Öz disiplin kazanma yolları: İç disiplin ile özgürlüğe ulaşmanın adımları

Sinan Canan
10:00, 06/02/2025, PerşembeG: Güncelleme: 15:57, 19/09/2025, Cuma
Öz disiplin kazanma yolları: İç disiplin ile özgürlüğe ulaşmanın adımları
Disiplin özgürleştirir

Disiplinin, dışarıdan dayatılan kısıtlayıcı bir unsur olduğunu varsayarak ondan kaçma eğilimi gösteriyoruz. Halbuki iç disiplinimizi inşa etmeyi başardığımızda bizi doğrulara götüren yolu keşfediyor. Toplumda saygınlık kazanıyor ve zamanımızı daha verimli kullanabiliyoruz. İşte adım adım öz disiplin kazanma, yani özgürleşme yolları...

Öğrencilik yıllarımı, bugünkü okullarda tanık olduklarımla kıyasladığımda ciddi bir fark olduğunu görüyorum. Bizim yıllarımızda saçı kes, başa dikkat, sağa dön, sola bak, uygun adım marş gibi komutlarla büyüdük. O zamanlar asi bir gençtim ki ben bile hocalarımdan korkardım. Özellikle de elinde makasla gezip saçımızı kesme tehdidinde bulunanlardan. Şimdi ise durum çok farklı. Bakıyorum da gençler arasında saçları mavi olanlar, hızma takanlar, dövme yaptıranlar oldukça fazla. Yakın geçmişten bugüne gençler arasında görünüm olarak değişen çok şey olsa da değişmeyen bir şey var: İç disiplinin kaybı. Tabii içimizde iç disiplinini koruyan arkadaşlarımız da yok değildi. Sonraki yıllarda gördük ki başarılı olanlar hep onlar oldu.

Ben nerede hata yaptım?

Okullarda zapturapt altına alınıp zorla tekrarlattırılan her şey, zamanla işkence olarak görülmeye başlandı. Benim neslimin gençlerinin çoğu, mezun olurken kendilerine dayatılan disiplini okulda bıraktı. Şunu söylemeye çalışıyorum: Disiplin adını verdiğimiz şey, aslında birçoğumuzun öz disiplinini kaybetmesine yol açtı. Örneğin ben, okul bitince âdeta ipini koparmış birine dönüştüm. Gençler üzerinde uygulanma biçimleri nedeniyle disiplin, bir tutsaklık hâlini çağrıştırıyor. Sıkıştıran, darlayan, sınırlayan bir şey gibi görülüyor. O disiplinden kaçtığımız anlarda da özgür olduğumuzu sanıyoruz. Çünkü o an için gevşemenin, rahatlamanın bize iyi geldiğine inanıyoruz. Fakat bu başıboşluğun uzun vadede bizi hiçbir yere götürmediğini de eninde sonunda anlıyoruz. Bunu idrak edene kadar da pek çok fırsatı kaçırıyoruz. Ondan sonra da “Vay ben nerede hata yaptım?” diye feryat edip suçluyu dışarıdaki faktörlerde arıyoruz.

Oysa tabi tutulduğumuz disiplin, eski patolojik hâliyle değil de yapılandırılmış versiyonuyla karşımıza çıksaydı, her şey çok daha farklı olurdu. Bu nedenle bizi daha iyi bir yere götürecek olan disiplinin yeni versiyonunu inşa etmenin yollarını bulmamız lazım. Eski, kalıplaşmış, anlamsız disiplin modelinden darbe yiyip reddiye geliştirmenin önüne geçmemiz gerekiyor. Şimdi o köhne disiplin anlayışının muhafızı rolündeki öğretmenin elinden makası alalım ve yerine farklı bir tipoloji yerleştirelim. Önce makas yerine örnek olma yeteğini verelim. Sonra onu güzel rutinlerle donatalım. Böyle bir profil, doğal olarak saygı uyandırıp öğrencileri öz disipline teşvik etmez mi? “Evet!” dediğinizi duyar gibiyim.

