Dua Lipa neden bir yasaklı kitaplar kütüphanesi kurdu?
07:00, 04/07/2026, Cumartesi • GZT Haber Merkezi

Amerikan okullarında son dört yılda yaklaşık 23 bin kitap raftan indirildi. Porto'da ise dünyanın en güzel kitapçılarından biri sayılan Livraria Lello'nun içinde tam da bu kitaplar için bir raf açıldı.
Adı Manifesto Kütüphanesi. İçinde yüz kitap var. Hepsinin ortak bir yanı: bir yerlerde, birileri tarafından, birilerinin okumasını engellemek için müdahale edilmiş olmaları.

Portekiz'in en eski kitapçısı olan Livraria Lello, Porto'nun merkezinde yer alıyor. Manifesto Kütüphanesi, kitapçının kültür oditoryumunda kalıcı bir koleksiyon olarak sergileniyor.
Kütüphaneyi kuran isim şaşırtıcı: Dua Lipa. Pop yıldızının 2021'de başlattığı okuma kulübünün ilk fiziksel karşılığı bu. "Kaybolan kitaplara bir türbe" diyor kendi tanımıyla. "Cesaretleriyle iktidar ve kontrol yapılarının maskesini düşüren yazarlara. Ve hangi kitabı okuyacağının kendisine söylenmesini reddeden okurlara."
Kitaplar dört başlık altında toplanmış: iktidar, kontrol, ses, hafıza.
Orwell'ın 1984'ü orada. Kafka'nın Dava'sı. Marjane Satrapi'nin Persepolis'i…
En çarpıcı bölüm ise hafıza. Oraya konan kitapların ortak derdi belli: unutturulmaya çalışılan bir şeyi hatırlamak. Savaş, sürgün, diktatörlük, kolektif travma. Bir toplumun bakmaktan kaçındığı yere bakmak.

Manifesto Kütüphanesi'ni, Dua Lipa'nın 2021'de kurduğu okuma kulübü hayata geçirdi. Kütüphane, Haziran 2026'da Porto'daki BABELL Kitap Festivali kapsamında açıldı.
Peki neden bir pop yıldızı, neden şimdi?
Rakamlar cevabı veriyor. PEN America'nın verilerine göre yalnızca 2024-25 eğitim yılında Amerikan okullarında 6.870 kitap yasağı uygulandı. 2021'den bu yana toplam sayı 23 bine yaklaştı. Bunların çoğu, bir yasa zorunlu kıldığı için değil; okul yöneticileri "acaba başımız derde girer mi" diye korktuğu için raftan indirildi.
Yasak bazen emirle gelmiyor. Bazen sadece bir tereddütle geliyor.
Ve işin ironisi şu: yasaklanan kitapların büyük bölümü, zaten en zor yer bulmuş olanlar. Siyah yazarların kitapları. Kadınların kitapları. Göçün, ırkın, kimliğin anlatıldığı kitaplar. Rafta yeri hep tartışmalı olanlar, şimdi rafta olup olmayacakları tartışılıyor.
Manifesto Kütüphanesi bir arşiv değil. Arşiv, bitmiş bir şeyi saklar. Bu kütüphane ise devam eden bir şeyi işaret ediyor.
Dua Lipa'nın cümlesi burada anlamını buluyor: "Bazen yapabileceğin en yıkıcı şey, bir kitap okuyup sonra onun hakkında konuşmaktır."
Yıkıcı… İlginç bir kelime seçimi. Ama düşününce doğru. Çünkü bir kitabı yasaklayan, aslında o kitabın taşıdığı sorudan korkuyor. Kitabı raftan kaldırmak, soruyu ortadan kaldırmıyor. Sadece soruyu soracak kişiyi bulmayı zorlaştırıyor.
Manifesto Kütüphanesi kimseyi bir şey okumaya zorlamıyor. Sadece kitapların orada olduğunu söylüyor. Belki de bir kütüphanenin asıl işi budur: kayıtsızlığın alışkanlığa dönüşmesini engellemek.
Peki bunca yasak, kitapların gücünden mi geliyor; yoksa onları yasaklayanların korkusundan mı?

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.