İktisadî 11 Eylül ve şuur altı hasadı

Ömer Kayani
07:07, 05/09/2020, Cumartesi
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
İktisadî 11 Eylül ve şuur altı hasadı
11 Eylül 2001’de yolcu uçaklarının New York’ta “Dünya Ticaret Merkezine” çarptırılması ile başlatılan siyasi kriz dünyada etkileri bugüne kadar süren değişimlere sebep olmuştu. 19 yıl sonra bugün, korona salgınının neden olduğu “dünya ticaretini tüm merkezlerden” vuran kriz ile bu kez “İktisadî 11 Eylül”ü yaşıyoruz.

Örnek verdiğimiz filmlerden de anlaşılacağı üzere şifresini çözebilenler için senaryosu çok önceden yazılmış bir film dünyada gösterime sokulmuştur. Filmler birer sabandır, şuur altlarınız ise tarlalarınız. Filmler bu tarlaları sizden izinsiz olarak sürmek için yapılır. Tarlada tohum açıp büyüyenleri, yeşerenleri siz kendi düşünceleriniz sanırsınız oysa onların sahibi tohumu atıp tarlayı sizden izinsiz sürenlerdir. Ve vakti geldiğinde kafanızda hasadı yapmaya geleceklerdir.



Bu yazı 6 Nisan 2020 tarihinde, Gerçek Hayat dergisinin 1015. sayısında yayınlanmıştır.



Dünya koronavirüsü ve oluşan panikle mücadele ederken ABD, Venezuela Devlet Başkanı Maduro hakkında, "uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı" suçlamasıyla iddianame hazırlayıp, Maduro'nun yakalanması veya tutuklanması için bilgi verilmesi karşılığında 15 milyon dolar ödül koydu. İlk bakışta zamanlama manasında şaşırtıcı gelen bu haber niye önemli?

ABD Ekonomisi Narko Paraya Muhtaçtır

2008’de narko paralar Amerika’ya gelmeseydi yaşadığı ekonomik çöküşten Wall Street’in kurtulmasının imkânsız olduğunu iddia edenler bulunmaktadır. Tabii siz bunları bizim medyamızda göremezsiniz ama o dönemde bankalar arasında borç para/takas işlerinde bile kokain çuvallarının garanti olarak gidip geldiğini söyleyenler bulunmaktadır.

Amerika ve Wall Street’in tarihinin en büyük çöküşlerinden birini yaşadığı bugünlerde sizce bunu hatırlamakla yanlış mı yapıyoruz? Amerika ekonomik çöküş sonrasında tekrar “narko paraları ülkeye getirebilmek için” Maduro’ya baskı yapıyor diyemez miyiz?

11 Eylül Sembolizmi

11 Eylül 2001’de yolcu uçaklarının New York’ta
“Dünya Ticaret Merkezine”
çarptırılması ile başlatılan siyasi kriz dünyada etkileri bugüne kadar süren değişimlere sebep olmuştu. 19 yıl sonra bugün, korona salgınının neden olduğu
“dünya ticaretini tüm merkezlerden”
vuran kriz ile bu kez “İktisadî 11 Eylül”ü yaşıyoruz.
  • Bu krizin odak noktasının Çin’den dünya ticaretinin başkenti New York şehrine kayması, 19 yıl önce uçakların gökdelenlere çarptığı şehirde bu kez dev hastane gemisinin “savaş hali gibi” haber manşetleri eşliğinde boy göstermesi, 100 binlerce ölüm vakası yaşanacağı tahminlerinin bizzat Amerikalı en üst düzey yöneticiler tarafından halka pompalanması manidar değil mi?

11 Eylül 2001’de herkes yanan kulelerden dışarı kaçmaya çalışırken içeriye insanları kurtarmak için giren iftaiye erleri kahraman ilan edilerek kutsanmış, dramatik müzikler eşliğinde halka sunulmuştu. Bugün aynı şeyler hastanelerde canları pahasına hastalarla ilgilenen sağlık çalışanları için yapılmaktadır. Yanlış anlaşılmasın, tabii ki bu emekçi insanların bunu hak etmediğini söylemiyoruz, sadece bu ezilen insanlar üzerinden kurgulanan oyunu anlatmaya çalışıyoruz.

Pearl Harbour Sembolizmi

Peki bu yaşananlar sürpriz mi?