Bu bahsettiklerimdem şunu çıkarabiliriz: Rutinleri olan bir okulun içerisinde, öz disiplin katsayısı yüksek eğitimcilerle, gençleri aralıklarla bilgilendirip yönlendiren bir sistemle yeni bir disiplin anlayışı inşa etmemiz gerekiyor. Disiplin, insanı öz disipline götürebiliyorsa ancak amacına ulaşmış olur. Disiplini bir zorunluluk değil, bundan sonraki hayatımızı iyileştirecek bir araç olarak görmeliyiz. Algımızı bu şekilde dönüştürebilirsek disiplinin özgürleştirici bir unsur olduğunu idrak edebiliriz. Unutmayalım ki disiplin alışkanlığa, alışkanlıklar tutarlılığa, tutarlılık öz disipline, öz disiplin de büyümeye ve olgunlaşmaya yol açıyor. Bütün bunların ilk adımı olan disiplinin hayatımızdaki yerini doğru konumlandırmamız gerekiyor.

Dijital dünyanın disipline etkileri

Peki, bizi doğru yere ulaştırabilecek anahtar kavramlardan biri olan öz disiplini neden yeterince önemsemiyoruz? Bunu yapabilmek çok kolay değil de o yüzden. Bu gerçek benim için de geçerli, zira yeri geldiğinde iç disiplini sağlama konusunda kendimi yeterli bulmadığımı itiraf etmekte beis görmem. Gerçekten de öz disiplin, insan hayatında 7'den 77'ye kadar hep aynı düzeyde gitmiyor. Hayatın bazı dönemlerinde öz disiplinimiz daha sağlam oluyor ve bu, başarılarımıza yansıyor. Ama bazen de kendimizi hayatın akışına bıraktığımız zamanlar da oluyor. Dijital dünyada iç disiplini sağlamak çok daha zorlaşıyor. Sosyal medya, büyük oranda veri çöplüğüne dönüşen bilgi okyanusu, her yerde hemen her saniye maruz kaldığımız mesaj bombardımanı ve çok daha fazlası...

Gel de bu hengâmede belli bir düzende kalmaya çalış. Dijital dünyanın depresif kıskacından çıkmak için bir kere fabrika ayarlarımıza, yani fıtratımıza dönmeliyiz. Bunu başarmak için listenizin ilk beşinde şunlar olsun: 1- Hareket etmek 2- Az yemek 3- Sosyalleşmek 4- Stres yönetmek 5- Sınırları aşmak. Beyaz ekrana bakmanın iradenizi zayıflatacağını, buna bağlı olarak da disiplinli yaşamanızı engelleyeceğini bilin. Unutmayın, iradeniz şarj edilmiş bir cihaz gibidir. Uyanıp güne başlarken en yüksek seviyesindedir. Gün içinde yapıp ettiklerinizle giderek azalır. Dijital dünya, bu şarjı en hızlı tüketen unsurlardan biridir.

Öz disiplin her şeyden önce eski alışkanlıklarını yıkma, yerine yeni alışkanlıklar geliştirme meselesidir. Mesela sosyal medyaya günde kaç saatinizi ayırıyorsunuz? Diyelim ki dört saat. Bunun yarısını bugün itibarıyla kitap okumaya, ders çalışmaya, spora vb. ayırmaya başlayın. Alışkanlıklarınızı eğlenceli hâle getirin, mümkünse oyunlaştırın. İngilizce öğreniyorsanız, sizin için en eğlenceli olanları tercih edin. Yapmanız gereken şeylerin en kolay tarafından işe başlayın. Öz disiplin defteri tutun, kendinize puan verin. Kendinize net hedefler belirleyin ve ilerledikçe kendinizi ödüllendirin. Adım adım öz disiplin kazanmaya başladığınızı fark edeceksiniz.

