Batı’daki yazması

Yusuf Sami Kamadan
10:00, 05/11/2024, SalıG: Güncelleme: 10:10, 05/11/2024, Salı
CategoryMecra
Diğer
Doğu’nun yazgısı, Batı’daki yazması
ABD'deki Kongre Kütüphanesi'nde bulunan bu Acaib'ül-Mahlukât kitabı bugün Doğu'ya ait pek çok yazma eser, Avrupa’nın çeşitli kütüphanelerinde sergilenmekte.

Doğu'ya ait pek çok yazma eserin Avrupa’nın çeşitli kütüphanelerinde yer aldığı, hazırlanan katalog çalışmalarıyla sabit. İsveç Kraliyet Kütüphanesi, İsveç’te bulunan Uppsala Üniversitesi Kütüphanesi, aynı şekilde Kopenhag Üniversitesi’nin kütüphanesi sayıları binlerle ifade edilen Doğu yazma eserlerine sahiptirler. Bu durum İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde ise Doğu ile daha fazla temasta bulunmuş olmaları sebebiyle doğal olarak çok daha fazladır. Amerika, Kanada, tabi Rusya ve hatta İskoçya gibi daha nice ülke de buna dahil edilebilir.

Asırlarca kendilerinden istifade edilen bir materyal olarak insanlık kültür tarihinin en önemli unsurlarından olan
yazma eserler
, bugün dünyanın çeşitli noktalarında bulunan
pek çok dilde sayısız adediyle
, tarihte yerine getirdikleri vazifelerini sürdürüyor.


  • Avrupa kütüphanelerinde bulunan çok sayıda Arapça, Türkçe ve Farsça eser bir gerçeğe işaret ederken; diplomatik, askerî, ticarî ve daha pek çok yolla Batı'ya geçen bu eserler, aynı zamanda özellikle Doğu ile Batı arasındaki temasın bugün en canlı şahitlerinden.
Doğu medeniyetlerinde ait yazma eserlerin oldukça önemli bir bölümünü bugün Batı'daki kütüphanelerde bulunmasıyla ilgili belki kalınca bir kitap hacmini oluşturacak ölçüde malumat var. Örneğin, dakik bir araştırmayla
40 bin Arapça el yazmasının
ikisi
Berlin’de
olmak üzere
Almanya’nın 3 büyük kütüphanesinde
yer aldığı tespit edilebilir.

Almanya’da bulunan Yazma Eserler Araştırma Merkezi
’nin
Hamburg Üniversitesi
ile birlikte yaptığı,
"Y
azma Eserlerin Kökenleri ve Alman Kütüphanelerine Ulaşım Şekilleri"
başlıklı çalışma bu konu hakkında bir hayli dikkat çekici bilgiler sunuyor. Geçmiş yıllarda
kitapların taşınması esnasında yaşanan kayıplar
sebebiyle araştırmacıların benzer bir nakil hadisesinin bir daha olmamasını istediği Almanya’da, yazma eserler yerlerinde iyi şekilde korunuyor olsa da yine de epey bir eser kayıp durumda.



Mevzuyu
Almanya
örneği üzerinden inceleyecek olursak buradaki
yazma eserlerin varlığının bir hayli eskiye dayandığını
söylemek gerekir. Ülkede, en fazla
Doğu yazma eserlerine
sahip
1661 yılında kurulan Berlin Kütüphanesi
bu özelliğini, aynı zamanda kurucusu olan
Prusya Kralı I. Friedrich Wilhelm’ın
Afrika’da koloniler sahibi biri sıfatıyla, ticarî ve emperyal isteklerinin doğal bir neticesi olarak
Arapça, Farsça, Türkçe, Etiyopyaca, Kıptice, Hintçe ve Çince
yazma eserlerin satın alınmasına dair emrine borçludur.
Bu da doğal olarak alıcısı belli olan kitabı, tüccarının elinde değerli ticarî bir meta haline getirmiştir. Aslında çok da yadırganacak bir mesele olmayan bu durum, günümüzde
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
tarafından ilan edilen,
yazma ve nadir eserlerin
satın alınıyor olmasına benziyor.
Berlin Devlet Kütüphanesi Doğu El Yazmaları Koleksiyonu’nda
yukarıda bahsettiğimiz dillerde pek çok eserin görülmesi mümkün. Berlin’deki yazmaların tek bir seferde kütüphaneye gelmediği bilinirken, tarihçiler bu yazma eserlerin özellikle büyükçe bir kısmının
1852 ile 1887 yılları arasında
edinildiğini düşünüyor. Kütüphanelerin bu kitapları edinebilmeleri için ihtiyaç duydukları bütçeye sahip olmamasıyla kütüphanelerdeki bu zenginliği ancak kraliyet düzeyinde bir destek mümkün kılabiliyordu.

