Ömer Muhtar'a Mekke'den gelen mektup

İbrahim Görmez
10:00, 04/07/2025, Cuma
CategoryMecra
Mecra
Ömer Muhtar'a Mekke'den gelen mektup
Libya'nın millî kahramanı Ömer Muhtar, Senûsî tarikatının tekkelerinde yetişmiş bir isimdi.

Mekke ziyareti sırasında Ahmet es-Senûsî ile karşılaşan Muhammed Esed, Senûsî Şeyhinin Libya'da İtalyanlara karşı direnen Ömer Muhtar'a bir mektup götürme teklifini büyük bir onur ile kabul etti. Zorlu bir yolculuğun ardından Libya'ya varan Esed, nihayet Çöl Aslanı ile buluşabilse de, ne yazık ki bu Libya'daki direniş için ümitlerin tükendiği bir zamana denk gelmişti.


İslâm’a girdiği 1926 yılından itibaren Ortadoğu’ya seferlerini sıklaştıran, ardından da Suudi Arabistan’a yerleşen Avusturyalı muhtedî Muhammed Esed, Ömer Muhtar’ın içinde yetiştiği Senûsî hareketine büyük bir sempati besliyordu.
Ona göre Hz. Peygamber’den bu yana İslâm dünyasının hiçbir yöresinde Senûsî hareketi kadar İslâmî hayat tarzına yakın bir çizgide gelişen geniş çaplı bir hareket görmek mümkün değildi.
Ömer Muhtar, Libya dağlarında ve çöllerinde yirmi yıldır ülkesini kahramanca savunuyordu.
1931 yılı başına gelindiğinde artık umutlar tükenmeye başlamış, bu koca yürekli yaşlı adamın çevresinde sadece bir avuç savaşçı kalmıştı. Buna rağmen savaşmaya devam ediyorlardı. Büyük Senûsî, Şeyh Ahmed ülkeden çıkalı uzun yıllar olmuştu. O günlerde Mekke’deydi. Şeyh Ahmed bir sohbet sırasında Muhammed Esed’e “Mücahitler için neler yapılabileceğini yerinde tespit için bizim adımıza Sirenayka’ya gider misin?” deyince Esed, “evet” demekte hiç tereddüt etmedi ve bundan büyük bir onur duydu.
Hazırlıklar büyük bir gizlilikle yürütüldü. Mısır’daki Senûsî karargâhı ile gizli yazışmalar yapıldı. Hazırlıklar tamamlanınca harekete geçildi. Kızıldeniz üzerinden kuzeye Mısır’a, Mısır içinden de yine kuzeye doğru uzun ve meşakkatli yolculuklardan sonra Libya sınırına varan Muhammed Esed ve yol arkadaşı, sınır devriyelerine ve İtalyan uçaklarına rağmen Cebel-i Ahdar’a varmaya muvaffak oldular.
Burada mücahitler kendilerini karşıladı. Develer atlarla değiştirildi. Birkaç gece sonra Çöl Aslan’ının mevzilendiği vadiye ulaştılar. Adıyla müsemma yeşil dağların ardıç ormanında kendileriyle buluşmaya gelecek olan koca aslanı beklemeye koyuldular.
Mücahitler onları birkaç denemeden geçirdiler, doğru insanlar olduklarından emin olmak istiyorlardı. Yirmi senelik savaş geçmişleri ve içinde bulundukları coğrafya onların böyle davranmalarını gerektiriyordu. Muhtar’ın adamları iyice emin olunca, Çöl Aslanı toynakları bezle sarılmış bir atın üstünde çıkageldi. Vakit geceydi. Şöyle anlatıyor Esed:
“İki yanında birer adam vardı; birçok mücahid de ardı sıra geliyordu. Bizim beklediğimiz kayalara varınca, adamlardan biri attan inmesine yardım etti; biraz zorlukla hareket ediyordu (on gün kadar önce çarpışmada yaralandığını öğrendim.) Ay ışığında şimdi onu açıkça görebiliyordum: İri kemikli, orta boylu bir adamdı; kırışık ve vakur yüzünü kısa, karbeyaz bir sakal çevreliyordu. Göz oyukları derindi; başka şartlar altında olsaydı, insan gözlerinin çevresindeki çizgilere bakarak onun gülmek üzere olduğunu sanabilirdi, ama şu anda bu gözlerde hüzün ve cesaretten başka bir şey yoktu.”
Karşılıklı oturdular. Seyyid Ahmed Es-Senûsî’den gelen mektubu okuyan Ömer Muhtar şöyle dedi:
“Allah ona uzun ömürler versin. Seyyid Ahmed hakkınızda iyi şeyler yazıyor. Bize yardıma hazırmışsınız. Bize kerem sahibi Allah’tan başka kimsenin yardım edebilmesinin mümkün olmadığını görüyorum. Galiba bize verilen vadenin sonuna geldik…

Büyük Senûsî’nin kafasında yer alan direnişin merkezini taşıma fikri artık geçersizdi. Zira yeni merkez olarak düşünülen Kufra çoktan düşmüştü ve bundan Seyyid’in haberi yoktu. Artık yapacak pek bir şey kalmamıştı. Çöl Aslanı, büyük mücahit şunları ekledi:

Muhammed Esed orada iki gece daha kaldı. Mücahitlerin durumunu, kamplardaki yaşamı, yakından gözledi. Ömer Muhtar ile yardım yolları hakkında bazı planlar da tasarladı. Lakin her ikisi de biliyorlardı ki yapacak pek bir şey kalmamıştı.

Muhammed Esed bir daha görüşmemek üzere Ömer Muhtar’dan ayrıldı. Aylar sonra koca Ömer yine kahramanca savaşırken yaralı bir şekilde esir düştü ve Suluk denilen yerde halkının gözleri önünde asılarak şehit edildi.
(Bu yazının kurgusunda, Muhammed Esed’in “Mekke’ye Giden Yol” isimli hatıratından yararlanılmıştır.)
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026