Pamuk ipliğine bağlı bir yalan

Etiyopya, Müslümanlıktan 300 yıl önce Hristiyanlık ve ondan çok daha önce de Yahudilikle tanışmıştı. Afrika boynuzunda Kızıldeniz'in girişini tutan stratejik bir konumda olduğu için her zaman gözde topraklara sahipti. Ama tarihi boyunca hiç sömürge altına girmeyen tek Afrika toplumu oldu.
Eğer sosyal medyada özellikle de X'te Gazze soykırımını yakından takip ediyorsanız, geçtiğimiz ay Etiyopya'da da bir soykırım olduğuna dair paylaşımlar mutlaka önünüze düşmüştür. Kadın ve çocuk cesetlerinin üst üste yığıldığı katliam fotoğrafları, toplama kampı olduğu iddia edilen bir yerde sıraya dizilmiş çocuklar, sonra yine aynı kadın ve çocuk cesetleri, sonra yine aynı toplama kampı karesi. Sonrasında yine kadın ve çocuk cesetlerinin üst üste yığıldığı aynı fotoğraf...
Özellikle Amhara bölgesinde olduğu iddia edilen 'soykırımla' ilgili sosyal medyada bu birkaç fotoğraftan başka bir şey bulunmuyor. Ama bu fotoğrafları paylaşan, BM'yi harekete geçirmeye çağıran ve dünyanın dikkatini Etiyopya'daki bir soykırıma çekmeye çalışan yüzlerce hesap sosyal medyada tam zamanlı mesai yapıyor. Aralarında etkili ve elbette Batılıların da olduğu bu hesapların paylaştığı fotoğraflar ise iddia edilen soykırımın neden tam da Gazze soykırımı gündemden düşürülmek istendiğinde ortaya çıktığına dair ince ipuçları barındırıyor.
Ama bu mücadeleci ruhu kariyerine pek de etki etmedi. 1973’e kadar onlarca filmde oynamıştı. Fakat ya büyük filmlerde küçük roller kapıyor ya da küçük filmlerin büyük rollerine çağırılıyordu. 1973’te de farklı olmadı. Alain Delon’un oynadığı yüksek bütçeli ‘Scorpio’ filminde ‘zenci tuvalet temizlikçisi’ rolüne lâyık görüldüğü o yıl çok daha düşük bütçeli ‘Sıcak bir Aralık’ filminin afişinde ismi yazıyordu.
‘Çağrı’nın Habeş kralı

Filmde Cameron’ın canlandırdığı sahnede Habeşistan Kralı Necâşî Ashame, kendisine sığınan muhacir Müslümanlarla, mülteci düşmanlığı yapan Kureyşlilerin arasındaki tartışmada hakemlik yapıyor; haklı bulduğu Müslümanlara ülkesinde istedikleri gibi barınma hakkı veriyordu.
Filmde Cameron'un rolü bu kadardı. Ve bu kadarcık rol, kariyerinde en fazla seyirciye ulaştığı ve en fazla izlenen rol olarak yer aldı. Çağrı filmini izleyen herkesin aklında da iyi yürekli Hristiyan kral olarak kaldı.
Necâşî Ashame, filmin devamında gösterilmese de sonradan Müslüman oldu ve İslam tarihine adı Hz. Necâşî olarak geçti. O zamanlar adı Habeşistan olan Etiyopya'ya da İslamiyet böyle geldi.
Hiç sömürge olmayan tek Afrika ülkesi
Osmanlı'nın 1800'lerin ikinci yarısında bölgedeki hâkimiyetini kaybetmesi, Etiyopya'da yabancı işgal dönemini açtı. Mısır'a hâkim olduğu için kendini Afrika'nın sahibi sanan İngiltere, Etiyopya'yı İtalyanlara bağışladı. İtalyanlar 1895'ten 1896'ya kadar bir yıl boyunca o toprakların artık kendilerine ait olduğunu Etiyopyalılara anlatmaya çalıştı. Elbette bunu küçük çaplı katliamlar yaparak denedi. Fakat bir yıl sonra İtalyan ordusu bütün silah ve cephanelerini geride bırakarak kaçmak zorunda kaldı.