  • Avrupa oryantalizminin kurucu babası olarak kabul edilen Widmannstetter’ın koleksiyonunu da içeren Münih’teki kütüphane, 4000 binden fazla Doğu’ya ait çok sayıda kıymetli yazmayı barındıran diğer önemli bir merkez hüviyeti taşır.

Peki binlerce kilometre aşıp da bugünkü menziline varan onca yazmanın bir hikayesi yok mudur? Evrende var olup da hikâyesi olan her varlık gibi şüphesiz bunun da bir hikayesi vardır ama
"anlatılmayan hikâye"
kabilinden bunların çoğu maalesef bilgimiz dahilinde değil. Yine de bu konuya dair bilenenler hayli ilginç detaylarla dolu. Avrupa’nın
18. ve 19. yüzyıldaki en büyük güçlerinden biri olan Prusya'nın Osmanlı ile
yaptığı savaşlarda elde ettiği kitaplar da Avrupa’nın bu yazma birikimine ciddi ölçüde katkı sağlamıştı. Örneğin konuyla ilgili bilinen ilginç bir detay olarak;
1686’da
artık
Budin’in
düştüğü son savaşta müttefik Hristiyan güçlerine mensup haçlı askeri bir
Türk’ü
şehit etmiş, sonrasında da değerli bir şey var mı diye üzerini ararken kana bulanmış bir kitaptan başka bir şey bulamamıştı. O kitap, askerle önce Almanya’nın
Coburg
şehrine, oradan da bir kütüphaneye ulaştı.
  • Kutsal Roma Cermen İmparatoru V. Karl’ın 1535’te donanmasıyla Tunus’u ele geçirmesinin ardından, kütüphanelerden ve camilerden yağma edilen el yazmaları da Avrupa kütüphanelerine taşınmıştı. Heidelberg üzerinden Vatikan’a giden kıymetli bir yazma bu hazinenin sadece bir parçasıydı. İnebahtı Deniz Muharebesi sonucunda, Osmanlı saece bir savaş değil çok kıymetli Arapça, Türkçe ve Farsça yazmaları da kaybetmişti. Savaşın şahidi bu eserlerin, bugün Madrid’deki Escorial Kütüphanesi’nde olduğu, kayıt altında bir bilgidir.