Kasım ayında kaleme aldığımız ve nedenini hâlâ bilmediğimiz bir gerekçeyle Adana Sulh Ceza Mahkemesi tarafından engellenen
“Joker Jack Ryan el ele Midway savaşına”
başlıklı yazımızda Çin’in sözde yanlışlıkla hipersonik füzelerini bir dergide göstermesinin aslında
ABD/Hollywood
ikilisine bir mesaj olduğunu şöyle çözümlemiştik: “Midway filmi, Japonların Pasifikte
2. Dünya savaşını başlatan Pearl Harbour baskınını
ve sonrasında yaşanan Midway çatışmasını konu alıyor. En son
“Pearl Harbour”
konulu filmi gösterime girdikten yaklaşık 3-5 hafta kadar sonra
11 Eylül 2001 saldırıları gelmiş
ve dünyanın gidişatı değişmişti.”
  • “Midway” filmi 7 Kasım 2019’da gösterime girmişti. Bundan yine yaklaşık 5 hafta kadar sonra Çin’in Corona virüsü kabusu başlamış, sonrasında ise Trump’ın deyimiyle Çin virüsü ABD sokaklarını esir almıştır. New York sokakları bugün adeta 11 Eylül sonrası korku günlerini yaşamakta, stadyumlar ve fuar alanları sahra hastanelerine dönüştürülmektedir.
Kime karşı?
“Görünmeyen düşmana karşı.”
Anlayacağınız Trump’a bunu söylettirenler, Midway filmi ile halkının şuur altında yeniden canlandırılan Pearl Harbour / 11 Eylül saldırıları “filmlerine” vakti geldiğinde kullanmak için
“Çin virüsü”
saldırısını da eklemek arzusundadırlar. Tesadüf mü?

Karanlıklar Prensi Yükseliyor

Ama size daha ilginç olanı anlatalım. Bugün New York’ta yaşananların 2012 yapımı
“Kara Şövalye Yükseliyor”
(The Dark Knight Rises) filminde satır satır işlendiğini söylesek şaşırır mısınız?
Çok kısa bir şekilde filmin konusunu anlatalım:
Bane
(fakir halkı temsil eder) yüzünde daimi olarak yapışık duran bir oksijen maskesi sayesinde hayatta kalabilen bir suçludur.
New York
(filmdeki ismi Gotham’dır) borsasını basar, bu şehre nükleer bomba yerleştirir. Manhattan’ı ana karaya bağlayan tüm köprüleri havaya uçurup ablukaya alır.
Şehrin koruyucusu
Batman
(zengin işadamı, şeytanileri /küreselcileri temsil eder) ile tutuştuğu kavgada Bane’in sarf ettiği sözler çok ilginçtir.
“Karanlığı senin müttefiğin sanıyorsun, ama sen karanlığı sonradan kucakladın. Ben onun içinde doğdum, onun tarafından biçimlendirildim, yetişkin bir adam olana dek ışığı bile görmedim.”

Batman’i dipsiz bir çukura atan Bane şehrin polislerine tuzak kurarak onları New York yeraltı tünellerine hapseder.

Hapishaneden suçluları bırakır, zenginleri halk mahkemeleri kurarak yargılatır ve ölüme gönderir. Batman ise bir süre sonra çukurdan çıkmayı başarır ve polisleri serbest bırakır. Bane ve Batman şehrin meydanında yeniden kavgaya tutuşur. Batman’in arkasında sistemi koruyan polis gücü ve Bane’in arkasında sistemin ezdiği silahlanmış ezilmiş fakir halk gücü bulunmaktadır.

Sonuçta Bane yenilir, atom bombasını alan Batman okyanusa uçar ve bomba burada patlar. New York kurtulur ama görünüşte Batman’de patlamayla birlikte ölmüştür.

  • Filmin başında Bane’i yakaladığını zanneden CIA ajanının “maskeyi çıkarıp oksijenini kesersem ölür müsün” sorusuna Bane’in cevabı şöyledir: “Çok acı verir!” Tıpkı bugün koronavirüsüne yakalanmış hastaların oksijenleri kesilince acı içinde boğularak ölmesi gibi.

Peki bugünün New York şehrinde olanlara bakalım mı? Şehirde insanlar Bane gibi maskelerle dolaşmakta, Trump korona salgınına karşı verdiği ‘savaşta’ savunma üretim yasa tasarısını yürürlüğe koyarak Amerikan şirketlerine “oksijen maskesi” ürettirmeye çalışmaktadır.

New Yorkluları çok zor haftaların beklediğini söylemektedir ABD Başkanı Trump. Diğer yandan Tıpkı Bane’in haftalar süren ablukası gibi şehri karantinaya (ablukaya) almak istediğinde ise New York Valisi Andrew Coumo eyaletlerin birbirlerine seyahat engelini en son
iç savaş
sırasında koyduğunu hatırlatarak:
“İç savaşta değiliz, ama bu karar bizi iç savaşa sürükler”
demiştir.

Tıpkı filmde Batman ve Bane taraftarlarının New York sokaklarında çatışması gibi, değil mi? Ama bitmedi.

