Şile'deki Ahıska Türklerinin göç hikayesi bugün de yaşatılıyor
10:02, 22/07/2026, Çarşamba

Ahıska Türkleri ile sahadan röportaj
İstanbul'un Şile ilçesinde bulunan Oruçoğlu Köyü, Ahıska Türklerinin Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında başlayan göç yolculuğunun izlerini taşıyor. Yıllardır aynı bölgede yaşayan köy halkı, kültürel kimliğini korurken, geçmişten bugüne aktarılan göç hafızasını da yaşatmaya devam ediyor.
Ahıska Türklerinin tarihi denildiğinde çoğu zaman 1944 sürgünü akıllara geliyor. Ancak İstanbul'un Şile ilçesinde bulunan Oruçoğlu Köyü, bu topluluğun çok daha eskiye uzanan göç hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Türkiye'de resmi verilere göre 100 binden fazla Ahıska Türkü yaşıyor. Şile'deki Oruçoğlu Köyü de bu yerleşimlerden biri olarak, hem tarihini hem de kültürel kimliğini bugüne taşımayı sürdürüyor.

Yedi köyün tamamında Ahıska Türkleri yaşıyor
Şile'de halk arasında "Dereköyleri" olarak bilinen bölgede, aynı dere boyunca sıralanan yedi köy bulunuyor. Bu köylerin tamamı Ahıska Türklerinin yerleşimlerinden oluşuyor. Oruçoğlu Köyü de bu yerleşimlerin en dikkat çekenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Köyün bugünkü adı Oruçoğlu olsa da geçmişte "Yılanyatağı" ismi kullanılıyordu. Bölgenin yılan bakımından zengin olması nedeniyle verilen bu adın zamanla olumsuz bir çağrışım oluşturduğu düşünüldü ve köyün ismi Oruçoğlu olarak değiştirildi.

Köy halkı kendisini Ahıska Türkü olarak tanımlıyor
Şile'de yaşayan birçok kişi, Oruçoğlu Köyü sakinlerini Gürcü olarak biliyor. Ancak köy halkı bu tanımlamayı kabul etmiyor ve kendisini Ahıska Türkü olarak ifade ediyor. Köyde yapılan gözlemlerde Gürcüce konuşabilen herhangi bir kişiye rastlanmadı. Köyde aile yapısının uzun yıllar büyük ölçüde kendi çevresinde şekillendiği görülüyor. Evliliklerin çoğunlukla Dereköyleri arasında yapılması, topluluğun hem kültürel özelliklerini hem de sosyal bağlarını korumasında önemli rol oynadı. Bu durum, Ahıska Türklerinin geleneklerini ve yaşam biçimini uzun yıllar boyunca aynı coğrafyada sürdürmesini sağladı.

93 Harbi göçün başlangıcı oldu
Ahıska Türklerinin Şile'ye uzanan yolculuğu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı olarak bilinen 93 Harbi sonrasında başladı. Savaş öncesinde Artvin ve Batum çevresinde yaşayan Ahıska Türkleri, Osmanlı Devleti'nin savaşın ardından Artvin, Batum ve Ardahan'ı Rusya'ya bırakmasıyla göç etmek zorunda kaldı. Berlin Antlaşması sonrasında yaşanan bu süreçte Ahıska Türkleri, Karadeniz üzerinden İstanbul'a ulaştı. Dönemin Osmanlı yönetimi tarafından farklı bölgelere yerleştirilen topluluklardan biri de Şile çevresine iskân edildi.

II. Abdülhamid döneminde Şile'ye yerleştirildiler
Göç eden Ahıska Türkleri için Sultan II. Abdülhamid tarafından Bezmiâlem Valide Sultan'a ait ormanlık alanlar tahsis edildi. Dağlık bölgelerde yaşamaya alışkın olan topluluğun yaşam biçimine uygun olması nedeniyle ormanlık araziler tercih edildi. Oruçoğlu Köyü de bu iskân politikası kapsamında yerleşime açılan köylerden biri oldu. Aradan geçen uzun yıllara rağmen köyde yaşayan Ahıska Türkleri, geçmişten gelen kültürel mirası korumaya devam ediyor. Geleneksel aile yapısı, komşuluk ilişkileri ve ortak yaşam kültürü, köyün en belirgin özellikleri arasında yer alıyor.

Göçün izleri bugün de yaşamaya devam ediyor
Bugün Oruçoğlu Köyü'nü ziyaret edenler, yalnızca doğal güzelliklerle değil, aynı zamanda Osmanlı'nın son döneminde yaşanan büyük göç hareketlerinden birinin izleriyle de karşılaşıyor. Ahıska Türklerinin Şile'deki bu yerleşimi, göçün, aidiyet duygusunun ve kültürel hafızanın kuşaktan kuşağa aktarıldığı önemli merkezlerden biri olmayı sürdürüyor. Köy, geçmişin izlerini bugüne taşıyan yapısıyla Ahıska Türklerinin İstanbul'daki en dikkat çekici yerleşimlerinden biri olarak varlığını koruyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.