İç dünyamızda ustalaşmak

Disiplin, bize neden lazım? Yapmak istediğimiz bir işin üstesinden gelebilmek; onu bir tarza, bir tavıra dönüştürmek ve kendimizi de belli bir yönde değiştirebilmek için. Bu bilince sahipken neden çoğu kez, “Neden hedeflediğim kadar ders çalışamadım, niye bir türlü erken uyanamıyorum?” diye serzenişte bulunurken kendimizi yakalıyoruz? Çünkü erken yaşlarımızdan itibaren yapmamız gereken birçok davranışı, dış disiplinle yapmaya alışıyoruz. Yani birileri bize hep talimat veriyor, bizim için saat belirliyor, program oluşturuyor; bizi zapturapt altına alıcı birtakım önlemler tasarlıyor. Bu kurallar, hele ki katı biçimde size dayatıldıysa bir süre sonra telleriniz gevşemeye başlıyor. “Öğrenci evi” dendiğinde aklımıza gelen düzensizlik, aslında bunun bir sonucudur. Dış disiplinde raydan çıkmak kolaysa o zaman bir iç disiplin inşa edip, kendi irademizle onu istikrarlı hâle getirmek çok daha doğru olabilir. Disiplin sözcüğününün etimolojik kökeninin “ustalaşmak” olduğunu hiç duymuş muydunuz? Öyleyese öz disiplin de insanın kendi iç dünyasında ustalaşması demek oluyor. Kulağa hoş geliyor değil mi? İnsan ontolojik olarak anlam arayan bir varlık olduğuna göre iç dünyasında ustalaşmak istemesinden daha doğal ne olabilir?

Disiplinli olmanın sağladığı avantajlar

Öz disiplin ile beynin işleyişi arasında doğrudan bağlantı olduğunu bilmemizde yarar var. Size, “Mutlaka yapmam lazım,” dedirten yer de herhangi bir sebeple size engeller çıkaran yer de beyninizin ta kendisidir. Beyin, hazzı sever. Eğer siz onu erdemle, iradeyle biçimlendirmezseniz hazza odaklanır. Böylece beyin, size hep “Boş ver ya, şunu yap, bunu yap gitsin!” şeklinde haz sinyalleri gönderir. Fakat disiplinli bir hayata geçiş yaptığınızda başka türlü bir haz almaya başlıyorsunuz. Düzenli spor yapan insanları düşünün. Hayata karşı daha pozitiftirler, bedenleri form kazanır, daha fit görünürler. Bazen insan onlara özenir, spor yapmaya başlar. Sadece iki - üç kez üst üste spor yaptığında aynada vücuduna bakar, değişim başlamış mı, diye. Hayalindeki değişimi göremeyince de hayal kırıklığı yaşar. Çağımızın bir getirisi olarak acil ödüle alışık olduğumuz için sabır gösterme derecemiz düşüktür. İşte öz disiplin de tıpkı spor yapmak gibidir. Sizi hemen ödüllendirmez, sebat etmek gerekir. Uzun vadeli öz disiplin tecrübesi olan insanlara dikkat ettiğinizde görebilirsiniz. İradelerinin onlara verdiği haz, pasta - börek - sosyal medya hazzından çok daha büyüktür.

Toparlarsak özgür irade dediğiniz şey istediğiniz gibi davranmak değil, seçim yapabilmektir. Bir seçim yapamayan özgür kabul edilmez. Biliyoruz ki vücudumuzda bazı içsel ve dışsal duyular var. Diyelim bir yemek kokusu aldığınızda hemen gidip yemeği yiyorsanız, siz yemeği özgürce yiyorsunuz demek değildir. Koku duyunuzun peşinden gidiyorsunuz demektir. Ben buna hemen Ramazan’dan örnek veriyorum. Böyle başka bir mücadele türü bulamazsınız, insandan başkasına bunu yaptıramazsınız. “30 gün ya da belli bir süre boyunca ben inancımdan dolayı gün içinde temel biyolojik ihtiyaçlarımı kesiyorum,” diyor ve kesiyorsunuz. İnsanı farklı yapan şey işte bu. Çünkü insan, seçebilme hürriyetine sahip. Başka bir hayvan türünde böyle bir pratiğe rastlamanız mümkün değil. Hatta güzel bir söz vardır, çok severim. Rahmetli Şükran Güngör, “Güle Güle’ filminde söylüyordu: “Tabiat bizi her çağırdığında peşinden gidersek nerede kaldı bizim insanlığımız?” diye. Aslında bizim özgürlüğümüzün göstergeleri seçimlerimiz, irademiz ve bunların çatı kavramı olan öz disiplinimizdir. Başa dönersek ilk sözümüzü son söz olarak bitirelim: “Disiplin özgürleştirir.”


*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Başlıklar :Genç motto
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026