Değerli eşyaların yanında yazma eserlerin de iştahlarını kabarttığı anlaşılan
korsanlar
, yaptıkları saldırılarda elde ettikleri
eserlerin
alıcısını da rahatlıkla buluyorlardı.
Mesela
1611
yılında
İspanyol korsanlar
tarafından ele geçirilen bir gemiden
Sa’dî Hükümdarı Ebü’l-Meâlî Zeydân en-Nâsır’a
ait yaklaşık
4000 adet yazma eser,
Endülüs Müslümanlarını kesin olarak bu topraklardan söküp atan kararın mimarı mahud
İspanya Kralı III. Filip’e
takdim edilmişti.
Escorial Kütüphanesi’nden
sonra ülkenin ikinci en büyük yazma eser birikimine sahip olan
İspanya Ulusal Kütüphanesi
, yağmalarla elde edilen kıymetli yazmalar bakımdan bir hayli meşhurdur. Yukarıda saydığımız sebeplere ilaveten
Endülüs
birikiminin önemli materyallerinin de bu
İspanya
kütüphanelerinde olduğunu unutmamak gerekir.
  • Şüphesiz günümüzdeki gibi bilgiye erişimin kolay olmadığı ve en basit ifadeyle bilginin iki kapak arasında olduğu o zamanlarda kitap da değerli bir eşya kadar önem arz ediyordu. Kaldı ki bu durum günümüz modern dünyası için de söz konusudur. Örneğin, Amerika Irak’ı işgal ettiğinde sadece Saddam’ın altınlarını değil, arşivini de beraberinde götürmüştü. Amerika’nın önde gelen "think tank" kuruluşlarından biri olan Hoover Enstitüsü’nün dijital kütüphanesinde bulunan arşiv, daha geçtiğimiz yıl Irak Başbakanı Kâzımî’ye bir iyi niyet göstergesi olarak teslim edilmesiyle gündeme gelmişti.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi bu yazmaların
Avrupa kütüphanelerinde
bulunmasını sağlayan pek çok sebep vardır.
Mısır hidivinin
doktorlarından (aralarında meşhur
Clot Bey’in
de olduğu) iki kişinin
Almanya kütüphanelerine
yaptığı 60 yazmalık eser bağışı,
Berlin Kütüphanesi’nin
Fransız oryantalist
Quatremere’den
çok sayıda yazma eser satın alması, aynı şekilde
157 yazmalık bir Arapça koleksiyonunun Yemen’den alınması
ve daha nice benzer girişim bunlardan sadece birkaçıdır.
20. yüzyılın ikinci yarısı
gibi yakın bir tarihte
Kur’ân-ı Kerîm yazmalarına
önem veren
Münih Kütüphanesi’nin
bugün raflarında
179 kıymetli Kur’ân-ı Kerîm nüshası
yer alır. İngiltere’deki
Birmingham Üniversitesi’nden
bir doktora öğrencisinin üniversite kütüphanesinde tespit ettiği,
Alphonse Mingana Koleksiyonu’ndaki
ve
Tübingen Üniversitesi’nin
1864 yılında satın aldığı
Prusyalı diplomat Johann Gottfried
Wetzstein Koleksiyonu'ndaki
Kur’ân-ı Kerîm nüshaları
dünya üzerindeki çok kıymetli
Kur'ân-ı Kerîm nüshalarından
ikisidir.

Bu arada
Avrupa yazma eser kütüphanelerinde
bulunan bu eserlerin büyük bir kısmının hâlâ
gizli hazine
olduğunu da tekrar etmek gerekir. Mesela
Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güler Doğan Averbek
tarafından
Berlin Devlet Kütüphanesi’nde
tespit edilen,
Fatih Sultan Mehmed’in meşhur hocası Akşemseddin’in
en küçük oğlu olan ve döneminin önemli hattatlarından
Hamdullah Hamdi’ye
ait eser, bunlardan biridir. Meşhur hattat Hamdullah Hamdi'ye ait bu eserin, 1980'de
Berlin Devlet Kütüphanesi’ne
girdiği bilinmekle birlikte kütüphaneye ve
Berlin’e
nasıl ulaştığına dair bir bilgi ise mevcut değil. Aslında bu durum, Avrupa kütüphanelerinde bulunan Doğu'ya ait pek çok yazma eserin ortak özelliği. Gerçi aynı durum
Doğu kütüphaneleri
için de söz konusu.



Bunların dışında Doğu'ya ait daha pek çok yazma eserin
Avrupa’nın
çeşitli kütüphanelerinde yer aldığı hazırlanan katalog çalışmalarıyla sabit.
İsveç Kraliyet Kütüphanesi
, İsveç’te bulunan
Uppsala Üniversitesi Kütüphanesi
, aynı şekilde
Kopenhag Üniversitesi’nin kütüphanesi
sayıları binlerle ifade edilen Doğu yazma eserlerine sahiptirler. Bu durum
İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde
ise
Doğu
ile daha fazla temasta bulunmuş olmaları sebebiyle doğal olarak çok daha fazladır.
Amerika, Kanada, tabi Rusya ve hatta İskoçya
gibi daha nice ülke de buna dahil edilebilir.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026