Arap Körfezi’nde İngilizler
15:00, 17/02/2026, SalıG: Güncelleme: 08:47, 18/02/2026, Çarşamba

Arap Körfezi’nde İngilizler.
İngiliz Doğu Hindistan Şirketi öncülüğünde Arap Körfezi’ne yerleşen İngilizler, ticari ayrıcalıklarla başladıkları varlıklarını askerî müdahaleler ve siyasî anlaşmalarla kalıcı bir hâkimiyete dönüştürdü. 1820’de Hürmüz Boğazı’nda yaşanan çatışma ise yaklaşık 150 yıl sürecek İngiliz nüfuzunun dönüm noktası oldu.
İngilizlerin
1820
yılında başlayan Arap Körfezi’ndeki hâkimiyetleri, buradan çekildikleri 1971
yılına kadar devam etmiş, bu haliyle bir buçuk asırlık bir dönem söz konusu olmuştu.Buradaki varlıkları ise dünyanın çeşitli noktalarında olduğu gibi
19. yüzyıldan çok daha erken
bir tarihte kendisini göstermiş, yürütülen ticarî faaliyetler
bu dönemde varlıklarının ana sebebini teşkil etmişti.Ne var ki
ekonomik
durumun getirdiği üstünlük zamanla siyâsî üstünlüğe evrilmiş, bu da nihayetinde bölgede önemli bir unsur olarak İngilizlerin
boy göstermesine imkân vermişti.
Mecra
Bir dönemin Ortadoğu üzerine tek kaynağı

İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, Kraliçe'den Hint Okyanusu bölgesinde ticaret yapmak için ayrıcalık alabilen deniz tüccarları tarafından 1600'de kurulmuş ve dünyanın en güçlü şirketi haline gelmişti.
- Buradaki ana figür deDoğu Hindistan Şirketiolmuştu. Büyük bir ticarî kuvvet olan bu yapı faaliyet sahası olarak sadece ticaretle sınırlı kalmamış, sahip olduğu ordu ve donanma ile askerî bir kuvvete sahip olarak siyasî de bir yapı olma özelliği arz etmişti.
1770’lerden itibaren
Hindistan’daki
ekonomik üstünlüğünün siyasî üstünlüğe evrilmesi
bir yerde de bununla mümkün olabilmişti. Kendisi için ciddi bir gelir kaynağı olan Hindistan’daki varlığını korumak adına gerekli gördüğü noktalarda askerî kuvvet kullanmaktan çekinmeyen Doğu Hindistan Şirketi
, Arap Körfezi’nde de bu seçeneğe başvurmuştu.
Doğu Hindistan Şirketi sadece ticaretle sınırlı kalmamış, sahip olduğu ordu ve donanma ile askerî bir kuvvete sahip olarak siyasî bir yapıya da bürünmüştü.

Mecra
Middle East Centre for Arab Studies
18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyılın başlarında, Arap Körfezi’nin giriş kapısı mevkindeki Hürmüz Boğazı, Kavâsım adı verilen Sünnî Arapların meydana getirdiği bir nevi kabile konfederasyonu tarafından yönetiliyordu.
19. yüzyılın başlarında Hürmüz Boğazı, Kavâsım adı verilen Sünnî Araplardan oluşan bir konfederasyon tarafından yönetiliyordu.
Geniş bir ticârî filo ile askerî gemilere sahip olan
Kavâsım,
merkez üsleri olan Ra’su’l-Hayme
ve Şârika
ile bölgede önemli bir kuvvet olma özelliği taşıyordu.Hürmüz Boğazı’ndan
geçişler için alınan ücretler
de aynı şekilde Kavâsım’ın
önemli bir gelir kaynağını oluşturuyordu. Bölgeye gelen İngilizler
ile yaşanan gerginlik
de kendisini bu noktada göstermiş, geçiş ücreti ödemeyi kabul etmeyerek siyasî gerilimin
yaşanmasına sebep olunmuştu.
Mecra
Bir hanedanın çöküşü

Şirket, Arap Körfezi’nin giriş kapısı mevkiindeki Hürmüz Boğazı'nı da ele geçirmişti.
- Kavâsım’ı korsan olarak tavsîf eden İngilizler askerî müdahalede bulunmaktan çekinmemişti. Yapılan çatışmada Kavâsım’ın tüm filosu yok edilirken Ra’su’l-Hayme’ye de el konulmuştu.
1820
yılında yaşanan bu gelişme İngilizlerin
buradaki hâkimiyetlerinin de başlangıcı olmuştu. Elde ettikleri ezici galibiyet
, akabinde bir anlaşmanın dayatılmasıyla devam etmişti.Buraya kalıcı olarak giren İngilizler, anlaşmanın uygulanmasını sağlamak, yerli liderlerle ilişkiler içerisinde olmak ve buradaki
İngiliz ticarî menfaatlerini korumak
maksadıyla siyasî bir temsilcilik açmayı da ihmal etmemişti.Önce
Keşm Adası’nda
kurulan bu temsilcilik 1822
yılında Doğu Hindistan Şirketi’
nin önemli merkezlerinden biri olan Bûşehr’e
taşınmış, bölge buradan idare edilmeye başlanmıştı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.