Teknolojik kırılma tektonik kırılmaya dönecek mi?

Ömer Kayani
12:18, 10/03/2023, CumaG: Güncelleme: 12:37, 10/03/2023, Cuma
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Teknolojik kırılma tektonik kırılmaya dönecek mi?
Teknolojik kırılma tektonik kırılmaya dönecek mi?

ABD Başkanlığına ikinci dönemde de aday olacağını açıklayan Başkan Biden’ın seçimler öncesi faiz artırımlarına devam ederek borsaların daha da çökmesine izin verip, Rusya ile vekiller üzerinden sürdürülen savaşı, tektonik kırılmaya yol açacak bir mecraya taşıyıp taşımayacağını bilemiyoruz. Emin olduğumuz tek şey ‘oğlunun bilgisayarı’ ve ‘ortalıkta bulunan gizli belgeler’ konuları üzerinden Başkan Biden’ı kendi taraflarına çekmek isteyenlerin, onu önümüzdeki günlerde çok zorlayacaklarıdır.

Büyümek isteyen şirketlerin halka arz edilerek
cephanelerini
yani
yatırımcı paralarını
topladıkları yerlerdir borsalar.Günümüz dünyasında şirketlerin devasa ölçeklere gelip sadece
ülke
sınırlarını
değil
insanların beyin bariyerlerini
de aşmaya başladıkları artık herkesin mâlûmu. Hâl böyle olunca bu yasak bölgeye nüfuz edebilme becerisi olan yani artık dünyanın en önemli emtiası olan
veri madenciliği
(data mining) kapasitesi olan şirketler son 10 senede borsalarda inanılmaz değerlemelere ulaşmış bulunmaktadırlar. Borsalar dediğimize bakmayın, dünyanın tek kayda değer borsası, beğenin beğenmeyin, Amerika’nın
New York
borsalarıdır. İşte bu borsalarda
2022
yılının en çok kaybedenleri
teknoloji/internet
şirketleri gibi gözükmektedir ama son 10 senedir en çok kazandıranları da yine aynı şirketlerdi.
Bu şirketlerin borsada yaşadığı büyük kayıplar, zaten popüler olan şirket sahipleri/CEO’lar üzerinden
“kim ne kadar servet kaybetti”
konulu grafiklere konu oldu geçen sene.
Amazon, dünya üzerinde piyasa değerinden 1 trilyon dolar eksilen ilk halka açık şirket oldu.”
Elon Musk servetindeki sert düşüş nedeniyle “tarihteki en büyük kişisel servet kaybı” başlığıyla Guinness rekoru kırdı. Hatta öyle ki Musk’ın kaybettiği yaklaşık 208 milyar dolar, Yunanistan’ın gayri safi yurt içi hasılasına neredeyse eşit.”

İsterseniz konuyu, servet kayıpları gibi popülist bir yaklaşımla değil biraz geriye giderek tarihsel süreç açısından inceleyelim.

Duvar ortadan kalkınca

1989
yılında Doğu ve Batı Almanya’yı ayıran
Berlin duvarının yıkılmasıyla
iki ülke birleşmiş, aynı şekilde lağvedilen
SSCB
ve ona bağlı ülkelerin birlikten ve
Varşova paktından
ayrılması ile dünyada “
küreselleşme”
kavramı ortaya atılmıştı.
Bu kavramın en önemli etki alanı ekonomik değişimin yanında
bilgi ve teknolojinin
daha
hızlı yayılması
idi.
Artık doğu blokunun başında, bilgiyi süzüp istedikleri kadarını
“yoldaşlarına”
veren/değiştiren/çarpıtan ya da hiç vermeyen polütbüronun
“büyük biraderleri”
artık yoktu.
Bağımsızlığına yeni kavuşmuş bu ülkelere
“özgürleştirilmiş”
bilgi ve batının
“özgür hayatının”
hızla ulaştırılması gerekmekteydi.

Amerikan borsalarında
“internet ve teknoloji”
şirketleri balonunun şişmeye başlama hikâyesinin bu olayların hemen sonrasına yani
1990
’ların başına denk gelmesi muhtemelen tesadüf değildir.

Peki, bunlar tesadüf müdür?

1989
yılında
Time Inc
. -
Warner Communications
ile birleşmeyi kabul ederek,
15.2 milyar
dolarlık başlangıç, borsa değeriyle
dünyanın en büyük medya holdingini
yarattı. (...) birleşme, sektörü kökten değiştiren sismik bir medya değişimi olarak tasvir edildi.” (1990)

Şimdi filmi 10 yıl kadar ileriye sarıp bir habere daha göz atalım.

