Big Bang nasıl başladı? Bilim ve Kur’an ne diyor? Bilim Adamı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın açıkladı

Evrenin başlangıcı, insanın yaratılışı ve uzayda hayat ihtimali yüzyıllardır hem bilimin hem de inancın en büyük tartışma başlıkları arasında yer alıyor. Beyin cerrahı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, GZT Alfa’da yaptığı özel röportajda Big Bang teorisinden insanın yaratılışına, bilimin sınırlarından Kur’an’daki yaratılış anlatısına kadar dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’a göre bilim, evrenin ve hayatın ortaya çıkışına dair "nasıl" sorusuna cevap arıyor. Ancak "neden" ve "niçin" soruları bilimin sınırlarını aşıyor. Bu ayrımı vurgulayan Aydın, "Bilim nasıla cevap verir, nedene cevap vermez" ifadeleriyle modern bilimin açıklama gücünün aynı zamanda bir sınırı olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Aydın, Big Bang’in laboratuvar ortamında tekrar edilemeyeceğini hatırlatarak, bugün bilimsel kabul olarak anlatılan evren senaryosunun nihai ve değişmez bir bilgi değil, mevcut verilere dayalı bir öngörü olduğunu söyledi. Bilimin tarih boyunca değişerek ilerlediğini belirten Aydın, "Bugün doğru olan yarın yanlış, bugün yanlış olan yarın doğru olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
"Big Bang’den önce hiçbir şey yoktu" görüşüne itiraz
Aydın, güncel kozmoloji anlatısında Big Bang’in yaklaşık 14,5 milyar yıl önce gerçekleştiğinin kabul edildiğini ancak kendisinin bu tarihe katılmadığını söyledi. Kendi değerlendirmesine göre evrenin başlangıcının 28 ila 30 milyar yıl öncesine uzanabileceğini belirten Aydın, bu görüşünü "ışığın yorulması" yaklaşımıyla ilişkilendirdi.
Aydın, Big Bang’den önce "hiçbir şey yoktu" kabulüne de karşı çıkarak, "Olmayan şey patlamaz" değerlendirmesinde bulundu. Bu noktada Kur’an’daki Enbiya Suresi’nin 30. ayetine atıf yapan Aydın, göklerin ve yerin bitişik haldeyken ayrıldığına dair anlatımı kendi yaklaşımının temel dayanaklarından biri olarak sundu.
Uzayda hayat olabilir mi?
Meteoritlerde hayatın temel yapı taşları arasında sayılan adenin, guanin, sitozin ve timin gibi bileşenlerin uzayda bulunması orada hayat olabilir mi sorusunu sıklıkla gündeme getiriyor. Aydın’a göre bu bulgular, evrende hayat ihtimalini güçlendiriyor. Net bir şekilde "Uzayda hayat var" diyen Aydın, yalnızca Dünya’da hayat bulunduğu görüşüne katılmadığını belirtti.

Ayrıca Prof. Dr. Aydın, yaratılış meselesinde bilimin sınırını "süreç açıklaması" olarak tanımladı. Ona göre bilim, hidrojenin, suyun, aminoasitlerin, proteinlerin ve ilk hücresel yapıların nasıl ortaya çıkmış olabileceğini anlatabilir. Ancak "İnsan neden yaratıldı?" sorusuna bilim cevap veremez.
Aydın, "Big Bang nasıl oldu?" sorusuna bilimsel modellerle cevap aranabileceğini; fakat "Niye oldu?" sorusunun başka bir bilgi alanına ait olduğunu ifade etti. Bu bağlamda ilim ve vahiy perspektifinin devreye girdiğini belirtti.
Günümüzde insan klonlama mümkün olabilir mi?
Aydın, evrenin ilk dönemlerinde hidrojenin oluştuğunu, ardından hidrojen ve oksijenin birleşmesiyle su molekülünün ortaya çıktığını anlattı. Ona göre milyarlarca yıllık süreçte morötesi ışınların etkisiyle aminoasitler, proteinler ve daha sonra ilk hücresel yapılar meydana geldi.

İlk hücrenin çekirdeksiz bir yapı, yani prokaryot hücre olduğunu söyleyen Aydın, daha sonra çekirdekli hücrelerin, yani ökaryot yapıların ortaya çıktığını belirtti. Bu süreci kök hücre fikriyle ilişkilendiren Aydın, canlı çeşitliliğinin de bu temel biyolojik ayrışmalar üzerinden şekillendiğini söyledi.

"Merak ve şüphe olmazsa bilim olmaz"
Aydın, bilimsel ilerlemenin temelinde merak ve şüphenin bulunduğunu da vurguladı. Bilimin kesinlikten çok arayış ve gelişim alanı olduğunu belirten Aydın, modern insanın evren, hayat ve yaratılış konularında hem bilimsel hem de felsefi soruları birlikte düşünmesi gerektiğini ifade etti.
"Bilimin ışığı merak ve şüphedir" diyen Aydın, bilimsel sorgulamanın ancak bu iki unsurla mümkün olacağını söyleyerek sözlerine son verdi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.