Korona Amerika’yı vurmadan hemen önce New York borsasının zenginler ve yolsuz senatörler tarafından boşaltıldığını, yani
filmdeki gibi borsanın soyulduğunu
, yine aylar öncesinde en az 1700 CEO’nun şirketlerinden istifa ettiklerini hatırlayın. Yani sokaklarda fakirler tarafından infaz edilmek istemeyen zenginler filmde gördükleri sonlarını beğenmedikleri için kaçmış olabilirler mi?

Şu an itibariyle küresel finansın başkenti New York, virüs bahanesiyle oluşturulan ortamda tıpkı Batman filminde olduğu gibi
Amerikan Ulusalcıları
ile
Küreselciler
er meydanına dönmüş durumda. Trump Kasım’da yapılacak Başkanlık seçimi öncesinde tarihin en büyük ekonomik çöküşüne karşı umutsuzca çareler ararken Amerikan sistemi içinde bir iç savaşın içinde kalmış durumdadır.
Başkanlık seçimi demişken, Trump seçimleri kazandığında yaptığı geleneksel konuşmasında hangi filmdeki hangi karakterden alıntı yapmıştı biliyor musunuz?
“Kara Şövalye Yükseliyor”
filmindeki ezilenlerin fakirlerin savunucusu suçlu
“Bane”
karakterinden. Şehrin hapishanesinin kapısında
mahkumları serbest bırakmadan önce
konuşma yapan Bane şöyle diyordu: “Gotham şehrini yolsuzların elinden alıyoruz! Zenginlerden! Nesillerdir sizi fırsatlar masalıyla bastıran zalimlerden.
Ve size geri veriyoruz, halka.”

Peki Trump ne demişti konuşmasında: “Bugünkü törenin özel bir anlamı var çünkü bugün gücü sadece bir yönetimden ya da bir partiden diğerine transfer etmiyoruz. Gücü Washington DC’den alıyoruz.
Ve size geri veriyoruz, halka.”
Filmdeki
Bane
karakteri ile Amerika Başkanı
Trump
’ın vurgularının bile neredeyse aynı olduğu konuşmaları internette rahatlıkla bulabilirsiniz.

Bu bağlamda Trump’ın filmdeki senaryoya sadık kalmak için yapması gerekenlerden birinin de hapishaneleri boşaltmak olduğunu söyleyenler çıkabilir. O zaman üzülmesinler korona salgını yüzünden Amerikan hapishanelerinden bırakılan mahkumların haberleri de geçen haftadan beri gelmektedir.

  • Artık Trump’ın ihtiyacı olan tek şey ona ABD sistemi içinde yapacağı finansal tasfiye operasyonları için bir OHAL durumudur ve sıkışması durumunda tıpkı Bane’in adamları gibi sahaya süreceği Amerika’nın fakir ama tepeden tırnağa silahlı beyaz sağı beklemektedir. Şimdilik valinin direnci ile New York ablukaya, “afedersiniz karantinaya”, alınamamış olsa da önümüzdeki günlerde ne olacağını beklemek gerekmektedir.

Küresel 15 Temmuz

Korona bahanesiyle özellikle
“uygar”
Batı ülkelerinde askerler sadece nakliye kamyonlarıyla değil zırhlı araçlarıyla sokakları doldurmaktadırlar. Hani zenginliğin Doğu’ya kaydığından ve bu konuda ellerinden bir şeyler gelmediğinden şikayet eden
Batı
ülkelerinde.
  • Doğu bu anlamda çok daha sakin bir durumda gözükmektedir. Dünya geneline adeta “Küresel 15 Temmuz” yaşatılmaktadır. İşyerleri kapalı, insanlar evlerinde, ekonomilerin çarkları durmuş, sinirler gerilmiş. Hâl böyle olunca önümüzdeki dönemde ayakta kalacak, batacak, çok ucuza el değiştirecek, birleşecek, küreselleşecek şirketlere ülkemizde ve dünyada çok dikkatli bir şekilde bakmak gerekmektedir.

Şuur Altı Hasadı

Filmler birer
sabandır
, şuur altlarınız ise
tarlalarınız
. Filmler bu tarlaları sizden izinsiz olarak sürmek için yapılır. Tarlada tohum açıp büyüyenleri, yeşerenleri siz kendi düşünceleriniz sanırsınız oysa onların sahibi tohumu atıp tarlayı sizden izinsiz sürenlerdir. Ve vakti geldiğinde kafanızda
hasadı yapmaya
geleceklerdir.

Konuyu anladıysanız mahsülü kaptırmazsınız, sizde kalır, siz yersiniz. Anlayamadıysanız hasadı kaldırıp gidecekler ve sizi sadece anızları yakma angaryası ile baş başa bırakacaklardır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026