“350 milyar dolarlık “
America OnLine”
ile “
Time-Warner”
evliliğine imza atan, Time Warner'ın ortaklarından ve
CNN
’in kurucularından
Ted Turner
...” (Ocak 2000)
Birinci birleşmenin bedeli
15 milyar
ve sadece
10 sene
sonra bir internet şirketi ile ikinci birleşme sonrası değerleme
350 milyar dolar
!
O halde tarihe “
dot.com”
balonu olarak geçen olayı o günleri yaşamamış nesil için çok kısaca anlatalım.

Dot.com balonu şişmeye başlıyor

1990’ların başında en çok kullanıldığı ABD’de bile internetin kullanım oranı yüzde 3’e bile ulaşamamıştır. Bağlanması ve kullanması belli bir bilgi gerektirdiği gibi hem çok yavaştır hem de resimler yüklenememektedir. Kullanımı kolay ve resim yükleyebilen
Mosaics
tarayıcısının
(
browser) geliştirilmesi ile internet kullanımı ayda yüzde 1000 artmaya başlar. Hal böyle olunca, faizlerin düşük olmasının da etkisiyle ardı ardına internet şirketleri kurulur. Özellikle 90’ların ortasında olağanüstü hızlı
Netscape
’in piyasaya çıkmasıyla online alışveriş siteleri, arama motorları, sosyal medya sayfaları vb. şirketler ardı ardına gelir ve bazıları daha çalışmalarını bile bitirmeden borsalarda halka arz edilirler. Çılgın rakamlara ulaşılır. İşin bu hâle gelmesinde
Netscape
’in etkisi büyüktür, çünkü borsaya arz edildiğinde değeri dakikalar içinde
2.7 milyar
dolara ulaşır ki bu çok büyük savunma firmalarının bile 40 yılda ulaşabildiği bir başarıdır.

Herkesin dilinde aynı şarkı vardır.

Teknoloji, küreselleşme ve serbest ticaret

Bu üçlü birleşerek yeni ve örnek bir ekonomik model meydana getirmiştir. Sonrası mâlûmunuz, internet çağının
“lâle devri”
başlamıştır. Konuyla alakalı her firma kârlılık durumuna bakılmadan borsaya arz edildiği anda çılgın değerlemelere ulaşmaktadır. Çılgın değerlemeler haliyle çılgın maaşları, çılgın harcamaları ve yatırımları da beraberinde getirmektedir.
Lâle devri demiştik ya,
Amerikan FED
para musluklarını kısmaya başlayıp
Japonya
resesyona girince, Amerikan teknoloji borsası
Nasdaq
tepetaklak düşmeye başlar. Milyonlarca dolarlık şirketlerin değerleri sıfırlanır. Şirketlerde dönen dolandırıcılıklar da ortaya dökülmeye başlar ve
2001 yılı Mart
ayı itibariyle Amerika’da resesyona girer. Bundan yaklaşık
6 ay sonra
ise Amerika’da meşhur
11 Eylül 2001
saldırıları gerçekleşir ve Amerika çökerterek
“özgürleştirdiği”
SSCB yerine koyacağı yeni düşmanı tanımlamış olur.

İslam dünyası

Afganistan ile başlayıp Irak’la devam eden haçlı seferleri ve savunma sanayisine trilyonlarca doların akıtılacağı
savaş ekonomisine
dönüşü başlar Amerika’nın. 2002 Ekim ayında ise
Nasdaq
en dibe vurmuştur. Yarım milyona yakın kişi bu sektörlerde işini kaybederken, sayısız internet/teknoloji şirketi tarihe karışmıştır. Nasdaq endeksinin tekrar eski tepe noktasına ulaşması
15
sene sürecektir.
Borsada yaşanan kayıpları anlayabilmek için o kusursuz fırtınadan sonra ayakta kalabilmiş
Microsoft, Amazon, Apple, Google
firmalarından ikisinin hisse kayıplarına bakalım.
Bugün bir dünya devi olan
Amazon’un hisse değeri
107 dolardan 7 dolara,
Apple’ın hisse değeri
ise 5 dolardan 1 dolara kadar düşmüştür.
Yukarıda
FED faiz artırımı, Japonya’nın resesyonu, teknoloji şirketlerinin çöküşü
konularını okurken bugünleri anlatıyormuşuz hissine kapıldıysanız kendinizi suçlamayın.

Yaklaşık 20 sene yani bir nesil öncesinde yaşananları anlatıyoruz ama her şey neredeyse üzerine karbon kâğıdı konularak kopyalanmış gibi aynı değil mi?

