Hindistan'da İslâmî uyanışın iki ekolü: Deoband ve Aligarh
10:00, 14/01/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 13:32, 16/01/2026, Cuma

Hindistan'da İslâmî uyanışın iki ekolü: Deoband ve Aligarh
19.yüzyılda İngiliz emperyalizminin baskısı ile Hinduların İngiliz yönetimine kendilerini adapte etmeleri sonucu Müslümanlar kendi hedeflerini seçmek zorundaydı. İngiltere’nin Hindistan’da kendi dilini, kültür ve yaşayışını yerleştirmeye çalışaması, Müslümanların güç durumda bıraktı. Bu ortamda Deoband ve Aligarh İslâmî uyanışın ilk tohumlarını atan hareketlerdenlerdi. Farklı düşünce sistemlerinden hareket etmekle birlikte hem Deoband hem de Aligarh’da Hindistan’ın özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine fikri alanda büyük katkı sağlandı.
İngilizlerin Hindistan’da hakimiyetini pekiştirdiği 19.yüzyıl,
Müslümanların kendi varlıklarını korumak için
çareler aradığı bir dönemdi. İngiliz emperyalizminin baskısı
ile Hinduların İngiliz yönetimine kendilerini adapte etmeleri sonucu Müslümanlar kendi hedeflerini seçmek zorundaydı
. Tacın İncisi Hindistan’a kendi dilini, kültür ve yaşayışını
yerleştirmeye çalışan İngilizler, Müslümanların güç durumda bıraktı
. İşte böylesi bir ortamda Hindistan’da ilk İslâmî uyanışın
tohumlarının atıldığı görülüyor. Bu çerçevede kayda değer iki ekol göze çarpacaktır: Deoband ve Aligarh
.
Mecra
Hindistan'ın en yaygın tarikatı: Çiştiyye
Deoband bir eğitim merkeziydi
. 1867 yılında Şah Veliyullah’ın fikirleri
doğrultusunda kuruldu. Deoband Dar-ül-Ulum’un amacı
, İngiliz-Hristiyan sömürgecilerinin tesis ettiği yönetimi reddederek, geleneğe, İslâm’a geri dönmekti
. Deoband medresesi dini eğitime önem vermişti. Yöneticileri Türk dostuydular
, İngiliz idaresine karşı Hindularla işbirliğine
inanıyorlardı. Geçmişi ihya etme hedefleri ön plandaydı.
Deoband medresesi, dinî eğitime önem vermişti.
Aligarh,
Sir Seyyid Ahmed Han
tarafından 1875 yılında kuruldu. Aligarh Müslüman Koleji’nde müfredat pozitif bilimlere
yoğunlaşmıştı.Sir Seyyid, İngilizleri altedebilmek için onların kurallarına göre oynamanın gerekliliğine inanıyordu.
Batı’nın ilmini
Güney Asya’ya taşıyıp
kendilerini sömürgecilerin silahları ile savaşabilecek bir seviyeye
taşımayı düşünüyordu. Siyasî açıdan Hindularla işbirliğinin Müslümanlara kendi kimlik ve kültürlerinden taviz vermek
anlamına geleceğine inanan Seyyid Ahmed Han, İngilizlerle olan ilişkilerinde
de temkinliydi. İngilizler güçlü silahları ile karşılarında olduğu müddetçe Müslümanlar amaçlarına ancak işbirliği ile ulaşabilirdi.
Mecra
Şemsü'l-ulemâ: Şiblî Nu'mâni

Aligarh'ın kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han.
Sir Seyyid’in
pragmatik yöntemi ve İngilizlere sadakati
diğer Müslümanlarca eleştirilmişti. Bu tutum, teslimiyetçi bir tavır
olarak görülüyordu. Ancak, her şeye rağmen Sir Seyyid’in Aligarh Koleji’nde yetişenler, Güney Asya Müslümanlarının bağımsızlık hareketinin
bayraktarlığını yapmışlardır.Güney Asya Müslümanlarının kaderi bir yandan
Deoband geleneğine sahip ulema
ile Aligarh’ın vermeye çalıştığı pozitif ilimlerin birleşiminden doğan sentezle
şekillendi.- Aligarh’da İngilizce öğrenip yüksek tahsillerini İngiltere’nin Cambridge ve Oxford üniversitelerinde tamamlayan gençler ile Deoband’da medrese eğitimi alan gençler bir araya gelerek İngiliz sömürge yönetimine karşı harekete geçtiler.

Sir Seyyid’in Aligarh Koleji’nde yetişenler, Güney Asya Müslümanlarının bağımsızlık hareketinin bayraktarlığını yapmışlardır.
Aligarh ve Deoband’da yetişen
gençlerin yöntemleri ‘kalem’ olmuş
ve güçlü bir kamuoyu için basını aktif bir şekilde
kullanışlardır. Yazdıkları makaleler, çıkardıkları gazeteler ve verdikleri konferanslar ile Hindistan Hilafet Hareketi’nin felsefi altyapısını
kurmuşlardır. Farklı düşünce sistemlerinden hareket etmekle birlikte hem Deoband hem de Aligarh’da
atılan tohumların Hindistan’ın özgürlük ve bağımsızlık
mücadelesine fikri alanda büyük katkı sağladığı
belirtilmelidir.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.