Demokrasi geldi mertlik bozuldu
‘Müslümanlar soykırım yapıyor’ yalanı
- Ülkede kabileler arasında yaşanan çatışmalarda son olarak Amhara bölgesinde bir soykırım yapıldığı iddiası ortaya atıldı. Sosyal medyada, Amhara bölgesinde Müslümanların Hristiyanlara soykırım yaptığına dair yüzlerce paylaşım yapıldı.
- Bu iddiaları, 15 yıldır Etiyopya ile ticaret yapan ve yılın bir bölümünde orada yaşayan iş adamı Ali Sami Tan ile konuştuk. Etiyopya'daki hassas çizgileri iyi bilen ve kabile savaşlarının en kanlı dönemlerinde Etiyopya'da bulunan Tan'a göre ülkede yaşananlar "Malum hegemon güçlerin kendi çıkarlarını korumak için yerli kabileleri birbirine düşürme planı." Elbette bu hegemon güçlerin başında İsrail yer alıyor.
- "Adis Ababa'da büyük bir açık pazar vardır. 2011'de orada cami taradılar. Eş zamanlı olarak, başkente 40 kilometre mesafedeki bir kilisede de ayinden çıkanlara ateş ettiler. Camiyi Hristiyanların, kiliseyi de Müslümanların taradığını söylediler. Etiyopyalılar bu oyuna gelmedi ama bu saldırıların failleri de hiçbir zaman bulunamadı. O zaman Başbakan Melez Zenavi'ydi ve onu da yıpratmaya çalışıyorlardı. Zaten 2012'de Belçika'da zehirlenerek öldürüldü. Benim şahsi görüşüm, bunların altında İsrail var. Bu olayları alttan alta organize eden İsrail'dir. Çünkü Etiyopya'da okunan İncil'de İsrailoğullarının üstün ırk olduğu yazıyor. Özel bir İncilleri var. MS 424'te Mısır'dan getirilen bir kitap."
Tigray-Oromo çatışması
Etiyopya'nın diğer Afrika ülkelerinden farklı bir etnik yapıya sahip olduğunu söyleyen Ali Sami Tan, ülke tarihinde hiçbir zaman din savaşı olmadığını özellikle vurguluyor:

Oromo kabilesinden olan Abiy Ahmet iktidara geldiğinde bu sefer de Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) diye bir şey çıkardılar. Bizdeki PKK gibi bir şey bu. Ve bu adamlar ülke hazinesinin neredeyse %75'ine sahipti. Çünkü Tigray hükümetleri zamanında ülkede ne kadar para varsa alıp götürmüşler. Yerel paranın dörtte üçü Tigray bölgesinde kaldı. Bu sefer hükümet ne yaptı? Yerel parayı bir gecede değiştirdi ve yeni paralar bastı. Önce bu değişim için 3 yıllık bir geçiş süreci verdiler. Sonra bunu 3 ay yaptılar, sonra 15 gün dediler, nihayet 3 gün içinde ülkedeki paraların hepsini değiştirdiler. Böylece Tigraylıların elinde hiçbir şey kalmadı. Bütün paraları kullanılmaz oldu. Muhtemelen bu aklı Türkiye'den aldılar çünkü o dönem Türkiye ile Etiyopya arasında buzlar eriyordu. Türkiye oraya silahsız İHA satmaya başladı."
FETÖ'den boşalan yerleri İsrail doldurdu
- Türkiye uzun süre Etiyopya'ya karşı soğuktu. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan Etiyopya'ya cami yapmak istiyor ama Etiyopya yönetimi kabul etmiyordu. 'Siz parasını verin camiyi biz yaparız' diyorlardı. Paranın yarısını çalacaklardı çünkü... Türkiye 'siz yerini gösterin biz yaparız' deyince ilişkiler gerildi. Zâten o dönem Etiyopya'da FETÖ çok etkindi. Hatta FETÖ, ülkedeki istihbarat birimleri üzerinde çok etkiliydi.
- Dolayısıyla 2014'e kadar Türkiye ile Etiyopya arasında çok fazla iş birliği vardı. Polislerini Türkiye'nin polis teşkilatı eğitiyordu. Elbette FETÖ'nün kontrolünde. Onlar gidince, ülkeye bir anda İsrail girdi. Özellikle istihbarat birimi İsrail'in eline geçti. İsrail ülkede hâkim bir tepeye görkemli bir büyükelçilik açtı. İlginçtir, tam da bu sırada Sudan bölünmek üzereydi. Bu bölünmenin hazırlıkları yapılıyordu. Sonra bölündü zaten. Güney Sudan şu anda neredeyse ikinci İsrail konumunda ve tamamen İsrail'in kontrolü altında. Hiçbir beyaz insan oraya giremez.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2024/05/07/10/24/resized_abac6-a9457af51237_tur_picture_20211013_25822312_25822310.jpg
Bir gecede FETÖ temizliği
Ama bir gecede tüm okullar basıldı, neredeyse hepsi Alman vatandaşı olan FETÖ'cü öğretmenler kovuldu. Okullara el konuldu. Ertesi sabah, silahlı TB2'ler sahaya çıktı ve 3 gün sonra TPLF 'çekiliyoruz' açıklaması yaptı. Hatta çekilirken iyi niyet göstergesi olarak silahları bile bıraktılar ama kimse bu nezaketi yemedi tabi ki. Çünkü %8'lik bir azınlık devletin sahibiydi, kendilerini çok güçlü görüyorlardı ve bir gecede saltanatları bitti."
Yüzde 45'i doyurmak çok zor
Birbirini kesenler kim?

Bu kadar karışık bir tarihi süreçten gelen, son 30 yılını darbeler ve iç çatışmalarla geçiren bir ülkedeki karışıklığı ve soykırım iddialarını nasıl okumak gerek? Tan'ın bu karmaşık soruya cevabı da oldukça basit:
Boynunda ip yoksa Hristiyan değildir

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.