İran kime diş biliyor? Slogan İsrail, hedef Türkiye

İsrail’in Suriye'de i̇ran mevzilerini sürekli vurması o kadar sıradan bir hal almış ki artık pek dikkat çekmiyor. Fakat Tahran'ın ortasına kadar gelip operasyonlar yapabilmesi, durumun sarsıcı bir hâl. Tahran yönetimi “sert intikam” mesajları verip dursa da icraatta en fanatik sempatizanlarını bile ikna edebilmiş değil. Bu durum akıllara ister istemez Tahran-Tel Aviv çekişmesinin kayıkçı kavgası olup olmadığını getiriyor. Cevaplanması gereken soru ise şu: Siyonizm karşıtlığını slogan haline getiren İran niçin doğrudan İsrail'i değil de Türkiye'yi hedef alıyor?
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, The Economist’e yaptığı açıklamalarda “Artık ahtapotun kollarıyla değil başıyla oynuyoruz” dedi. Bu ise İsrail’in İran’ın bölgedeki vekil güçlerini değil, doğrudan yönetimi hedef alacağı şeklinde yorumlandı.

22 Mayıs’ta Tahran’da evinin önünde öldürülen, Devrim Muhafızları Ordusunun Suriye’deki kilit isimlerinden Albay Hasan Seyyad Hodai’nin suikastından da İsrail sorumlu tutulmuştu. Sadece 3 gün arayla Tahran’ın güneydoğusundaki yüksek güvenlikli Parçin Askeri Araştırma Tesisinin bir bölümünde şaibeli bir olay daha yaşandı.

Köşeye sıkışan İran saldırır, ama kime?
Evet, İran, ABD’den intikam alacağım derken, kendi vatandaşı yüzlerce kişinin ölümüne sebebiyet verdi ve tarih sayfalarına intikam ile değil beceriksizlik ile yazıldı.
İntikam için neden Türkiye?

Bütün bu olanlara siyasi bir rejimin başarısızlığı deyip geçenler olabilir, ama Türkiye’yi yakından ilgilendiren çok önemli bir mesele var. İsrail’e Suriye’de hatta kendi ülkesinde bile cevap veremeyen İran, intikam almak için neden Türkiye’yi seçiyor?
MOSSAD’ın İran topraklarında İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) suikast elemanlarından Mansur Resuli’yi sorguya çektiğine dair görüntüleri paylaşılınca şok edici husus yine Türkiye detayı oldu. Sorgulanan DMO elemanı, Türkiye’de bir İsrail vatandaşına karşı suikast ile görevlendirildiğini itiraf etti.
İran’ın uyuşturucu baronları gibi aparatları da kullanarak, Türkiye’de yaşayan rejim muhaliflerini ve basın mensuplarını kaçırıp öldürme hikâyelerinin normalleştiği bir zeminde bu tür haberlerin duyulması hiç de iç açıcı değil. Kendi ülkesinde ağır operasyonlara maruz kalan ve bunları bir türlü önleyemeyen bir ülkenin, kendi operasyonları için başka bir ülkeyi kullanmaya çalışması ciddi bir dış politika ve istihbarat sorunu olduğu gibi aynı zamanda bir kara mizah örneği.

İran meczuplarına dikkat


Ankara’nın defalarca İran’ı suçüstü yakalamasına rağmen hâlâ Tahran’ın yörüngesinde çalışan İrancı yayın kuruluşlarının itibarlı görüntüler vermeye çalışmaları ve buna çanak tutulması başlı başına bir tez konusu. İran rejimi sosyal tabanını yitirip adım adım sona yaklaşırken, savaşı başka coğrafyalara sıçratma arzusunda görünüyor. Bu durumda şu ana dek ciddiye alınmayan, gerçeklerden kopuk, hiç de azımsanmayacak sayıdaki İran meczupları, pimi çekilmiş canlı bombalara dönüşüp Türkiye’yi zor durumda bırakabilir. Slogan bazında, İsrail ve ABD’ye intikam çığlıkları atıp dişe dokunur hiçbir icraatı bulunmayan İran’ın, Türkiye söz konusu olduğunda tıpkı Suriye’de yüz binlerce masumu doğradığı gibi elinden gelen bütün caniliği göstereceğinden emin olabilirsiniz.
Ne demiştik?
Slogan İsrail ama hedef Türkiye!
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.