Şimdi
“karbon kâğıdı da nedir”
diyecek bir nesil var ama onların google’dan bunun bilgisine ulaşma süreleri 3-5 saniyelerini alıyor.
Hatırlarsanız 2022 yılının temmuz ayında
“kırılabilecek her şeyi kırın”
başlıklı makalemizde,
Lyn Alden
’in sıfırlanan
Luna/UST
benzeri kripto paralarla ilgili yaptığı analizi aktarmıştık.
Pazarlarda yapacağınız en iyi şey nedir?
Her şeyi
test etmek. Düşmanı ezin, önünüzden kaçışını seyredin, fenomenlerin ağıtlarını dinleyin. Kırılabilecek her şeyi kırın.”

Doğal seleksiyon

Tıpkı 2000’li yıllarda olduğu gibi Amerikan
FED’in
faiz artırımı ile kripto paralardan teknoloji şirketlerine, ülkelerden bireylere kadar her şeyin sınanıp kırılmaya çalışacağı bir döneme girildi.
Darwinci metodoloji ile
en güçlü olanın
ya da ortama
en iyi uyum sağlayabilenin
ayakta kalabileceği bir dönem bu.
Bu yüzden
Elon Musk
gibiler, fiyatlar en tepelerdeyken hiç durmadan ellerindeki
Tesla
hisselerini satarak bu muhtemel yeni ve zorlu döneme hazırlanırken, teknoloji stoklarında yaşanan her düşüşü alım fırsatı zanneden ve daha bir nesil önce yaşananlardan habersiz kitleler bu satışları coşkulu alımlarla karşılıyorlardı.
Plandemi döneminde
Amerikan hükümeti, hem insanları eve kapatmış hem faizi düşük tutarak piyasayı paraya boğmuş hem de eve kapattığı insanlara yardım çekleri göndererek bu paranın hem teknoloji hem de kripto para borsalarına akarak daha da büyük balonlar oluşmasına sebep olmuştu.
Yani
1990’lı
yılların modeli,
Tesla
gibi yeni firmaların da eklenmesi ile ekonomi
Matrix’
ine tekrardan yüklenmiş, sistem beklenen ve bilinen aynı hatayı verince de faiz artırımlarıyla “
reboot”
yapılmaya başlanmıştır.
Aynı şeyleri yapıp her seferinde farklı sonuç beklemenin ahmaklık olduğunu
bilecek kadar zeki olduğunu düşündüğümüz Amerikan oyun teorisyenleri, en sonunda aynı oyundan sıkılan aktörlerden birinin sistemde beklenmedik bir çatallaşmaya gidebileceğini de düşünmüşler midir, doğrusu merak ediyoruz.
Demokrat
Partili ABD Başkanı Bill Clinton’ın
1993-2001
yılları arasında
“savaşsız küreselleşmeci”
modelini,
Cumhuriyetçi
Başkan
George W. Bush 2001
’de iktidara gelir gelmez bitirmişti
.
Küreselcilerin mâbedi
“Dünya Ticaret Merkezinin”
ikiz kulelerinin kim vurduya gitmesi sonrası İslam dünyasıyla
“savaş modeline”
trilyonlara varan paralar harcadı 2001-2009 yılları arasında.
Demokrat Partili
Başkan Obama
ise süregelen çatışmalar haricinde ülkesini doğrudan cephe savaşına sokmadan geçirdi iki dönemini (2009-2017),
Arap Baharı
tarzı iç karışıklıkları tercih etti.
Başkan
Donald
Trump
iktidara geldiğinde (2017-2021) klasik Cumhuriyetçi Başkanlar gibi davranmadı. Savaş yerine korkutma/zorlama taktikleriyle silahlarını pazarladı. Cumhuriyetçi Partinin derinleri ile tam anlaşamadı. Tüm
anti-küreselci
söylemlerine rağmen her iki tarafı da idare etmeye çalıştığını düşünüyoruz.
Demokrat Partili
Başkan Biden
2021’de göreve geldi ve çok uğraşmadan karşısında yeni düşmanını, Ukrayna’ya saldıran
Rusya
’yı buldu. Eski Başkan George W. Bush gibi ikiz kuleler filan devirmeye gerek kalmadı.
Geçtiğimiz ay ABD Başkanlığına ikinci dönemde de aday olacağını açıklayan Başkan
Biden
’ın seçimler öncesi faiz artırımlarına devam ederek
borsaların daha da çökmesine
izin verip, Rusya ile vekiller üzerinden sürdürülen savaşı,
tektonik kırılmaya
yol açacak bir mecraya taşıyıp taşımayacağını bilemiyoruz.
Emin olduğumuz tek şey
“oğlunun bilgisayarı”
ve
“ortalıkta bulunan gizli belgeler”
konuları üzerinden Başkan Biden’ıkendi taraflarına çekmek isteyenlerin, onu önümüzdeki günlerde çok zorlayacaklarıdır. Kırılgan yaşlı adamın bu strese ne kadar dayanabileceğini ise muhtemelen yakın bir zamanda göreceğiz.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026